• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
   

  SAKLI-ŞİFA

       Global iletişim 

Saklı-şifa dergisi kitab gazete gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi ve okuyuculara ulaştırılmasıyla ilgili hizmetler “global iletişim ağları aracılığıyla sağlamaktır” ayrıca filim televizyon ve radyo programlarının yapım hizmetleri de sunulmakta ve bünyesin de sağlık ve kurutulmuş bitkiler üzerine araştırma ve premix liyofilizayon  danıtma destilasyon bilgi sunum hizmetleri de bulunmaktadır   

 

İnsanlığa soracak olursak bilsinler ki adalet öncelikle “hanede” sonra ise “kurulan düzende” sağlanır “adaletin ne olduğunu” en iyi adaletin görevi onlara soralım “hadi bakalım adalet nerede diye" bir soralim kendimize dersek  “adaleti yönetenlere de bir sormak gerek değil mi bağımsız olan adaleti ”!!! 

Evren gizzemi "yaratanı allah’ı idrak kavrayamayan"bireysel olarak içi boş çöküntü kutlanış”pisikolojik ruh için de ahlak yitirmiş ihrak”anlamını taşıyan sadece mankafa yanı kafa derisi yüzülmüş içi boş sadece komut alan”sinsi kişiye dönüşür patolojik pisikolojik ruhen de yalan"iftiralarla karşı insanları korku endişe içinde yaşatır.  

”Allah Tanrı de zikret” Saklı-şifa Çoban  
Selçuk uysal    

SİTE MENÜSÜ SAKLI-ŞİFA
 

TARİHLER DE NE SAKLI 10 SAKLI-ŞİFA

 GEÇMİŞLER HATALARINI TABLEP TAŞA KAZIYARAK AKIL İÇİN DE MÜREKEP KAĞITA”GEÇMİŞLER GELECEK GÜNLERE”KAZDILAR VE YAZDILAR  

ŞİMDİKİ ZAMAN  DA İSE GENE TABLET BİLGİSAYARA KLAVYE İLE PARMAK UÇLARIYLA  İLE YAZILIYOR YAPAY ZEKAYA AKTARILIRKEN GEÇMİŞTEN GELECEĞE MİRAS BIRAKILIYOR BUNE KADAR OLDUĞU GİBİ

Bu güne kadar doğanın”nimet hikmetlerine şükür deyip dua edenler “ve de “etmeyen ler”doğanın nefse kapılıp”yol alanlar son zamanlar gelince bu güne kadar da yaşamları için de”ders ve sınava girecekleri“gün bu dünyayı korkularından üstleneme yen“yer yüzü ve dağlar doğa gökyüzü “akıl insanlığın üstlendiği ve de yaşam için de”son sınava girerken”yer yüz altından kayarken dile gelecek ve dağlar bir birbirine yaklaştı ğında her şeyi bir pressin sıklaştığını hatırlatacak ve insan korkusun dan taş ağaç arkalarına saklansa da”hepsi dile gelecek”

Burda burdalar artık gölgesi bile kaçamayaçak olan”insan ve insanlık” dizleri bağlı titreyerek”gökyüzü bedeni dünyada bırakırken”insan ruhuna gel gel dediğinde ruhları titreyerek karanlıktan daha karanlıkta yaşam dünyaların da”kormayan korku”işte son tebligatta da”o korku başlayacak. 

 Enderindeki korkusuz ruh ise her adımı doğru olarak yer aldığı”bu dünya da beden kalırken”ruhu gökyüzünün”nur ışığı”ile son yolculuğuna sınavı na huzur içinde yol alacak. 

“Allah Tanrı de zikret” o ki yaşayan yaşatan her yere ulaştırır.   

Saklı-şifa Çoban Selçuk uysal  

ZALİM İÇİN ZAMAN İŞLEMİYOR SANILIR “OYSA HER AN HESAP GÜNÜNE YÜRÜR”

Unutmayın ki kudret  sende değil  sadece emanet sende emanete ihanet eden sonunda onun altında kalır

Bir  hatırlatmaya bakalım “işte böyle başlar alınan emanet “

116 Bu rakamı gördüğünüzde unutmayın

Dilinizde tek bir hakikat olsun Allah deyin zikredin çünkü göklerin ve yerin  mülkü yanlıca Allah’ındır o diriltir o öldürür sizin için Allah’tan başka ne bir dost vardır ne de yardımcı

Ey zulümle hükmedenler !!! Sanmayın ki gücünüz sonsuz saltanatınız sarsılmaz kurduğunuz her düzen bir gün yıkılacak susturduğunuz her hakikatbir gün haykıracak tır hüküm sizin değil mülk sizin değil unuttuğunuz gerçeği zaman size acı bir şekilde hatırlatacak.

Bu günün zalimleri yarının hesabından kaçamaz ne güç sizi kurtarır ne de kurduğunuz düzen çünkü son söz her zaman allah’ın dır

Allah deyin Tanrı deyin o’nu anın O’zikredin çünkü kalpler ancak O’nu anmakla huzur bulur bu bir hatırlayış bir uyanış ve saklı bir şifadır.

“Hep oradaydı” “O ki ““Hep orda olacak”

Zülüm büyür sanma her zulüm kendi sonunu taşır son söz daima allah’ındır

Güç geçicidir adalet kalıcı hükmün değil hesabı yaklaşır

Susturduğun hakikat  gün gelir kendi kendi kalbinde daralır ilahi adalet gecikse de şaşmaz

Bir ah bile boşlukta kaybolmaz mazlumun duası en keskin cevaptır. 

İlahi adalet kalıcı baki yakından daha yakın görülecek”yaşamdaki azan güç ve güçler denilen şey geçici”sıralanmış”kurulan düzenler ise yıkılacak”evrenin zaman yasasında“ susturulan hakikatler haykıracaktır” 

Allah Tanrı de zikret Çoban 

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  39 20 05 2026 

TARİHTE NE SAKLI YAZILI TARİHİ 30 03 2018

Günler, yaşamın ana sayfasından tarihin derinliklerine doğru akar. Zaman ilerledikçe, asırların bağrından kopup gelen gerçek notlar insanlığın gelecekteki inşasını kurar, ardından birer birer arşivlerin sessizliğine çekilir; gelecekte yeniden okunmak üzere yerini alır. 

Tarihler ve kayıtlar, yaşanmış zamanların koynunda gizemli bilgilerin saklı olduğunu ve bu bilgilerin vakti geldiğinde mutlaka gün yüzüne çıkacağını fısıldar.

Asırlar, tarihler ve yıllar; geçmişin ve geleceğin nasıl şekilleneceğine dair en somut ipuçlarını sunar bize. 

Ancak o tarihlerde yazanlar da çizenler de ne yazık ki insanoğlunun dinmeyen hâkimiyet ve sahip olma arzularını içerir. 

Bu doyumsuz istekler yüzünden tarih; kaosla, savaşla yoğrulmuştur bugüne kadar böyle yaşanmıştır ve durmaksızın yaşanmaya da devam edecektir. 

Önümüzdeki tarihlerde insanoğlu, taktığı o "sahte maskelerle" gerçekleri yine saklamaya çalışacak mı dersiniz 

Çok uzaklara, yer yüzünün varoluş ilk anlarına gitmeye gerek yok milattan önce (M.Ö.) ve Milattan Sonra (M.S.) denilen o devasa zaman dilimi, aslında koca bir bataklıktır. 

Sözde "gelişen bir zekanın", var olanı unutup "buldum!" diye haykıran, sonradan da "pardon, yanılmışız" diyenlerin bataklığı... 

Oysa ortada sıfırdan "bulunan" bir şey yoktur; insanoğluna bahşedilen akıl ile var olanı "keşfetme" serüveni vardır. 

Fakat bu keşif bile, insanoğlunun o doyumsuz yapısı yüzünden bulanak suda derin bir girdaba dönüşür. 

İnsanlığın yaşamı, birbirini sürekli o karanlık tünelin içine çekişini sergiler ve insan, o karanlık tünelin sonunda hep bir ışık arar. 

TÜNELİN SONU VE KÜRESEL KURGULAR KİMLİK ARAMA

Dönemler çok önceden başlar sonra 500 yıl daha sonra yazılmış uygulanır ve hergeçen günesir köleliğe yol alarak kaoslar için de olaylara ve dünya savaşları ve sonrasına bakalım bakaçakolursak derinleşir son 1946’da başlayan süreç ise 2000 milenyum teknolojisi ile savaşlarda değişir ve bugüne kadar gelen zaman dilimi ve sonrasının daha da şiddete giden yolu gösterir  ve "Tarihte Ne Saklı?" bölümünde adım adım, özel notlarla sergileniyor her şey. 

Özgürlük demokrası huzur barış sadece geleçek olan en büyük tehlikeleri başlayaca ğı dinlenme molasıdan ibaret. 

Bu tarihler arasında ve sonrasında ne olduğunu doğru anlamak, geçmişin ve geleceğin haritasını önümüze koyar. 

Gelecekte ne olacağını anlamak için insan aklının arşivlere başvurması şarttır bu arşivler; insanlığın gelecekteki yönelimleri, yönetim biçimleri ve küresel gelişmeler hakkında en net bilgileri sağlar her kes kendi kimliğini bulmak için o karanlık tünele yol alır 

Büyük küresel gelişmeler kapımızda: 2000 başlayan ve 2018 2022 2026 2028 ve 2032 yıllarında ülkeler ve kıtalar üzerinde çok büyük değişikliklerin yaşanacağı öngörülüyor  bu süreçte sahne, oyuncular ve hatta insan boyutu (algısı) kökten değişecek doğa, adeta “insanlığa bir çağrı”yapıyor; yaşamı, yaşayışı ve hakkıyla yaşamak isteyenleri yeniden yapılanmaya davet ediyor, bunu insanoğluna derinden ima ediyor. 

ÇIKARCILARIN KISKACINDA GELECEĞİ KURTARMAK

Net bir anlayışa ulaşmak, geçmişi ve geleceği doğru okumak için bu kıymetli arşiv belgelerini iyi incelemek gerekir”çünkü”fırsatçılar ve çıkarcılar, bu arşivleri ince elek ten geçirip okuyarak kendi kurgularını, algılarını ve planlarını hazırlarlar hazırlıyorlar 

Bizlerin görevi ise; akıl silinmeden, ruh bedenden kopup gitmeden kimliklerimizi kaybetmeden yaşamı ve insanlığı yaşatmaktır. 

"Siz, biz, hepimiz tüm insanlık " diyerek bu oyunu bozmak zorundayız. 

AKIL, RUH, TARİHLER VE OLAYLAR ARASINDAKİ O GÖRÜNMEZ BAĞLARA DİKKAT ETMELİYİZ.

Gelecekteki olayları ve değişimleri görebilmek için geçmişin ve mevcut durumun akıl filitresi ve süzgecinden geçirilmesi gerekir. 

Yaşamı yaşatmak ve devam ettirmek için doğru bir yaşayış tarzı şarttır“bu da savun ma”yer alır 

Tufanların geleçeği şimdiden hazır olamaya”çağrı”gelecek nesillere, yapılan ve yapıla cak olan ölümcül hataları anlatmak ile bunu onların aklına ve ruhuna nakşet mekgere kir ki kendilerine temiz bir yaşam planı sunabilsinler yoksa kimliksiz yok olup giderler 

Benim elime geçen, benim üretebileceğim tek şey ise; içinde hiçbir felsefi yapaylık, şiirsel süsleme, çıkar veya fırsat barındırmayan, sadece ve sadece yer eden bu çıplak, gerçek düşünceler İşte bu düşüncelerile  "Tarihte Ne Saklı" bölümünde kendilerine sarsılmaz”bir yer bulur”o dönen yasada içinde nehir de akar gider 

01, Devam eder gider 02, 03, 04, 05, 06, 07.08 09 10 11 çobanın yaşam sonuna kadar sonrası hep gene aynı yol alır 

Her gün, ana sayfada yazılan o satırlar, zamanla "Tarihte Ne Saklı" odalarına ve insanlığın dosyasına alınır ve  büyük arşivine akar. 

Her anında Allah’ı, Tanrı’yı zikret, O'na sığın...

Allah Tanrı de zikret Saklı şifa Çoban

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  38  16 05 2026

YAŞLI YANLIZ KURT

Devlet arası”sosyal yaşantıda”bir birine uyumsuz birlikler kurumlar”içlerinde egemen görünlü yaratıklar ve ”dönüş yasasın da“yaşlı adam olarak nehirde sürüklenen”aynı zamanda zaman yasasın da“kuruyan yaprak”gibi ve tekrar“evren yasasında gene  insanlık”hırs ve kibir çaba harçasada gene her şey ve de hepsi var oluşun sonuna akar “Allah Tanrı de zikret”

KALBİNDE Kİ SERİNLİK “O RÜZGAR”DOĞANIN NEFESİ AYNI ZAMANDA YAŞAMIŞLIĞI İÇİN DE SÜRÜKLENİR

Kalpde ki var oluşun“o kaçınılmaz akışın”ve insanın bu devasa çark içindeki yağsız dişliler gibi doyumsuz açlık”naif çabasını”çok derin bir yerden yakalamış olması.

Bu güçlü tasvirlere dair hissettikleri içsel ruhu şunlara yer açar “insanlığın aynı nehirde sürüklenen”yaşlı adam gibi”bu diş dünyasında algıladığı zihninde bıraktığı iz hayal içinde oluşundan ”en çıplak hali "alır

Dış dünyanın izlerİ egemen görünme doyumsuz yaşam" çabasındaki yapıların aksine” yaşlı adam doğanın nehirin gücünü kabul etmiş”akışa direnmediği için aslında en”özgür olanı temsili yazarak düşünerek”yer eder

Bu şekilde kuruyan yaprak zaman yasasının”en dürüst aynası”bir zamanlar yeşil ve canlı olanın aslına toprağa dönmek üzere rüzgara boyun eğmesi “balon dışından” insanlığa yapılanları görmesini sağladığı gibi”kibrin ve hırsın”ne kadar beyhude oldu ğunun genç yaprağın beyhude işler peşinde koşarak harcadı anlamsız boş işler kanıtını bu asırda gösterir. 

Var oluşun sonuna akış”ister devletler olsun ister bireyler”kurduğun kurduğumuz bu köprü bizi şu gerçeğe çıkarıyor

Hırs ve kibir sadece”bu akıştaki gürültü”suyun sesini değiştirir ama “yönünü asla”değişmez.

Saklı Şifa diyerek düştüğü bu ak yol zaman yolunda yazılarak geçirdiği yaşam gerçek ler”hergeçen güne vede zamana not yer alır”şifanın bu kabullen yaşayışta”özde zikir de” her şeyin akıl için de saklı olduğunu hatır

İşte burada”Çoban Selçuk Uysal’ın” diliyle söylersek “sürüden ayrılanın değil sürünün ve doğanın ritmini okuyanın yolu ile “iri ve diri aydınlıktır”

BU DA ÜÇ ANA TEMELE AKAR

Eğilmemek: Koşullar ne kadar zor olursa olsun vicdanın”sesini dilsiz”bırakmamak.

Merhamet: Güçsüzken bile bir başkasının yarasına "Saklı Şifa" olabilmek.

Farkındalık: Evrenin yasasına boyun eğerken sürünün bir parçası değil”kendi ruhunun çobanı”olmayı seçmek.

Çünkü yaratıkların”onur sandığı şey güçtür”güç bittiğinde geriye”bir hiç kalır”gerçek “insanlık onuru”ise şunlarda saklı“o derin evrenin var oluşu doğadaki tasvirin neden geldik nereye gidiyoruz göz önün de canlandırmak görmek dokunmak ve hissetmekle yola çıkarsak”egemen görünümlü yaratıkların“hırs ve kibirle inşa ettiği sahte kaleler” yıkılmaya mahkum oluşlarını önceden görmek ve “onurlu bir şekilde “yaşarken yaşata bilmek ile “neden var oluşumuzu”net göstermeye başlar

Bilinki insanlık onuru”o coşkun”nehirde sürüklenirken bile "kim olduğunu” unutmamak tır

Bu hüzünlü ama vakur duruş bir "Yalnız kurt un yaşlı kurt un terçübesiyle”yaşam hali kalemin”siyah dan daha siyah kara üstüne yazılan değil ak beyaz üzerine yazılarak aydınlanır”ve okunur hale gelir

Gerçeklik ise”her gönüle yer eder“sağlık özgürlük huzur barış”

BU DA İKİ YERE AKAR

Bu nehrin akışına kapılıp gitmekten öte o suyun dokunduğu her kıyılara can vermek insanlık onurunu”bir heybe gibi sırtında taşıyıp”geçtiğin her yere“o onurdan bir tohum bırakmak

Yaşarken: Kendi vicdan kalende”kibre ve hırsa yenilmeden”dik durarak var olmak.

Yaşatmak: Sadece nefes almayı değil adaleti merhameti ve dürüstlüğü başkalarının ruhunda da uyandırmak.

Buda bu güne kadar yaşamışlığım içinde”kimileri dağalarda kaldığında tanrı misafiri” kimilerine de”fazlalığı paylaşarak”sabır şükür ile doğrulukla benim olan bana geleceği bilerek”düşen rızkıma”elhandullah diyerek yol aldım  67 yılın içi de 52 yıldır

Allah Tanrı de zikret sadece”sabır et”kin nefretten uzak dur seni inancın dan ve de allah tan uzaklaştırır”bil sabır”ile tüm”ister ışık ister beyaz ister aydınlık olan her ak yollar”açılır  yaşam ve yaşamak ve de”neden varız”senin elinde  geleceğe nesillere doğruluk adımı”ondan varsın”son hamledir

Saklı şifa çoban

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  37  15 05 2026

DOMBIRA SES VE ÇAĞRI

Dombıra gök kubeyi  havada ki rüzgarı esintisi doğadaki yaşamı göklerin süzülen kartalları yer yüzündeki kırık oklar için de meralarını vatanlarını savunan “turanların” dombıranın çıkan sesiyle mazlümların çağrısı yer alır asırlarca “Allah Tanrı de zikret”

Doğanın ve Özgürlüğün Sesi: Dombıranın tellerine her vurulduğunda, sanki o rüzgar esiyor, kartallar yeniden süzülüyor "o ses, bozkırın nefesidir"

Vatan Direniş ve de tüm insanoğluna : "Kırık oklar" ve meralarını savunanlar vurgun, dombıranın sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda bir sancak, bir direniş çığlığı olduğunu hatırlatır

Mazlumun Çağrısı: Tellerden dökülen nağmelerin mazlumun sesi olması, adalete olan inancı simgeler.

İlahi Zikir: En vurucu kısmı ise burası; o tınlamanın aslında kainatın yaratıcısına uzanan bir zikir, bir "Allah" nidası olduğunu belirtmen ve Türkistan'dan Anadolu'ya uzanan o köprünün manevi harcı ve toplumlar birer tuğlasıdır

Yaşlı Çoban saklı şifa diliyle aktardığım bu düşünceler “dombırayı bir ağaç parçasından çıkarıp” bir "gönül dili" haline getirmesi yer alır

Saklı-şifa çoban

Selçuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  36  11 05 2026 

İNSANLIĞA VE ULUSA”BİR ÇAĞRI AK YOLDA” KENETLENME VAKTİ 

"Bir ulusun geleceğini ve huzurunu daim kılacak tek bir hakikat vardır”:

Kardeşlik ikliminde yaşamak ve yaşatmak. 

Bizler, ayrışmanın karanlığına inat, bir zincirin kopmaz halkaları gibi birbirimize kenetlendiğimizde gerçek özgürlüğe ulaşırız. 

Bu zincir öyle bir bağdır ki; adaleti ve hürriyeti özleyen her ruh, ona tutundukça güçlenir. 

Bizleri 'bir' kılan, bizi 'ulus' yapan şey sadece bir toprak parçası değil, o bayrağın altında”genç yaşlı, zengin fakir”demeden, hiçbir ayrım gözetmeksizin ördüğümüz sevgi duvarıdır. 

Her birimiz, bir diğerinin koruyucusu, her birimiz toplumun sarsılmaz bir tuğlasıyız. 

Zulme karşı adaletle, karanlığa karşı umutla yükselen bu”akyol” dürüstlü ğün berraklığın ve aydınlık yarınların yoludur. 

Gelin, bu kutlu yolda el ele verelim birliğin gücüyle özgürce nefes alalım.

Çünkü ancak omuz omuza durduğumuzda yıkılmaz bir kale, bir yürek olduğumuzda ise gerçek bir insanlık destanı olabiliriz." 

Allah Tanrı de zikret Saklı-sifa Çoban 

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  35  11 05 2026 

  CARESİZ BİR İNSAN YAŞAYABİLMEK İÇİN”NE YAPAR BİR YAŞAM VE YAŞAMAK” İÇİN MUCADELESİ “YANLIŞ VE DOĞRUNUN” YOLUN KESİSTİĞİ AYRIDIĞI YER 

“İmtahan ve ders”var olan sistemin yok şekli itimatlı kişinin sonra ki  ne durumda o alçağı bir ne yaşanacak neler olacak gerçek olaylar canlı.”bir huzura mı yoksa itibarsızlaşma mi”gerçek dönüşüm yasasımı yoksa insanların çıkardığı yasalarmı bakalım neler olacak. 

11 05 2026 BAŞVURU 
İlk haberi benle paylaş dediğin  için  67yaşlı maaşı ve sağlık  güvence selcuk uysal çoban sakli-şifa gelişme şöyle oldu saaat 14.20 arkadaşımın ailesi ile hanımıyla gittik “ssk ve ekolan “xxxx/xxxx “yardımlaşma müdürlüğü” tanıdığı için”müdüre hanımın ”yanına gittik ama bir yere gittiğinden bulamadık ama “arkadaşımın hanımı”müdüre hanımı aradı oda görevliler talimat vererek “telefonla oradaki görevleler”talimatıyla işleme aldılar “evraklar imzalandım”onlarda”kurul”gelip sizleri ziyaret edecekler diyerek”karşılıklı menuniyet ile ayrıldık”arkadaşımın hanımı önce kızını okuldan aldı şirin bir kız beni”dedesi gibi sever”sonra evime bıraktılar. 

Bu burda bitiyor gelişime ve yaşanacaklara göre yazılacak

Devamı var 

BENİM DURUM

Bu aynı zaman da bir lütuf veya yardım değil “hak adalettir”aksine davrananlar”ise insanlığa hainlik, işine sadakatsizlik eder.

Ben çoban selçuk uysal yaş 67 olmasına rağmen geri kalan yaşamım da hiç bir  yanlışlık yapamayacağın dan ve de yazılarımda sonra  yazılacak olan sadece doğruluk dürüst olmaya”yönelen yönelten”bir çoban olarak ve de geçmişte“1800 gün pirimi ve de askerlik 750 gün pirim toplamı toplam 2550 gün ve 3600 günü yakalamak”için “çalışmaya kalksamda bu yaşta sağlığım gereği çalışamayan biri olarak”ve de yaşlılık maaşı hak olan hakkı gerektiğin de yasalar içinde bağımsız adalet içeriği hak olan ve de sonuna kadar “gidecek gidilecek”

Çünkü bu doğru ve dürüst olarak yapılacak çok işlerin var olduğunu bilerek ve de kaybedecek hiç bir şeyin kalmadığını ve de”evrenin doğruluk zaman yasasında yaşama doğru yapılacak yazılacak” çok iş olduğunu bilerek “doğruluk mücadele için de azim çaba” ile atılan bir adım bu“hak”aynı zamanda “yardım”değil “hakkı olan yaşlılk maaşı”ve de sağlık için yeşil kart”sadece. 

YASALARIN DURUMU 

İŞTE ŞARTLAR VE YASAL DAYANAKLAR 

67 yaşındaki, 1880 gün primi olan ancak malulen emekli olamayan ve hiçbir geliri bulunmayan bir vatandaşımız için en uygun yol halk arasında "65 Yaş Maaşı" olarak bilinen haktır. 

Bu hak, 2022 Sayılı "65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun" kapsamında düzenlenmiştir. 

YAŞLILIK MAAŞI (65 YAŞ AYLIĞI) ŞARTLARI

Bu maaşı alabilmek için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından yapılan incelemede şu şartların sağlanması gerekir:

YAŞ ŞARTI:

65 yaşını doldurmuş olmak (Vatandaşımız 67 yaşında olduğu için bu şartı sağlıyor). 

GELİR ŞARTI (MUHTAÇLIK):

Kendisinin ve eşinin kişi başına düşen aylık gelirinin, asgari ücretin net tutarının 1/3’ünden az olması gerekir. Hiçbir geliri olmadığını belirttiğiniz için bu şart büyük ihtimalle karşılanacaktır. 

SOSYAL GÜVENCE:

SGK’dan (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) bir gelir veya aylık almıyor olmak. (1880 prim günü emekliliğe yetmediği ve aylık bağlanmadığı sürece bu engel teşkil etmez) 

SAĞLIK HİZMETLERİNDEN YARARLANMA (GSS)

Bu kanun kapsamında yaşlılık maaşı bağlanan kişiler, otomatik olarak Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamına girer. 

YERİ

5510 sayılı Kanun’un 60. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) alt bendi (eski adıyla Yeşil Kart). 

DURUMU:

Maaşı bağlanan kişi, herhangi bir prim ödemeden devlet hastanelerinden ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanır. 

MEVCUT 1880 PRİM GÜNÜ NE OLUR?

Vatandaşımız emekli olamadığı için ödediği primleri "Toptan Ödeme" yoluyla SGK’dan iade alabilir. Ancak dikkat: Eğer prim iadesi alırsa ve bu para gelir kriterini aşarsa 65 yaş maaşı kesilebilir. Bu nedenle önce maaş başvurusunun sonuçlanması daha sağlıklıdır. 

BAŞVURU İÇİN NE YAPILMALI

Vatandaşın ikametgahının bulunduğu kaymakamlık bünyesindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na giderek "2022 sayılı kanun kapsamında yaşlılık aylığı" başvurusu yapması yeterlidir. 

Vatandaşın üzerine kayıtlı taşınmaz (ev, arsa) veya araç olup olmadığını kontrol ettiniz mi Bu durum muhtaçlık kararını etkileyebilir. 

Mahkemelik olan ve 40 yıldır sonuçlanmayan bu miras durumu, 65 yaş maaşı (yaşlılık aylığı) almasına engel değildir. Sosyal güvenlik hukukunda ve 2022 sayılı Kanun uygulamasında asıl olan "fiili gelir" ve "kullanılabilir mal varlığıdır."

İşte bu durumun yasal işleyişi ve vatandaşın hakları: 

MAHKEMELİK MİRAS GELİR SAYILIR MI?

Fiili Kullanım: Bir mal varlığının (arsa, tarla vb.) mirasçısı olmak tek başına maaş kesilme sebebi değildir. Eğer bu mirastan eline geçen bir nakit para yoksa ve mahkeme sürdüğü için bu malları kullanamıyorsa (ekip biçemiyor, kira alamıyorsa), bunlar gelir testine dahil edilmez. 

HUKUKİ DURUM:

2022 sayılı Kanun'a göre muhtaçlık kararı verilirken, kişinin "her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirinin" toplamına bakılır. Mahkemelik olan ve ulaşılamayan bir miras "gelir" olarak kabul edilmez. 

SOSYAL YARDIMLAŞMA VAKFI İNCELEMESİ

Vatandaş başvurduğunda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) bir inceleme yapar: 

TAPU SORGUSU:

Sistemde üzerine miras kalan yerler görünebilir. Ancak bu noktada vatandaşın "mirasın mahkemelik olduğunu ve üzerinde 100-200 kişi olduğunu, hiçbir gelir elde etmediğini" beyan etmesi ve gerekiyorsa mahkeme derkenarını (davanın sürdüğüne dair belgeyi) sunması yeterlidir. 

GELİR KRİTERİ:

Kişinin ve eşinin aylık geliri asgari ücretin 1/3'ünden (2024 yılı için 5.667 TL) az ise maaş bağlanır. 

SAĞLIK HAKLARI

Maaş başvurusu onaylandığı an, vatandaş GSS (Genel Sağlık Sigortası) kapsamına girer.

Hangi Madde 5510 Sayılı Kanun'un 60/c-1 maddesi uyarınca sağlık primleri devlet tarafından karşılanır.

Kapsam: İlaç, muayene ve hastane masrafları prim ödemeden devlet güvencesine alınır. 

SONUÇ VE TAVSİYE

Vatandaş vakit kaybetmeden kaymakamlığa gidip "2022 sayılı Kanun kapsamında Yaşlılık Aylığı" başvurusu yapmalıdır. 1880 prim günü olması, SGK'dan aylık almadığı sürece bu maaşa engel değildir. 

Mahkemelik mirasın durumu sorulursa davanın 40 yıldır sürdüğünü ve hiçbir maddi getirisi olmadığını belirtmesi yeterli olacaktır. 

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) bünyesindeki Mütevelli Heyeti, kararlarını keyfi değil, "Muhtaçlık Kararı" yönetmeliğine göre vermek zorundadır. Ancak bazen sistemdeki taşınmazlar (mahkemelik olsa bile) otomatik olarak "potansiyel gelir" gibi algılanabilir.

Eğer kurul başvuruyu haksız bir şekilde reddederse şu yollar izlenir: 

KARARA İTİRAZ (İLK ADIM)

Karar tebliğ edildikten sonra (veya e-Devlet'te reddedildiğini gördüğünüzde) 15 gün içinde kararı veren Vakfa bir itiraz dilekçesi verin. Dilekçede şunları vurgulayın:

"Mirasın mahkemelik olduğu, 40 yıldır sonuçlanmadığı ve 200 hissedar nedeniyle üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığı."

Fiili olarak hiçbir gelir elde edilmediği."

"2022 Sayılı Kanun'un muhtaçlık kriterlerine tam olarak uyulduğu." 

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMAN)

İtirazdan sonuç alınamazsa, ücretsiz bir şekilde Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurulabilir. Bu kurum, idarenin (Vakfın) verdiği kararın hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığını denetler ve tavsiye kararı verir. 

İDARE MAHKEMESİ (DAVA YOLU)

Ret kararı kesinleşirse, kararın iptali için İdare Mahkemesi'nde dava açma hakkı vardır. Mahkeme, kişinin gerçek durumuna (fiili yoksulluğuna) bakar. Eğer mahkemelik mirasın bir geliri olmadığı kanıtlanırsa, mahkeme maaşın bağlanmasına karar verir. 

KURUL "KEYFİ" REDDEDEBİLİR Mİ?

Kurulun en sık kullandığı ret sebebi "muhtaçlık sınırının aşılmasıdır." Eğer kurul, kağıt üzerindeki miras hissesini (gerçekte para etmese de) bir değer olarak hesaplarsa ret verebilir.

Ancak yönetmelik der ki: "Taşınmazın getirisi yoksa, rayiç bedelinin 240'ta biri gelir sayılır." 200 ortaklı ve mahkemelik bir yerin 240'ta biri genellikle barajı aşmaz. 

BİR ÖNERİ

Başvuru sırasında mahkemeden alınacak "Derkenar" (davanın sürdüğüne dair belge) veya duruşma tutanağını dosyaya eklediniz mi? Bu, kurulun "keyfi" karar vermesinin önüne geçecek en güçlü belgedir. 

Şu an en sağlıklı adım durumu e-Devlet üzerinden takip etmektir. "Sosyal Yardım Bilgileri Sorgulama" kısmında başvurunun hangi aşamada olduğunu görebilirsiniz.

Eğer kurulda bir sorun çıkarsa veya "miras var" diye bir engel çıkarırlarsa şu 3 noktayı unutmayın: 

FİİLİ GELİR ESASTIR:

Kanun, "kağıt üzerinde malı olana değil, karnı doymayana/geliri olmayana" maaş verilsin der. 200 ortaklı, 40 yıllık dava dosyasındaki bir yerin gelir getirmesi mümkün değildir. 

HANE GELİRİ:

Sadece yaşlı amcanın değil, eğer beraber yaşıyorsa hanedeki diğer kişilerin de geliri hesaplanır. Amca yalnız yaşıyorsa veya sadece eşiyleyse işiniz çok daha kolay olur. 

VAKIF ZİYARETİ:

Eğer sistemde "Reddedildi" yazısını görürseniz, hemen o vakfa gidip dosyadaki mirasın "elbirliği mülkiyeti" (çok ortaklı) ve "nizalı" (mahkemelik) olduğunu, bu yüzden hiçbir kuruş fayda sağlamadığını sözlü olarak da izah edin.

Sorgulama yaptıktan sonra orada yazan "Durum" kısmındaki ifadeyi (Örn: Süreç Devam Ediyor, Reddedildi, Onaylandı) paylaşırsanız, bir sonraki adımda ne yapmanız gerektiğini daha net konuşabiliriz.

e-Devlet'e girebilecek şifresi var mı, yoksa bir yakını üzerinden mi takip edeceksiniz? 

Eğer e-Devlet'te "Reddedildi" cevabını görürseniz veya kuruldan olumsuz bir sonuç gelirse, pes etmeyin. Bu durumda sırasıyla şu somut adımları atabilirsiniz: 

VAKFA GİDİP "KARAR DEFTERİ" İNCELEMESİ İSTEYİN

Vakıf müdürlüğü ile görüşüp red gerekçesini tam olarak öğrenin. Eğer gerekçe miras olarak görünen o mahkemelik yer ise; "2022 Sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği" uyarınca şu itirazı yapın:

İtirazın Özü: "Bu taşınmaz mahkemelidir, 40 yıldır hukuki ihtilaflıdır ve fiilen bir gelir getirmemektedir. Yönetmeliğe göre geliri olmayan taşınmazların sadece rayiç değerinin 240'ta biri gelire eklenir. 200 hissedarlı bir yerde benim payıma düşen miktar muhtaçlık sınırını geçemez." 

YAZILI İTİRAZ DİLEKÇESİ VERİN (ÇOK ÖNEMLİ)

Sözlü cevap yeterli olmazsa, Kaymakamlık bünyesindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na hitaben bir dilekçe yazın. Dilekçeye şunları ekleyin:

Mahkeme Derkenarı: Davanın devam ettiğini gösteren belge.

Muhtardan Fakirlik Kağıdı: Geliri olmadığını teyit eden belge.

Beyan: "Üzerimde görünen hisse üzerinde tasarruf hakkım yoktur, satılamaz ve geliri yoktur" ifadesi. 

CİMER ÜZERİNDEN "DENETLEME" İSTEYİN

Eğer yerel vakıf "Biz bunu gelir sayıyoruz" diye direnirse, CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na durumunuzu anlatan bir başvuru yapın. Bakanlık, vakfın kararını mevzuata uygunluk açısından incelemeye alır. 

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMAN) - ÜCRETSİZ YOL

E-devlet üzerinden Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurun. "Yaşlı ve geliri olmayan bir vatandaşın, ulaşamadığı bir miras yüzünden mağdur edildiğini" belirtin. Bu kurumun kararları idare üzerinde çok etkilidir ve harç/pul parası ödemezsiniz. 

SOSYAL HİZMET UZMANI İNCELEMESİ TALEP EDİN

Vakıftan evinize bir "Sosyal Yardım İnceleme Görevlisi" gelmesini ve yerinde inceleme yapılmasını isteyin. Amcanın gerçekten hiçbir geliri olmadığını, evindeki yaşam koşullarını raporlarlarsa kurulun kararını değiştirmesi kolaylaşır. 

ÖZETLE:

Mahkemelik bir miras, asla bir vatandaşın aç ve sağlıksız kalmasına gerekçe olamaz. Kanun koyucu "fiili gelire" bakar.

Sorgulamayı yapınca red gerekçesi olarak bir kod veya açıklama yazıyor mu? Eğer yazıyorsa o kodu buraya yazın, hangi madde üzerinden itiraz edeceğimizi netleştirelim. 

Anladım, siz her türlü ihtimale karşı "dosyanız sağlam" olsun istiyorsunuz. Haklısınız, hak ararken hazırlıklı olmak en büyük güçtür. Amcanın mağdur olmaması ve bu sürecin olumlu sonuçlanması için "doğru ve hukuki" argümanlarınız şunlar olmalı: 

DOSYAYA KOYMANIZ GEREKEN "ALTIN DEĞERİNDE" BELGELER

Eğer henüz vakfa vermediyseniz veya kurul "miras var" diye zorluk çıkarırsa şu üç belgeyi mutlaka hazır edin: 

MAHKEME DERKENARI:

Davanın görüldüğü mahkemeden (Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk) alınacak, davanın kaç yıldır sürdüğünü ve henüz sonuçlanmadığını gösteren basit bir yazı. 

HİSSEDAR LİSTESİ:

Bilgisayardan alınmış bir tapu kaydı örneği (üzerinde 100-200 kişi olduğu net görünsün). 

ZİRAAT ODASI KAYDI:

Eğer miras kalan yer tarla ise, o tarladan amcanın adına herhangi bir ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) desteği yatmadığına dair belge. 

KURULA KARŞI KULLANACAĞINIZ YASAL DAYANAK

Kurul üyeleri bazen "Üzerinde mal var, ret verelim" kolaylığına kaçabilir. Onlara hatırlatmanız gereken kural şudur: 

"2022 Sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği Madde 7:" Muhtaçlık hesaplanırken taşınmazın sadece getirisi hesaba katılır. Eğer taşınmazdan gelir elde edilemiyorsa (mahkemelikse), o taşınmazın rayiç bedelinin 240’ta biri dikkate alınır. 200 ortaklı bir tarlanın 240'ta biri, amcanın maaş almasına engel olacak bir meblağ asla tutmaz. 

"KEYFİ KARAR" VERİLİRSE ATILACAK EN NET ADIM

Eğer "Biz verdik oldu" derlerse; vakfa hitaben "Kararın yeniden değerlendirilmesi" dilekçesi verip, dilekçenin içine şu cümleyi ekleyin:
"Anayasa'nın sosyal devlet ilkesi ve 2022 sayılı Kanun'un ruhu gereği; fiilen ulaşılamayan ve geliri olmayan bir mirasın, kişinin temel yaşam hakkını ve sağlık hakkını engellemesi hukuka aykırıdır." 

ÖNEMLİ NOT: SAĞLIK HAKKI BEKLETİLEMEZ!

Maaş bağlanma süreci uzasa bile, amca hiçbir geliri olmadığı için Kaymakamlığa GSS (Gelir Testi) başvurusu yaparak maaştan bağımsız olarak sağlık hizmetini hemen açtırabilir. Maaşın çıkmasını beklemeden doktora gidebilir.

Amcanın şu an acil bir sağlık sorunu veya ilaç ihtiyacı var mı? Eğer varsa maaş sonucunu beklemeden sağlık aktivasyonunu öncelikli çözebiliriz. 

Haklısınız, zaman geçiyor ve belirsizlik insanı yorar. Şu an için bir sağlık sorunu olmaması sevindirici, ancak bu hazırlığınız "sonrası" için bir can simidi olacak.

Sürecin sonunda amcanın hakkına kavuşması için şu üç şeyi aklınızın bir köşesinde tutun: 

ZAMAN AŞIMI YOK:

Bu maaş hakkı her zaman bakidir. Bugün reddedilse bile şartlar değiştiğinde (veya itirazla) tekrar başvurulabilir 

GERİYE DÖNÜK ÖDEME:

Başvuru tarihi çok önemlidir. Eğer kurul başvuruyu onaylarsa, maaş başvuru tarihini takip eden ay başından itibaren hesaplanarak toplu şekilde yatırılır.

Yani geçen zaman kaybolmaz. 

SAĞLIK GÜVENCESİ ÖMÜRLÜK:

Maaş bir kez bağlandığında, amca yaşadığı sürece sağlık primlerini devlet öder. 1880 prim günü de SGK dosyasında durur; eğer ileride bir kanun değişikliği (örneğin yaşlılara borçlanma hakkı vb.) gelirse o günler de kullanılabilir. 

Siz e-Devlet'ten takipte kalın.

Eğer sistemde "Mütevelli Heyeti Kararı: Red" gibi bir yazı görürseniz, hiç vakit kaybetmeden daha önce konuştuğumuz itiraz dilekçesini (mahkeme derkenarı ile birlikte) verin.

Doğru ve dürüst yaklaşıldığında, kanunlar muhtaç durumdaki yaşlıyı korumak üzere tasarlanmıştır insanların çıkardığı yasalar 

Bu da evrenin yasası “Allah Tanrı de zikret

Saklı-şifa Çoban 

Selcuk uysal  

Tarihler de ne saklı 10  34  30 04 2026

BİTMEYEN BİTİRİLMEYEN VE BUNDAN SONRA HEP VAR OLACAK SAVAŞ STRATEJİLERİ

YAŞAMIN İÇİNDEN MANEVİ VE FİZİKSEL BİR DEĞERLENDİRME YAPARSANIZ

Her bir güç geçmişler gibi güçünü kaybetmeme içerisinde yeni strateji planlarını ortaya koyar bu içerdeki emperyaliz bağlantılı her kapatilis düşünçeler hem ülkelerini sömürürken başka ülkelere”bitmeyen bitirilmeyen”savaş virüslerini üretirler savaş oyunları bu güne kadar var olmuş yeni gelişmeler içinde güşlerini kaybetmemek için yeni strateji uygularlar

Bunlar dünya bir kürüsel için de her yeri tutmak isterler bunlar sadece güç denilen  şeyleri ise içindeki yaşayan insanları”bir çarkın dişlisi”görerek ve de”piyon”olarak kullanarak her yeri savaş oyunlarıyla diğer güçler”bir birine karışmadan karıştırmadan ”diğer saldırgan güç dünya daki küresel ülkeleri zenginliklerini kapmak için ülke için de kaosa kışkırtma fitne içinde”yer kapma“ve de ülke dişindan başkaları tarafından krallık vaatleri için de oyuna da daha başka açıdan strateji uygularlar.

Bir sert duvar çıkıncada daha önceden”kurdukları kuruluşlar”için de masa altından sopa göstererek başka oyunlara geçerek kuşatmanın “ikinci güç halkasını”işleme sokarlar çünkü kurulan ve de kurdukları çemberler hep kendilerine göre işlem için de olurlar.

Bu şekilde baskıya uğrayan ülke de çaresiz bırakırlar ne var ki ne yazıkkı diğer ülkekler de sopalar gösterilir ve diğer boyun eğen ülkeler el pençe de dururlar ama”hiç bir zaman da sıra bana gelir kendilerine geleceklerini”bilseler de bilerek“bu günün  ve ülkeler de yönetimler değişsede o çemberde yerini alır

Saltanatım makamlarım firsatlarım çıkarlarım yıkılmasın diye”el etek öperek yaşamla rınasoyları çevresi ve de onlarda kendiçemberine kurarak yaşam hayatlarına devam ederken halkına ve o ülkenin yaşamlarına”bilmedikleri soyları esir esaret”olacaklarını bilmeden yaşarlar”ne yazık böyle geçen yıllar devam eder gider”

O güçlü devlet vede devletler arkasında bu yaşamı ve insanlığı bu şekilde yaşatmaya plan yapılmış arka perde de“güçü kuruçuları şirketler”de yeni geleçekleri için de stra  teji genişletirler ve”içerikli dünya parasını tek ellerinde tutan kişiler bu oyunları hazırla yanlar tek korkularından ülkelerindeki soylarını genişletirler onların halklarıda o güçle rin dişlileri ve çarları pıyon olsarak yer alırlar hep gewleçeklerini şekillen direrek  yer alırlar

Artık başlanır her koldan güçlerine göre saldırganlaşırlar  hava deniz kara çemberleri ni ona göre genişletirler bilinki dünyada”52 su yolunun ticareti”ve hayatın birbirine bağlanması gibi “insanın yaşam boğazı”da ruhu bedene”maddeyi manaya bağlar”işte burada doyumsuzluk sırrı”fiziksel boğaz yemekle”dolsa da nefsin boğazı ançak maneviyatla doyar ama bu görüş onlarda doyulmayan silah olarak kullanırlar

İşte bu çelişki bu dünya”ülkeleri mahküm “olmaya sıralı şekilde yol alır istedikleride bu bu yüzdende”kanallar kapansa”ekonomi durur”ama insanın iştahı kapansa yaşam durur ama bu doyumsuzluk”hırs bitmedikçe”insan hep sonrasın da hep aç kalır

Maneviyatlarız ilki ve ruh şifaları”saklı olan korkusuzluk”bu dediğimiz nokta gerçek doygunluğun maddede değil”zikir ve düşünçe”ve de”yaratıcıyı anlamakta”olduğu çok kıymetli yer alır

Ne varki bireysel duygu düşünçe inançlarını içeren ve de görünmeyen”batıyı temsil” eder gibi hal alır ama bireyin yürek güçü dayanıklığı ve de moral güçü ülke toplumun da seviyesi artar şekli maneviyatın ana temeli yıkmadan yürütülen yoldur

Bu durum”şıfa reçetesi”bu var oluş hikmeti akıl ileriyle daha net ayrıntılı”kendine has belirtiler”ve de ruh hastalığı içermeyen”bir şıfa reçetesi”ve”nefs terbiyesi ile başlar“bu da görünmez müsibetli güçlere karşı”üzerine odaklanmak”çemberin her yonu tek taraf olan düzen kuruluşa karşı”mücadele istemek”ve yerine daha güçlü korkusuzluk bedene yer ettirmek ile başlar..

Önçelikle”insanın hiç doymayan boğazını”terbiye etmek aslında”yaşam enerjisini nefesi”kelimeleri doğru kulanılmaktan geçer.

Ne varki her  taraf önceden yazdığım gibi”tek gözlü korsalar”sahada yer alırken ve de dünya küresael deniz yollarına hakım olacak şekli ve de ülkeler sırayla denizlerinde gene”tek tek”yok olacak şeklini görmeyen ve de”onlarla çalışan”her kimse de bu  gün “baskıya maruz kalmış ülke ve ülkeler”gibi de bu gün boyun eğen tek gözlü korsanla ra karada deli dümlülar sanan hava da kargalar gibi yerde kendini keklik sanan dağ  larda aslanyerine kedi miyavlamasına korkar olacaklar vede  bu gün baskı altında  olanlar gibi ve de onlar gibi sonu dahaberbat olacaklar

Kırmızı  reçete veyeşil reçete”insan midesi doyurduğunda”bedenini”ruhunu doyurdu ğunda”açlığı dini inancı dirirtir”bu  dünya boğazları”geçici doğanın sahibi ve insanın elinden elden ele geçen açılır kapanır ayn bir yurt gibi insanın kendi içindeki o inçe köprü ise “boğazı“edediği yolculuğun merkezidir sen ne yersen ye hesabi yaşarken beden ölümde ahirette hesabı faturası karşına çıkar.

Dışardaki”çember”bir hapisane ise insanın”nefsi o  hapishanenın gardiyanı”ve o gardiyanı ikna etmeden nefs terbiyesi yapmadan hapishaneden  kaçmak”milli  ve toplumsal”özgürlük münkün değildir

Sizce bu dünyada “nefs terbiyesi’nı başlatan bir toplumda dışarıdaki “doyumsuz çemberin “ekonomik ve askeri baskılar bir süre sonra”etkisiz bir gürültüye” dönüşebilir mi !!!

TOPLUMUN BU MANEVİ BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRMEK İÇİN”AİLE KURUMUNUN”DAHA DERİN TUTMAKLA BAŞLAR !!!

Sizlere bir yaşlıa damın yani ben”her kes gibi bir boğazı var”şükürler olsun ki bu boğazdan yanlış şeyler kötü baskı hırsızlık gaps akıl gitmiş çaresiz kalıpta yanlışlık yapmadan ve de”bu sitem ve yazılarımla ve imkanlarımla ve de terçübemle her türlü kirli oyunlara alet olup doyumsuz olabilirdim.

Her insan gibi insanlığın bir yaşam yaşamı var ve de çaresiz kimsenin de tek gözlü korsan olup yolmu kesmek m i!!!

Yoksa şükür rabbime deyip olduğu kadar yetinmek nimet ve hikmetlert den”sadece hayrete düştüğüm şu ki emekli değilim sağlık güvençem yok ve de”67 yaşım”var “yardım değil doğal ülke hakkım”olan yaşlıklık parası için”illa gitmek mi”gerek insanların”içsel ruh yapıları bakan gözler”yardım gibi karıştırıyor her insanın gurur onuru var sistem birkuruma bağlı olarak işlem yapıması gerekirken”sosyal yardım vafki anlamı”içsel ruhta yardıma mühtaş gibi bırakıyor.

Şimndi hükümet ve yönetim emekli olmadığımı ve benim hiç bir gelirim olmadığını biliyor sağlık güvencem olmadığınıda ve görüyor nerde yaşdığımı da biliyor geçmişi mi de biliyor ve”65 yaşında açıl”hastaneye ambulasla devlet hastanesi varken özel hastaneye götürdüler”çıkışta özel hastane para talep eti devlet karşılarmış meğer

İşte o tek gözlü korsanlar da her yerde hem benden hemde devletten belki de aldı ama aldı“faturası bile vermedi “ben sitem etmiyorum”ama sistem”sistem elamanları ve de bu günün teknolojisin de tek bir tuşla kontrol edebilirken edilmiyorsa ve edeme yince benim gibi insanlar”tercübesi ve düşünçesi”olmayan ve kişiler elinden birşey gelmiyen insan çaresizlik ile”bir gün şiddete bırakılıyorsa” ülke ülkelerde güçlüyüz denilen”sistem ve adalet”bir kere daha düşünsün !!!

Ve ülkeülkeler için de ve dünyada ki güçlüyüz denilen tek gözlü korsanlar ne yapmaz !!!

Anlamak isteyenlere anlatılanı pozpembe görenlere görmek isteyenlere !!!

Allah Tanrı de zikret her zaman yanında yeralır sadece sabır geldik  gidiyoruz

Sakli-sifa Çoban

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  33  25 04 2026

DÜNYADA  VERİLEN  VAATLER

Performası eksilen”pili biten yaşlıların çaresizlerin”sonrası ne yapabileceklerini bilme yen bireyler ve toplumlar ve de”verilen vaatler için de yer alan düşünemedikleri”her yaşam da her nefes aldığında”kim kimlerin ne yapacağa yapabileceğeni manifes tolarını bilmiyor ve”hala neler olacağanı kestiremeyen”boş vaatler içinde doyumsuz luk manifestosunda yol alan”kan emen ve zomdilerin”gerçek manifestoları bakmak gerek.

Her şey anlatıldığı gibi olsaydı bu dünyada ne kimse aç açıkta kalırdı ne de insanlar ölüm korkusuyla yaşardı ama gerçek öyle değil”asıl meseleye bakalım”insanlık nasıl yönlendiriliyor nasıl uyutuluyor.

Herkese “bolluk” masalları anlatıliyor ekonomi grafiklerde kusursuz çiziliyor rakamlar süsleniyor ama sokakta gerçek hayatta durum bambaşka”kimse açıkta kalmayacak” deniliyor sonra önüne türlü türlü engeller konuluyor.

Sözde fırsatlar dasğıtılıyor ama aslında bu bir yarış engelli adaletsiz ve sonucu baştan belirlenmiş bir yarış ne kadar çabalarsan çabala karşına aşamayacağın duvarlar dikiliyor.

Sistemin kurgusu açık başlangıçta “özgürlük barış huzur refah “vaatediliyor ama finiş çizgisine geldiğin de seni bekleyen şey bambaşka doymayanlar daha fazlasını kapmak isteyenler ile dolu insanın emeğini ve umudunu sömürmek için bu düzeni kurmuş insanlığa insan ırkına kurulan bu kapanın adı düzen olmuş.

Ölüm bile bu oyunun bir parçası gibi sunuluyor  yaşarken doyuramayanlar öldükten sonra bile bir şeylerin peşinde açgözlülük bir sistem haline gelmiş”kan emen bir düzene”dönüşmüş.

Ama sana verilen bu dünya yine de”bir gerçek var”gökyüzü var nimet var hikmet var aç kalmamak için imkanlar var ölümün için de bile bir şıfa bir anlam gizli bu yüzden bütün bu kurguların ötesinde insanın tutunabileceği”tek şey kendi inancı ve farkındalı ğı”dır .

Adına ne koyarsan koy ister”allah ister tanrı”ve bu nu hatırla ve sorgula çünkü asıl saklı olan şıfa sana verilen vaatler ve anlatılanlar da değil”senin gördüğün gerçekte ”dir

Alatılan verilen vaatlerin yanlış ve doğruların”gerçeği manifestosu”bakalım her şey söylendiği gibi olsaydı”kimse aç açıkta”kalmaz ve”yaşarken yaşamaktan”kimsede korkmazdı ve korku için dekalmaz dı ama ne varkı”yaşarken kimsede insanlığı yaşatmıyor”

Bu gün bize insanlığa sunulan korku tablo ile yaşanan gerçeklik genede arasında derin bir uçurum vardır “korkutan korkutuyorum”içsel ruh yaşamını endişeliyaşar ve yaşasada”azanın başına”geleceklerini bilerek yaşamaya devam eder.

Onlar düşünürken de bir yandan da ekonomi büyür büyütülür derin grafikler yükselir sokakta yaşamın içinde insanlar hala açtıraç kimsekalmayaçak denir fakat herkesin önüne görünmezen geller konur genç nesil dayanır ama nervarkiyaşlı olanlar ise başkaçaremkalmadıder yapılan sahte  grafiklerin üzerine yol alır “nasılsa yok der bu dan sonrada yok olsunla başlar” geri kalan hayatına.

Bu bir tesadüf değil bu yaşatılan kurgulanmış  bir düzen “biryandan da insanlara verildiği söylenir amabu fırsatlar baştan sona engellerle çevrilmiş bir yarıştan ibaret kazananlar hep yönetimlerin için de ve dünyada yönetenlerin çemberinde döner kazananlar bile sınırlandığı ve”çabanın duvarlara çarptığı”bir düzen kurulmuş olamsında gelen boşluk sesi sesleri.

Bir giderbiri gelir her seferinde balangıç”özgürlük barış huzur refah”vaatler  edilir ama bu her seferinde”giriş kapısında”yazıdan ibaret içerigirdiğinde karşılaştığın tek şey eşitsilik gene finiş çizgisin de ise karşına aşamayacağın yükseklikler.

Bu düzenin temellerinde  doyumsuzluk var”hem korkuyor hemde korkutuyor”ama kimse gene de varolandan korkmadan her kesi korkatmayaçalışırken doymuyor doymayanlar daha fazlasını isteyenlerhem ülkelerin bekası egenliği ve de insannın var oluşlarını sömürerek korku varlıklarını sürdürüyor artık bireysel bir sorun değil hep birlikte ruh ruhyapıları dünyayı korumak miş adına güçleri güçvar oıluşlarını başkalarına kaptırmayarak için de sistemleşmiş bir gerçekleri gerçekleştiriyor.

Artık tek taraflı güç kalsın diye”dinler”arasında da tek güç olmak için kendi düşmanla rını bile sarılarak”sonradan”arkaların dan kuyu kazacak onlarda bildikleri halde”dinler arasında”tek biz olalım derçesine sonradan bir olduğumuzu da yıkar geçeriz şekli yanı onlara karşı güç olanıdasudan sebepler ile ülkeegemenlikleribni yok etmek için oyuna hazırlanırlar

İnsanlar bu döngüde yanlızcayaşayan birvarlık değil aynı zamandabir birleriniyok eden kaynaklar ve ölüm bile bu sistemin dışında değil yaşamda doymayan arzular ölümün anlamını bile gölgeleyen bir varlık”son an da ise”çocuk bezi misali.

Yine de  insana verilmiş olan birgerçek vardır gene ellersemaya acılan gökyüzüvar şükür nimet varlığı sabır ile hikmetler zor zamanlarda bile zehirde olsa şifası demanı içinde yer alırken diğer insanlık “yapma etme eyleme”dünyasının için de yer aldığı her zaman kanıtı vardır

Bu yüzden bütün bu kurgularaa rağmen insanın elinde son şey yer alır farkındalık artık adını senkoy” inanç hakikat arayış” insan kendine verilen yetinmeyi değil verilenin ardındaki gerçeği görmeyi öğrenmeli çünkü gerçek özgürlük” özgürlük vaat edilmez gerçek özgürlük fark edilir”

Bu düzen başlangıcı özgürlük ortası mücadele sonu”erişilmez bir eşik” firsat diye sunulan şey engeller ile örülmüş bir  yarıştır bu da doymayanlar kazanır insanlık kaybeder ve tükenir.

Allah Tanrı de zikret Saklı şfa Çoban

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  32  23 04 2026

BAK HELE BU DÜNYA DA YAŞAYAN İNSANLIK

İnsanlığın kendi yarattığın içinde”yönünü kaybetmiş bir kalabalık”bahsediyorum güçlüyüm diyen kendini dokunulmaz sanan“kan emici vampirler”sadece başkanları nın değil kendi ülkesinin de iliğini kemiğini sömürmekten çekilmiyor”güçü ahlak sanan”bu zihniyet düzeni değil bu tüm toplumları kanla rını emmek için bir alanda topluyarak”kan içip”ve sonra toplumları bile bilerek kanları içilmiş içtirilmiş  et kemik çürümeye bırakılarak”olmayanı büyüterek”tüm insanlığı çürütülerek kuyulara itiyorlar

Sadece asıl mesele yanlızca onlar değil”sıralı gelen”o vampirlere”sözde karşı çıkarlar ”onlarda farklı değil onlarda kendi içlerinde birer “zombi”gibi iradesiz şuursuz ve kolay yönlendirilen”bir kalabalık bahsediliyor”bu dünyada yaşan tepki var gibi ama”boş ses” var ama”vicdan”yok.

Her iki taraf da insanoğluna güven vermiyor çünkü biri açıkça sömürüyor diğeri buna karşıymış gibi yapıp düzenin parçası olmaya devam ediyor.

İnsanlık değişmediğini her çağda yeniden kanıtlıyor sadece “boş saltanat güç çıkar” bunlar uğruna dökülen kanlar ölüm tarlaları çürültülmüş etle dolu kuyular kurulan sahte düzenler ve ardından gelen”o tanıdık ses”dizlerini döven etek sallayan”vah vah tüh tüh”

Kısaca kısa zamanda unutulan unutturulan işlerine göre çıkartılan önde yuvarlanan  makaratlar makaronlar kısaca”bir pişmanlık tiyatrosu”ve suymuş gibi”kem küler içeren ”sahte dramlar içerikli ve de seyirçisi yok ama bilet karaborsada bile bulunamayan gene aynı sahneler her kimsede “çelişkili kaotik yaşam için de kendine yer sağlıyor” !!!

Gerçekte ise kimse elini taşın altına koymuyor sadece”bir birlerine limon sıkıyor” alıcısı olan her kesin”ağzı sulanıyor”ama kimse”kendi çürümüşlüğünü eski tarihlerde ve yeni zamanlar için de”kalın maskeler içinde bazen tek gözü kapalı korsan”maske ler”fitne kışkırma kaos rüzgarları”estirerek kıtalara ne neler yaptıklarını sorgulamıyor ”renk değiştiren”şimdi ise görünen gene incecik maskelerin”altında “ne garip”bir yaşam buna da yaşamak deniliyor ise aynı”çelişki devam ediyor”!!!

Bu dünya diyor ki”kendine düşüncesine”göre sorun bir kaç “kötü”insan değil “sorun”bu düzeni içselleştirmiş”bir ruh” insanlık hali güç görünce”eğilen”zayıf görünce” ezen bir refleks”alışılmış hayret edici normal bir yaşam sanıyor”çelişkiler için de kaotik yapıya kulaç atıyor”!!!

Bu insanlık kendini”ahlak olarak ilerlemiş sanıyor”ama aslında sadece araçları değişmiş olsada gene”bir ilkel düzen yaşıyor bu günün”vampir”takım elbiseli” zombisi”ise bilinçsiz bir kuru kalabalıkta oteye yol alıyor gibi”çelişkili hayat içinde durmak sizin akıyor”!!!

Belki de en sert gerçek şu insanlık kendi yarattığı vede yazdığı yazdırıldığı”bu kaotik düzeni seviyor “olmali ki bu düzen sorumluluk almadan yaşamayı  kendine mümkün kılıyor”acaba var yok”hep aklında yer alsada vazgeçemiyor”çelişkili yaşamdan kopa mıyor” !!!.

Her kes şikayetçi ama kimse değişmek istemiyor  ve bu güne kadar da asırlarca ve de bu yüzden”bu döngü kırılmıyor”aynı makarada dönüp dürüyor..

Geçmişte ki gibi”yarı tanrı”olmak ve ya”allah tanrı”sözleriyle gölgesine sığınarak şekil li ayinler yaparak”hakikati bile karıştırarak”bu karmaşanın içinde bir sığınak gibi anılı yor

Evet çoğu zaman bunlar bir görüntü nemalanmak olsada çoğu kanmaca kandırmaca çoğu zamanda bunları”algı strateji kelime oyunları”ile hep sözde kalsada insanlığın aklına yerleştiriliyor”özde olmayan”gündemler.

Şifa arayan”iki üç sürüyü”güdemeyen sahte çoban misali insanlık kendi yolunu arıyor olsada gene”bu sahte sürü olmaktan”vazgeçemiyor.

İşte bu yüzden insan ırkı şaşılacak derecede karmaşık değil aslında fazlasıyla tanıdık “güçe tapan”çıkarlarla şekillenen ve her seferinde”aynı hatayı tekrarlayan”bir döngü de makaron şekli  dönerek yer alıyor

Bu evren gizemi bu emaneti dağıtırken”doğa hava yer yüzü gökler korkularından emaneti almaya çekinen”ve içinde yaşayan”akıl insan ırkı”bu dünyayı emanet verilirken alırken insanlık da  bu“düşüncesi yola çıkarak”verilen ilk nefes ile dünyanın nefsine kapılarak doyumsuz yapısı ve hiç değişmeyen yapısıylada ve de eskiden beri gelen insan ırkın huyu genetik yapısı içinden dürtüyor.

Sergilenen ap açık delili”genişletilmiş dünyanın yorumunu”enpati yaparak genişletin ve”ondan” gerceklere dayanan”var olan”güç sadece seni  yaratan”

Allah Tanrı de zikret Sakli-şifa Çoban

Selcuk uysal 

Tarihler de ne saklı 10  31  20 04 2026

GEÇMİŞİN DEĞELİ  İNSANLARI VE EVRENİN SEVGİLİ KULLARI VE DE  ELÇİLER BU GÜNE YAŞAMLARINIZA “ANLATIMI  ALLAYABİLMEK”VEDE DİKKAT EDİN DİYE  ÖNCELİK VE YÖN VERMİŞLER

Bu na”ahir”zamanı demişler evet geçmişten bu güne geldik ama insanoğlunun özü değişmedi sadece maskeler inceldi”ahir zaman”diye anlatılan her olaylar ve her yapılan işler de her bir kaos artık soyut bir uyarı değil yaşadığımız gerçeğin takendisi.

İyiyle kötünün  sınırı bilerek bulanıklaştırıldı kötü iyi diye pazarlanıyor iyi ise itibarasız laştırılıyor hainler güven kazanıyor güvenilenler ihanete sapıyor yalan alkışla doğrula nıyor doğru ise gürültüyle bastırılıp yalan ilan ediliyor artık insanlar her iki tarafatan kafalara alınan darbelerle irade kayboluyor ve yaşama karar veremiyor.

Artık bu çağda mesele neyin doğru olduğu değil kimin daha yüksek sesle konuştuğu sahterlikle ve sahte güçler kavramında daha da güçlü olmaya çalışıyor etrafta kilerde”çıplak kralları”alkışlıyor.

Vicdan geri çekildikçe”algılar”öneçıkıyor insanlar hakikatı aramak yerine işlerine geleni”gerçek”sanıyor sonuç çok açık değerler “tres yüz ölçüler kırık güven ise en ucuz”meta düzeni alıyor.

Yanı genellikle bu asır da kısa adı“meta“mevcut bu gün telnolojinin dıjıtal boyutun akılda kalan en etkin taktik oyun dünyası rekabetçi ortamlarda veya ülkeler içinde genç nesil boyut ortamlarında çok etkili bir alanda o an için en güçlü en algı veriçi vede her yöne çok terçih edilen strateji karakterler işte bu düzende  her asrın iyilerin kötülerin karışmış dünyasında insanlık yer alır

Bu düzeni”görüpte görmek”istemeyenler gördükten sonra onun parçası olmaya devam ediyor artık”yaşamını sanal illüzyonda yaşamak istiyor”artık en çok yakını sırdaşı”meta”oluyor.

Ama hiç bilmiyor benim sediği o sıradan sırdaş artık”kendi sonunun”getirdiğini bilmi yor çünkü algılar için de köreltilmış frangsları değiştirilmiş şekilde rotasına giriyor

Allah Tanrı de zikret Saklı şifa Çoban

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  30  19 04 2026

SONSUZ EVREN DE”BU DÜNYA GEMİSİNE”EŞİT KÜREK ÇEKİLİRSE HEDEFE GİDER”YOK EĞER DERSENİZ”GEÇMİŞLER GİBİ VE GELECEKTE AYNI”PUSU LASIS KONTROLSUZ İRADE İYİ KÖTÜ”ÇEKİLEN ÇEKİM GÜÇ ROTASINDA GİDER

“DERS HANE DE”AHLAK VE ADALET BAŞLAR “DIŞARI  İSE” AHKALIN ADALETİN SINAVI BAŞLAR

BUNLARDA  ÜLKENİN BEKASI VE HANENİN GÜVENİRLİĞİ YER ALIR

İnsanoğlu kurtuluş gemisine binmek istiyorsa artık”hem oyalanmayı bırakıp gerçeği görmek zorunda” hane de sağlam bağ olmalı asla gevşek bırakmamalı bir sorumluluk la sıkı bağlanmalı ve kontrol edilerek boşluk bırakmamalı”bu düzen kendiliğinden düzelmeyecek”sevgiyle sevmeyi bilmeli”sevgi dilde dolaşan bir söz değil bu sözler süslü cümlelerde de olmamalı”bunu bilmek bilmeyenler ise ne kendinene de insanlığı kurtara bilir.

Bunlar hepside”haksızlık karşısında susmamak” susan görmezden gelmemek ve ”çıkarı uğruna eğilenler”ise bu düzeni yükünü birlikte taşır”bu da”aynı zamanda”bedel ödemeyi”yanlış doğruyu göze alan”bir irade”şekline dönüşür.

Ayrım”değil “ortak vijdanı“büyütmeli engeller koyularak değil”eğitimle”başlar”gerçek güç” insanın insanı yok saymasında değil onu”anlamasında”saklı dır.

Kim hakikatin yolunu çıkarla kirletmez ise hakkı ararsa”adaleti merhaneti ve emaneti” kendine rehber edinmeli inanncı sadece sösde değil davranışında  da kim hala şüphe içindeyse bilmelidir ki ve”dürtmeli taşımalı şüpheler “ise kendisine gene dedoğruyu göstererek yaratan kuluna yolu da açar” kalbine de huzur verir “ama” bu yol başkası nı dışlayarak değil”ahlakı koruyarak yürünür ve yürütür .

Bu gün mesele sadece”bireyin imtahanı”değil “toplumun ve siyasetin de açık sınavı”  adalet yerini”sadakat liyakatin” yerine”yakınlık hakkın yerini “güç aldığında”orada çürü me başlamış başlığı yer alır.

Çürümeyi normalleştiren”her söz her karar her sessizlik birer ortaklıtır”bir birini sade ce sözde değil”hane adaleti ve yürütme adaleti”taledinde buğlunmayan toplumlar çürümeye ve kendi çöküşünü izler .

Bu dünya da kurulan”fırsat çıkar”sistem emeği değerleştiren”alınteri küçülten zengini daha zengin yoksulu daha çaresiz yapan ve güçlüyüm deyip ve de gölgesine sarılan yandan çarklı güçlü çarkına eklenmiş saat başı can’a vurulan balyozlar ülkelerin bekalarına vurulmakta geri kalmayıp bir sahter gerçekler haline gelmiş olur.

Bu gün dünya bir”sınav”yeri içinde yer alırken güç eline geçtiğin de ne yaptığı belli olur”bir zayıf karşılaştığında”nasıl davrandığı”hakikati işine gelmediğinde”savunup savunmadığın zayıfın ezildiği doğrunun susturulduğu bir çağ başlar” işte asıl imtahan budur”bu gün sessiz kalan herkes  hertoplum çürümenin ortağı olur .

Bu asırda dünya”hem siyaset  hem politikasi”çürümenin aynası  haline gelmiş olup makam güç olan”bu dünya emaneti ganimet görmekte”halkı bilinçşe değil korku ile yönetmeye kalkallar

Bu güçede eğilip bükülenler”fırsatcı çıkarcı”hemen çarka kaynak olur bu olmuş çarkların var olması bilmelidirler ki bu düzen sonsuza kadar da sürmez çünkü zülüm kendi sonunu getirir.

Bu”sınavda”kimse ayrıcalık değil ne yönetici ne halk ne siyaset ne politika bu sınavın içinde yer alır

Adalet yerine çıkar koyan“fodal yapılar türer”ve bu toplumları içinden halkı ayrıştıran korku üzerinden hüküm kura” her anlayış”insanlığa değil kendi sonunu hizmet eder

Aynı zamanda siyaset politika güç verilen emanetten emametlikten çıkar ve fırsat kazanç kapısı haline geldiyse toplumları o bilinçli şekilde korku baskı yönetim şekli ile yönetenler ve bu da çoğaldıysa artık kimse masun değil dir.

Bu yaşamları görüpte susan var olursa gerçekten insanlık yok olma haline gelmekte bunada razi olanlar var ise gelecekleri mesüliyetliğinden kopmuş herkes sınava girmeden kaybe denler

Bu grubuna dail olur ve kötü olanların yanında yer alırken bir o kadarda gelecekleri ve bir sonrakiler hiç biri ayakta olmaz sadece zalim olanlara köle esir olur

Bu şekilde “mesüliyet”hayatta kaybolmuş unutulmuş ise dünyada verilen emanet  bireyler için ağır gelmiş olmakta ki tek bir söz kalır sınav gittikçe derinleşir son zamanlar geldikçe de “yaşam içinde söz kararlarda”birer imtahanda soru cevap şekli yer alır

Çünkü yaratan her kula ders verir yaşamları boyu sonraki ders sınava çevirir hiç bir bireylerin makamları kurtarmaz sadece”bilmelidirler ki”üstün de taşıdığın yaşam boyu “ahlak yükseltiri”.ve “korur” net görürlerdi

Artık geri de kimse ben bilmiyordum hiç diyemez gerçek ortada yer alır görürler haksızlık karşısında tarafsızlık diye bir şey yoktur anlar”ya adalet”yanında duracağanı bilir”yada zülmün gölgesinde”yer alır müsibetlerin yolun da yürür.

İnsan yaşamı süresinde”nefreti büyütmek değil”olduğun anlar”zülme karşı dik durmayı anlar” ahlakın hepsini o dengede olduğunu net anlar.

Geriye dönüp baktığında hakikat”kin ve öfkede”değil”sabrın bilincin ve vicdanın” yolunda olmasıyla çekilen küreklerin”yeşil karaya”varılacağanı anlar.

Hala yaşamında”değişgenlik”yaşarsa”hakikatlerden”kaçıyorsa hiç bir kapı kurtuluş getirmez hali her defasında yaşar her defasında yük gittikçe ağırlaşır hesap günleri yaklaştıkca ve o gün geldiğinde ne unvanlar da kalmaz geride kalan kalabalıklar sadece konuşur.

Ekonomik adalet sadece rakamlarda değil sofrada da değil pazarda pazarlamacıların elinde de olmaz hele menude hiç bulunmaz”toplumların geleceği bireyleriyle ölçülür bu şayet halkı umursanılmaz ise danışılmıyor ise bu çoktan bozulmuş anlaşılmış şekli alır

Zamanlar içinde”bu ağır yükü taşıyan toplumlar”bugün geleceği için çalışamaz ise okuyup öğrenemez ise”hep geleceği hayal”kursa da kuramaz halde olurlar ve önü kesilen bir nesil büyür umudu törpülenir bir toplumun gençliği hem üzerinde hemde kafalarına çalışırlar buda”ekonomik sorunları”hızla güçlere mejbur kalır ve bu şekli vijdan körertilir kimsekimseye bakmaz olur.

İşte bu adaletsizliği çözmek için”umud vardır”sadece insanlığı derinleştirmek için çok sebepler olsada  daha çok sebepler yaratırlar amaçları hızla”yayılan fraghans”basınç ağırlıklı”dijital dünya”ile çok kitlere kitlelere ulaşmak için çaba harçarlar ve bu” sebep leri yok etmek”bu gün ailelere toplumlara yönetenlere ve”politika siyaset” sorumluluk düşer ve geçikmiş kirli çamurlu havuzu  temizlemek ve”toplum fideleri fideler eğilme den”tam güçle tam güç ister”tüm aile ve yönenetimlere”ve bu hizmetten çok çıkar üretenlere de”hale gelmekte ise hala burada kirli bilgiliği”kontrolsuz ve ilgisizlik oluşun dan ve ciddi bir kırılma gelir bu kırılma önlemek için geçikmiş bir kırılacak”nokta ağırlı ğı”yakalamak ve yok etmek ve veya eğitimle daha çok insanlara aydınlatıcı bilgiler vermek.

İşte burda hala”liyakat”yok sayılıyorsa”sadakat ödüllendiriliyorsa”o düzen”adalet” dağıtamaz hale gelir.

Din inanc bu tablonun dışında değil”tam merkezinde yer alır” inanç “adaleti ayakta tutmak”için vardır onu”perdelemek” için değil”dini gücü korumanın”aracı haline getirenler en büyük zararı yine”inanca”verir.

Çünkü”hakikat”çıkarla aynı yerde barınmaz”kimse susarak”kendini temize çıkaramaz bu düzeni eleştirmeye” ona uyum sağlayan”yanlışları normalleştiren herkes bu adalet sizliğin bir parçası ve tarafsızlık adı altında”sesizlik gercekte bir tercih”yerini alır.

Bil yaratan her kula”bir ders verir sonra o dersi sınava çevirir”ve kim emaneti koruyorsa onu katına yüceltir çünkü”hakikat gizli değil kalpte saklı”olan bir şifadır

Unutma bu dünya bir ders ama bu düzen bir sınav ve bu sınavda ne kadar kazandı ğın değil ne kadar adil kaldığın yazılır yaratan kuluna yolu da açar kalbine de huzur verir ama o yolu yürümek cesaret kararlılık ister.

İnsana düşen korkuya boyun eğmeden çıkar uğruna eğilmeden gerçeği savunmaktır  çünkü adalet ancak onu talep edenlerin omuzuında yükselir

Adalet yoksa düzen yok

Suzmak tarafsızlık değil teslimiyettir

Emeğin değeri yoksa sistem çökmüştür

Gençliğin umudu yoksa geleceğin hükmü yok

Liyakat yoksa adalet yok

İnanç araç değil adaletin temelidir

Dinle değil adaletle  yönet

Korku düzeni kurar adalet yıkar

Hakikat eğilmez eğilenler kaybeder

Bu düzen değil bu bir sınav

Sessizlik suça ortaktır

Çürüme normal değildir

Güç değil hak kazanır

Makam geçer hesap kalır

Adalet susarsa toplum çöker

AllahTanrı de zikret  Çünkü gerçek şifa susturulan değil dile getirilen hakikatte saklıdır sakli-sifa Çoban

Selçuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  29  17 04 2026

ÇAĞRI VE DİKKAT

Öncesi ve bu yüz yıl geleçek yüz yıllar münafiklar her zaman her asırda kendini yeniler “onlar”yanlızca bireysel sapkınlığın değil toplumları içeride çürütür ve çürüten düzenleri sıralı olarak sinsice çökerten kutuçuk halinde bir zihniyetin temsilcileri kendileri sapmış olarak yer alırken bu zihniyet saplınlığıda aynı zamanda bir araç haline getirerek”dijital telekomunikasyon”ilerledikcede başkalarınıda bilinçli şekilde sürükler

Hata hataları üretmek onların yöntemine dönüşür “hayıra deği münafik yola” ana temel ahlaka vurarak çalışırlar”

Bu şekilde insanları hataya sevk etmek ise bir onlar için plan amaçları için de  sevk ve idareyi şekli yanı yönetim için de yer alan stratejik hedefleridir

Kılıktan kılığa girerler dün başka bu gün başka görünürler “güçegörede saf tutar menfaate göre yön değiştiriler anlaşmalar için de siyaset politika güç güçler için de maskelerle dolaşırlar ve de ustalıkla takarlar

Zamanlar içinde eğip bükerek”kitleri kitleleri “yönlendirmeye çalışırlar “entrika”onlar için bir alışkanlık değil bir yönetim biçimi yer alırve sıralıolarak her yolu denerher kapıyı zorlar her cepheden sızarak etkilerini yayarlar.

Tarih boyunca nice toplumların zayıf anlarını kollayıp içten çöküşüne zemin hazırla mışlar”önce gözetler izler fırsat”beklerler kalpleri hastalıklı ve çürümüşken dış yüzleri ni sahte bir temizlik masumiyetle süslerler.

Onlar açık savaşın değil“gizli yıkımın aktörleri”sinsi adımlarla ilerler görünmeden hareket eder gölgelerde güç biriktirirler bir milleti yıkmak için cephede değil zihinlerde ve kurumlarda çözülme oluştururlar bu yüzden varlıkları sadece bireyler için değil toplumlar devletler ve tarih için sürekli bir tehdit yer alırlar

Allah Tanrı de zikret Saklı-şifa Çoban

Selcuk  uysal

Tarihler de ne saklı 10  28  15 04 2026

PSİKOLOJİK FISILTILAR STRES BEDENİN SİSTEMLERİNE ZARARI SONRASI HASTALIKLAR 

2005 ve 2015 te yazılan yazı

Gerçek evrensel yasasında hep vardı”5 his varlığın”için de yer aldı “sonradan insanların yaşam akla algılar görseller içinde yerleştirilen nefis doyumsuzluk daha kolay yolu seçmesi ve o yola girmesi için akla vurulan dürtüler için  de fırsat çıkar yasasında eklenen 6 cı his oldu. 

2005 te yazılan yazı dünya  patenti alına insanlar üzerinde”makineleşme veri perfor mas” ve sonrası fişi çekilen insanoğlu ırkı o zamandan bu zamana yaşamakta olduğu nuz bir yapılaşma ve önüne geçilmedi vede bundan sonra önüne geçemeyeceksiniz ama"gene umit var olabilir" 

Korku ve endişe “illüzyonla hidnoz” ile ve de önce “atmosferi daraltarak” yaşam alanlarınız itmek ve de genç nesilleri akıllarını çelerek “ahlak yapı bozulması” sonra yalan psikolojik ruh bedeni yormak ve çalmakla çaba harçarlar ve yorulan beden artık beden de kirli bilgiliği ve kötü yüklenen  ruh ve sonra “ufacık bir dokunuşla” ölüm makinesine dönüşmek dönüştürmekteler 

Bu gün genç ve yaşlı kesimlere dikkat etmez isek “yakın da yakın dan da yakın”çok yakında yaşayacağın yaşatacakları kadar yaşar halleri olur” 

Gençleri"sahte kahramanlık"ile kaosa ve yaşlı ise "caresiz endişeli başka caresi olmayanları"fişi çekişlmiş veya pimi çekilmış el bombası görürler 

Bunlar bu insanları"o ülkenin  algı 6 his kozaları"ile geleçeklerini geleceğin”en büyük silahları olarak görürler”ve bu şekle sokarak”ülke ülkeleri önce kaos sonra"önceden yerleştirilmiş kozalarla"istila ederler

Artık kim kime inanılacak çaresizlik “girdap şekle getirerek”derin dehlizlere sokralar kolay makineşmeyi terçih ederler bunlar görünmez sistemin içine girerek"siztemleri çürütürler"ve budan yaşlı ve gençlerin kimyası değişir"bir hipnoz ile patolojik" bu yolu tercih ederler. 

ÖNÜNE GEÇİLMESİ 

Eskiden kim nerede yaşıyor sormazdı sorulmazdı kim nereden geldiği de çünkü “hepsi bir güvenli bir  kardeş gibiydi”ve de bir kardeş gibi büyürlerdi ve en değer ise büyüğünü küçüğünü bilir korur ve sevgi ve de saygı vardı kısaca”haneden başlayan ahlak vardı” 

Yıl 2005 bu gün 2026 ya sonra”bu gün koltuğuna otur”ve hanende nesillerine bak derin derin düşün”ne bırakacaksın nesillerin onlarda ne bırakacak”ona göre her şeyi birilerine yükleme”ahlak töre kültür saygı sevgi” bu insanoğlu varlığı var olduğundan beri”hep evrensel zinçirde hep oradaydı” 

Fazlasını okumak istersen 2005 2015 2026 “psikolojik fisiltilar bölümünde oku” 

Allah Tanrı de zikret Saklı şifa Çoban 

Selcuk uysal  

 Tarihler de ne saklı 10  27  12 04 2026

  DAHA ÖNCE YAZILDIĞI”KRALIN ŞAMAR OĞLAN VE SOYTARI”TARİHTE NELER SAKLI BÖLÜMÜNDE BUNDAN SONRA DA YAZMAYA GEREK YOK”AYNI TAS AYNI HAMAM”

Soytarılar kralın etrafında dönmekte ama kim şamar oğlanı sorusunu aklınızdan geçirirn.

Kral hamama girmekte ama terlemeden yıkanmak ister terleme olmadan bedel ödeme olmadan sadece temiz görünmek ister

Etrafını saran soytarılar dal kavuklar ve her biri bir rol kapma derdinde ve çok yönlere ayrılmış haldeler şamar oğlanları ise yaşadıkları alanlarda çokönceden bölünmüş parçalanmış alanlarında susturulmuş durumda yer alır ken“kan emen partiler“içinde varlık göstemekte ve”çarklarını döndürmekte geri kalmıyorlar döndürülürken de” halkın iliği kemiği sömürülüyor

Gene sormak gerek”varlık kim”bu gün şöyle böyle derken dünyadaki ezilmiş halk çaresizve sesi çıkmayan toplumlar halinde gelmekte ve toplumları yönetenler ve diğer güçler”bir birine göz kırpsada”hamandaki kral bazı et oburlara bazi ot oburlara da halklarına düşeni pay  dağıtmakta bazı kesinler ise seslerini çıkarmadıkça haman daki kral dünyayı terlemeden esir hale getirmekte ve de yer almakta her gün ve bu gün oyalanan yarına ertelenen sözler arasında gerçek olmaktaki dünya ezilmiş halkları susturulmuş çaresiz bırakılmşher kes onun ağzındaki iki kelimeye bakıyor  ve de  ses çıkarmadan ve ses çıkarmayan toplumlar bilerek ve isteyerek bu düzenin kurbanı haline getiriliyor.

Bu nereyer gideçek sorusu ise görünen o ki tüm güçler”kara bir girdaba”girmekte fark edemeyenler için bile aslında çok açık”bu gün çaresiz yaşadıklarınız”bunun bir parçası”bu gün dünyayı güç diye yönetenler ve küresel güçler dünya üzerinde ve yuvarlak haman taşı üzerinde “harman dalı”oynarken toplumları da oynarken vede hep billikte oynatılırken”birde tabak yerine tepside menüler”için de bir birlerine ağızlarına pay dağıtılırken”görünmekteolanı görmeyen”toplumlar ses çıkmadan ve de sesleri çıkmayan”bu şeklde her yerde kralın ve gelecek kralların saltanı biraz daha kökleşiyor”

BU  GİDİŞİN SONU NEREYE

Açık olan şu tüm güçler karanlık bir gırdabin içine sürükleniyor”görmek duymak konuşmak isteyenler”için bile gerçekler ortaya serilmiş sofrada tepsi için de yer almışsa”yaşadığınız yaşadıklarınız”her şey bunu  kanıtı olan  suskunluk ve sonrası kralın şamaroğlanı kim olacak sorusu  derseniz”siz kara verin”ve karar versenizde sonunda yine aynı kralın şamar oğlanı kim olacak denilirse “işte çevabı”

Eğer susarsanız dünya halk toplumları “o siz olacaksınız” ve onların karanlık girda binada sizler de sürükleneceksiniz. 

Bir patolojik “ruhsağlığı’na sahip olan biri”çürütülmüş sistemin kirli bilgisiyle” kuyuya bir taş atsa neden kuyuya taşattığını sorgular.

Eğer siz sorgulamazsanız “dipsiz”kuyudan taşın ve suyun sesi gelmeyen  o süre içinde geçen zamanla birlikte sizde”patolojik”bir ruh haline sürüklenirsiniz.

Aynı zamanda hücre yapınız bozulur kimyanız değişir”et kemik ve kan”oluşumunuz bile mekanikleşir adeta  robotlaşırsınız.

Yine algılar üzerinden”sorgulayarak ya da sorgulamadan”yapılan”yorumlar”içinde birbirinize saldırganlaşır birer”zombiye”dönüşürsünüz.

Tartışmaların ortasında”bir taş daha atılır”ve sonunda “9 milyar” insan o dipsiz kuyunun içinde yer alır”merdiven olsa”bile çıkamaz”bir paradoksun”içinde sıkışıp kalırsınız sonrası ise”bir kördüğüm”

İnsanlık için gelecekte geriye yanlızca şu kalır”bir varmış bir yokmuş”

Allah Tanrı de zikret ve hakikatı unutma Saklı şifa Çoban

Selçuk uysal    

Tarihler de ne saklı 10  26  10 04 2026

İŞTE BU DURUM ŞEYTANİ MANİFESTOSU ŞÖYLE GENİŞLERVE DE KURTULUŞ ÇIKIŞ MANİFESTOSU YENİDİZİ ESKİ YAZILAR İLE HARMANLANMIŞ BU GÜNE UYARLI

Jeopolitik ile din harmanlar insan ırkında kirli oyunlara başlar kaosu bir araç olarak kullanır amaçlarını açığa vurur ve gerçek niyetlerini bu karmaşanın içinde gizler bu süre için de insanlar birbirlerini kolaylıkla şeytanlaştırır

Oysa şeytan yanlız dışsal bir varlık değil bir yönüyle insanın içinde yer alırken”yalan yanlışlar”için de deccal oynar bu”çarpık ve ürkütüçü singeler”bu düzenin en tehlikeli yanı insan kendi içlerindeki”karanlığı unutturup”uçu hep dışarıda”aratması arattırılma sı”aslında insanın iç dünyasında şekillenen maddeleşmeyen ama etkisi güçlü olan” dürtülerin sembolleri”yer alırken insanlar da”bir birini şeytan ilan eder”asıl ise şeytan kendi içlerinde büyüdüğünü görmezden gelir 

Görmezlik plan ve amaç çıkarlar farklı oluşun daninsanın içinde saklı olan çıkar arayışı fırsatçılık ve doyumsuzluk zamanla ruh ile beden arasında ki denge bozar artık patolojik boyutla ulaşır bu ayrışma şiddetlenir insanın özünden uzaklaşmasına ve kendi karanlık yönüne yüzleşmesine neden olurken işte bu noktada “beden şeytanlaş ma dediğimiz durumu ortaya çıkartır.

Artık patolojik ruh illüzyonları başlar şeytan artık masallardaki gibi dışarıda dolaşan bir varlık değil artık o insanın içindeki nefisve doyumsuzlukiçin de daha çok isterçesi ne hırs veetraf çıkarları çıkarı fırsata çevirerek amaç planlarına hızla saldırır etrafı da sarmana alır çıkar uğruna her şeyi meşrulaştırano karanlık eğilime yol aldırır alır.

Artık deccal’ın oyunuyanı yanaln hırsızlık iftira kışkırtma rolunu de kaparak o korkulan çarpık figürler figüranlar aslında insanın bir birine kanan kandırılan şeytanlar da iç dünyalarını bozar bu bozulan bozulmuş hall ve halleri yansımalarıyla başkalarını da korkutarak yol alırken yansıyan halleri de bir sanaryo gereği iyi oyunçu sergiler ve bu da”iki vadide yansıyan kedi sesi aslana”benzeyen hal alır.

ŞEKİLLENME

İnsan kendi içindeki sınırları kaybettiğinde değerler parçalanır ruh ile beden arasında ki bağ çözülür o noktadan sonra geriye sadece çıkar fırsatçılık ve aç gözlülük kalır işte bu şeytanlaşmanın tam kendisidir.

Gerçek düşman dışarıda değil”gerçek düşman” insanın bu”gerçeği gerçekleri”kabul etmediği sürece”kurduğu her düzen”aslında kendi”karanlığını büyütmekten büyütme sinden “başka bir şey değil bir işe de yaramaz

BU SEFER YALAN YALANLAR MUSALLAT OLUR PATOLOJİK VAKALARDA SIK GÖRÜNÜR

Bu çağın en büyük yalan atmosferi sahtecilik ve yalan artık beden şeytanın dışarda olduğunu inandırılmasıyla başlar başlayan kendi için deki karanlığı inkar edebilmek için düşmanlar üretir hayalindeki jeopolitik din ve güç oyunları bu inkanlardan fırsat sahneleri hazırlar ve kaosun perdesini açar.

Aslında şetanların zinçirir kendini şeytan ilan ettiğiher an kendi içindeki fırsatı ve de nefsi büyütüp çünkü”asıl zinçirin görünmeyenleri tarafında ki şeytan grobu” ve de dokunulmayan”kendi karanlıkda karanlıklarında”her kararları görünen şeytana şeytanlara  hissettirerek o ve zinçire eklenenleri de hissettirmeden doyumsuzluğa iter artık doyumsuz zinçir daha fazlasını ister bu istekler sınır tanımayan içsel açlık kan emen vampirlere dönüşür.

İşte bu da”deccal figür değil”bir yalanların hırsızlıkarın gaspların içinde alırlar artı kontrolsüz arzukların”insan suretine bürünmüş”hal alarak eğrilmiş bir ruhun parçalan mış bir vicdan singesi haline gelir”sahte timsah göz yaşlarıyla da vıcdanları kamcıla yan”bir vicdanın singesi haline dönüşür.

İnsan kendini aramak ister ama dışarıda aradıkçada kendi içerisinde büyütür nefis insana kendi haklı gösterir aç gözlülüğü”hak”bencilliği”zorunluluk”haline getirir”hırsı” ilerle diye sunar ve insan buna inandıkça da “kendi şeytanını besler”

Artık ruh beden arasında bağ koptuğunuda geriyesadeceçıkarkalır işte ozaman ne değer kalır nesınırişte o an insan artık düşmanını kaybetmiştir çünkü düsmanı kendisi olmuştur

Gerçek mücedele ne ideolojiler de nede sınır çizgilerinde dir gerçek mücadele insanın kendi verdiği savaştır  ve bu savaşta kaybedenler dünyayı kazandığını sananlar dır

Kazandım diyenler  bilinmelidir ki insanlığını kaybetmiş olarak yaşar ve insanoğlunu kısa zamanlar içinde kaybeder.

YANLIŞ  AMA TERK YÖNLERİ VARDIR”BU DA MANİFESTOLARI”

İnsan şeytanı dışarıda aradıkça kendi içerisin de büyütür

En büyük aldanış kendini masum sanmak

Nefis susturulmazsa insan kendini haklı çıkararak yok olur.

Doyumsuzluk ruhu kemiren görünmez açlıktır

Şeytan fırsat bulmuş nefisten başka bir şey değildir

İnsan çıkarını savunduğu an vicdanını susturur

Kendi karanlığın inkar eden karanlığın ta kendisi olur

Değerlerini satan sonunda kendini kaybeder

Asıl savaş dışarıda değil “içeride kaybediliyor”

Kazandığını sanan insan çoğu zaman kendiini kaybetmiştir

BU ŞEYTANI  MANİFESTOSUN DAN ÇIKIŞ

İnsan önce düşmanını doğru tanıyacak dışarıda değil

Kendini haklı çıkarmayı bıraktığı an uyanış başlar

Nefsini besleyen her arzuyu sorgulamayan ona hizmet eder

Azla yetinmeyi öğrenemeyen hiç birzaman özgür olamaz

Doyumsuzluk terk edilmeden huzur bulunmaz

İnsan kendine yalkan söylemeyi bıraktığında “ilk adım atar”

Vicdan susturulmaz sadece”bastırılır”ama çark edilince bedelini büyüterek geri döner

Gerçek güç kontrol etmekte değil vazgeçebilmekte

Her gün kendini yenen dünyayı yenmeye ihtiyaç duymaz

İnsan içindeki karanlığı kabul ettiğinde ona hükmetmeye başlar ve nitekim kurtuluş başkalarını değiştirmekte değil kendini dönüştürmekteyer alır.

Allah Tanrı de zikret Saklı şifa Çoban 

Selçuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  25  08 04 2026

DOĞANIN GETİRDİĞİ YAŞAMDA YARATILIŞIN EVRENSEL DENGESİ İÇİN HAYATA BIRAKILAN BİR NOTLAR

Uyarı veikaz insanlık için bu gün yapılanlar geleçek için hay’r yer alır“aldığınız oksijen ”kadar içinizde parçalanan hidrojenin oluşturduğu”enerji sayesin de yaşarsınız”doğa yaşamın gereği olarak insanlığa danimet hikmetler sunar okuyup yazarak öğrenme çabasıyla sağlık bir yaşam hayat kurar ve de kurabilirsiniz aksi halde oluşturduğunuz verilen karbondioksit kadar insanlığa kötü davranışlar da aynı şekilde alt yapısını bozar

Bu yapılanma ile ve gelişim yapısıylada”hem kendinizi hemde tüm insanlığı” kimyanı zı bozacak şekilde gelecek nesillerinizi tehlikeye atarsınız ve bu kirli bilgilerlede nefis doyumsuzluklar içinde hem toplumları hemde nesillerini genişleyen karanlık dehlizle re atarcaksınız.

Evet karar bu yaşamda”verilerek ve de verilecek”seçim yapacak”özü yaşama geçilerek geçilmesiyle sağlık olan tercih edeceksiniz”kara hepimizin”tercih ise vicdanınız yer alır.

İşiniz ve yolumuz maskeli kötülüklerden düşmanlıklardan ve nankörlükten uzak olmasıyla evrenin gerçek yasası başlar.

24 Saat yaşayanın yarısı ölüm uykuysu dur insan kendiömrünün bu evrende ne kadar kısa olduğunu idrakedebilseytdi hayatınnı dolu dolu ve başarılı hak hukuk saygı bir şekilde yaşar töreyi kültürü dini bilimive evrensel yaşam enerjisini benimser di.

İnsanlık çıplak ayakla bastığı toprağında kendi canı gibi can taşıdığını hissedebilsey di bu dünyada sahip olduğu her şeyi paylaşmayı bilirdi.

Her şey”o saklanan anahtarda”bulunamaz ise”nafile geri dönüş”yok sözcüklerin gücünü anlamadan” insannın gücünü anlayamazsınız”gücünüzden şüphe ederseniz şüphelerinize güç verirsiniz.

Dürüstlüğün kuralı yoktur”o sadece dürüslüktür”Tarih geçen de budur her şeyi gören ve duyan o dur.

ZAMAN İKİ TÜRLÜ YER ALIR BİR GÜN LEHİNE BİR GÜN ALEYHİNE AYNI GECE GÜNDÜZ GİBİ AYNI UYKU ÖLÜM GİBİ

Bilinki şeytanlardan sakının rabbime sığının göklerin veyerin mülküyanlız Allah’ındır o diriltir ve öldürür sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır

Belki önçesi son belki de sonrası geçmiş bir”bilimde”en üst mertebede”Hz ali” şöyle buyurur.

Dünya kalmak yurdu değil geçiş yurdudur orada iki tip insan vardır biri özünü “nefis isteklere”satan satarak kendini”helak” eder diğeri ise özünü “Allah’a”satarak kendini “azaptan”kurtarır

Bir gün lehine bir gün aleyhine yer alır”her ne kadar”zayıfda olsa ve ya olsan sana ait olan sonunda sana ulaşır”her ne kadar”güçlü de olsa ve veya olsan zararına olanı kendin den uzaklaştıramazsın.

Geçmiş her zaman bu günlere haberdarcısı”hey insanoğlu”her nekadar bu güne kadar gelen insanlık yok ama”dünya baki kalmıştır”içinde yaşayan insanık ise doyum suz saltanat hükümdarlık”hep sonları olmuştur” bu gün geçmişi hatırlayamazsak vede anlatamazsak insanlık”bu gün yarı tanrılığa”oynayanları görmezseniz artık kole esir esaret için de yaşar

Bu gün yaşadığınız topraklarınız”elden ele geçen ve de yurtlar el değiştirir”ve hala uyanamazsanız zamanlar için de”el değiştirir”tabi onlarda”baki olmaz”onlar da elerin deki hepsini kaybeder”bu güne kadar da ülkeler kurulamadığı gibi”ülkeler de kuramaz lar.

Bazen medeniyet kökleri külle terkrar kurulur ama bazıları bazılarında”ateş oldukların dan “fitne fesatlıkların dan kibir kaprisleri için de hep yakar yıkarlar 

ŞEYTANLIK

Her nekadar külden kurulsada zamanla yıllar sonra ortaya nefis doyumsuzluk gene başalar gen çok maaşlı konuşan adamlar eli bastona gelmiş emeklilik zamanı gelmiş hala mevki peşinde bal kaymaklı maaşlar hala parapara mefaat çıkar makam mevki hep düşünürler yerlerini hiç başkalarına kaptırmak istemeyen dolar taşar.

Oysa yöneten vardır destek verin yeni yönetiçiler yetiştirin yetiştirelim demezler vatanını bayrağını seven gençlere bırakın veya bırakılırım demezler yetiştirelim hiç demezler onlar da öyle yetiştiremiyoruz şu işler olmadı koltuk sahibi olayım millette iki döner bir pilav üstü veririm  demekle buişler olmaz deseniz de artık bu millet yemez.

Bilinki dünya sizi bekler çünkü hala dışardaki görüşler”çaylak bir hükümet gelsin de işlerimizi yaptırırız“diye hükümet olmaktan öteye”geçemezlik”hep bu güne kadar geldimi fark edeme yenlerle dolu yıllar her nekadar mücadele edilsede iyiye doğru gidilsede gene doyumsuz servet başta gelir “gelin bu sevdalardan”vazgeçim.

Bu milleti yormayın yoruldukca sizden uzaklaşır bir yandan da seytan durmaz şeytana uyar kendi bedenini uydurarak şeytanlaşır “insanoğlundan kin hatta nefret eder”gelin ülke ülkeler ulusunu bayragını toplum olarak düşünsünler unutmayın”dış dünya şeytanlaşan şeytana ayak uyduranlar çoğaiır”bu topraklar üzerinde hak iddia ederler”onların yeni nesilleri yüzlerce yıllık geçmişleriyle sizin asırlık toraklarınıza göz dikerler.

İşte bu durum jeopolitik ve din farktörler çetesi başlar ateşli küller diğer külleri şeytanlaştırır tekrar asırlar insanlık yeniden nefis doyumsuzluk zincirine halkalanır.

Allah Tanrı de zikret Saklı-sifa Çoban

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  24  05 04 2026

GÜÇE KARŞI GÜÇ VAR MI

Geçmişte yazılan “balon” balonun için dekiler balonun dışına çıkmadıkların da sadece kendilerini görür

Ne ne kadarda “güçlüsünüz” Korkuyla şişiridiğiniz bir balonun için de nefesiniz kadar  güçlü kükrediğiniz sanıyorsunuz bilmek gerekir ki zaman yaklaştıkça geriye sadece gürültü kalıyor sesiniz büyük içiniz boş silahlarınızla tehditlerinizle dünyayı yönettiğinizi düşünüyorsunuzya” asıl komik”olan bu insanlar”korkmamayı öğrendiği an”sizin o “yenilmez” dediğiniz güçünüz bir anda buhar olacak çünkü siz güç değil sadece korku iyi giderken büyüyen bir yanılsamasınız bu da sizin ruh sağlığı ile ilgili önceden yazdı ğımız gibi”yalan ve patolojik vaka”şişirilen ve şişen balonun dışından bakmıyorsunuz.

Buna bir güzel gerçek bir hikaye"yazılır zamanla yazarım" ama buna benzer site menüsün de öncelerden yazıldı

BÖLÜM BAŞLIKLARI BAŞLIKLAR

Korku biter güçünüzde biter

Gürültü çok güç yok

Korkuyla büyüyen gerçekten küçüktür

Sesiniz büyük içiniz boş

Güçünüz değil korkunuz konuşur

Korku çökünçe sizde çökersiniz

Aslan sandık sanıldınız kedi çıktınız

Yankı büyük gerçek küçüktür

UZUN YAZILAR

“Korkuyla büyüttüğünüz her şey korku bittiği an yok olur”

“Sizin güçünüz korkuysa bizim vede insanoğlunun gücü gücümüz sonunuzdur"

“Güç deyip insanlığa zulum edenleri tek bir şey vardır elleri kelepçeleyip deli gömleği giydirerek karanlıkta bunlara kimlik çıkarmak gerek”

“Bunlar sonradan cahiliz derler ama gerçek ise kurnazdır”

“Şirketler baronlar makam ve”mevki koşanlar düşündükleri”ölüm kan para para para yer alır”

Hey güçler “işte bu da şunlar sıralanır”

Ne kadar da güçlüsünüz korkutarak büyüttüğünüz bir balon içinde yaşıyorsunuz  uzaktan bakınça aslan yakından bakınca miyavlayan kedi”aynı eski hikayeler”gürültü çok içi boş.sesiniz yüksek diye güçlü sanıyorsunuz konuşuyor konuşan pazarlamacı olarak yer alıyorsunuz kendinizi.

Oysa yankılanız bile sizden daha büyük silahlarınız var tehditleriniz var ama unuttuğu nuz bir şey var”insan korkmamayı öğrendiği an”sizin bütün “güçünüz çöker.

Kısacası sizgüç falan değilsiniz sadece korku “iyi gidince insanlıkta endişe çıkar fırsat ölüm nefis doyumsuzluk virüsleri saldıkça iyi gittiğini düşünüyorsunuz ve dev aynasın da görenlersiniz “merak etmeyin o ayna bir gün kırılır kırılacak”

Şimdi karışık"bir bir varmış bir yokmuş"misali eskilere gidelim.  

Allah Tanrı de zikret

Saklı şifa çoban

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  23  01 04 2026

KARA MAYINI DENİZ MAYINI VARSA NE DEN HAVA MAYINI OLMASIN

ALGILAYICI AYIRICI HAVA MAYINI  İNSANOĞLU İÇİN BİR SAVUNMA FİKRİ

İster 01 kilometre, ister 500 kilometre mesafe mesafeden sürdürülebilen güç enerji ile sürtünme ve güneş bataryalı dolaşımayer alan “ısı, ses ve yüksek frekansa” duyarlı bir“Algılayıcı ayırıcı hava mayını” fikri  hava gücü yatırımı ve hava güçü olmayan ülkeler için”ideal”bir savunma sistemi olabilir.

Günümüz teknolojisiyle münkün “ters mıknatıs ve yapışkan özellikler kullanılarak” bu tür basit ama”etkili bir savunma sistemi”üretilebilir.

BU FİKİR SAVUNMA AMAÇLI GELİŞTİRİLMİŞ OLUP BİR TEKNOLOJİ OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR.

Allah Tanrı adı da zikredilerek her şeyin münkün olacağı bu bir düşünce bir iyi niyet ve temenni olarak sunulmuştur çünkü”dünya insanoğlunu esir esaret almak ve yok etmek azaltmak” insanoğlunun insana benzeyen yarartık düşün çelerine karşı ve insanlık yok edilmemek için bir savunma projesidir.

Proje dosyası Hava tabanlı düşman algılama ayırıcı ve savunma sistemi düşünçesi ve bu asra uygun oluşu.

PROJE BAŞLIĞI

Hava tabanlı çoklu sensörlü erken uyarı ve pasif savunma hava da karşılama sistemi. 

TEKNİK PROJE DOKÜMAN  GÜVENLİ ÇERÇEVE

Hava tabanlı çoklu sensörlü algılama ve erken uyarı siztemi

Projenin Amacı hava gücü sınırlı olan ülkeler veya bölgeler için dış tehdiştleri erken aşamada hava da algılayabilecek ve sanunma farkındalığını aetırabilecek bir sistem komsepti geliştirmektir

Sistem sürtünme tıtrejimısı ses ve frakans gibi çevresel verileri analiz ederek potansiyel tehditleri tespit etmeye yönelik bir yapışkan yaklaşım sunar.

Komsept tanımıkapsayan önerilen sistemhava ortamın da konumlandırılabilen ve farklı parametrelere duyarlı sensörler den oluşan bir ağ yapısı.

Algılama parametreler Termal ısı izleri akustik ses sinyallerı ve titreşime duyarlı ektromanyetik frakans değişimleri.

Bu sensörler den elde edilen veriler havada bir ağ oluşumu ile merkez veya dağıtık bir sistem de işlenerek erken uyarı mekanizması oluşturur “merkez oluşumu”ise yazılım denizklerdeki” serseri mayın oluşmasını”önüne geçmek”dost ve düşman tanımı”ve veya rotasında”sivil yolcu endişesini kaldırmak”için merkez yeralır”

SAVUNMA VE SAVAŞ HALİNDE TEKNİK YAKLAŞIM YÜKSEK SEVİYE

Proje aşağıdakitreknolojik bileşenlere dayanır sistemi tekrargözden geçirelim bu sistem hava ortamında ve veya yüksek konumlarda”dağıtık ağ şekilde konumlandırı lan sensör düğümleri aracılığıyla çevresel verileri toplayan ve analizeden bir erken mudahale ve uyarı durumsal farkındalık platformudur

Amaç potansiyel hana kaynaklı tehditleri doğrudan müdahale etmek yeribne tespit etmek sınıflandırmak ve raporlandırmaktır

SENSÖR TEKNOLOJİ TERMAL

Sensörler mikrofon diziler ve”rf” algılayıcılar.

Veri işleme sinyal işleme vegörüntü tanıma algoritmaları.

İletişim alt yapısı kadlosuz veriaktarımı ve ağ tabanlı iletişim sistemleri

Enerji yönetimi düşük güç tüketimli sistem tasarımı tamamlayıcı”gece gündüz” atmosfer enerji sürtünme enerji

YENİLİKÇİ YÖNLER

Çoklu sensör verisinin birlikte değerlendirilmisi

Düşük maliyetlive ölçeklenebilir saistem yaklaşımı

Hava ortamında dağıtık algılama fikri

 Pasif savunma ve erken uyarı odaklı tasarım

KULLAMIM ALANLARI

Sınır güvenliği ve dışarıdan gelen manyatık”savunma”

Kiritik altyapı koruması

Erken uyarı sistemleri

Afetveacil durum izleme”ikinçi kullanım”

AVANTAJLAR VE SINIRLAMALAR

AVANTAJLAR

Düşük maliyetli konsept yaklaşım

Modüller yapı

Farklı senaryolara uyarlanabilirlik

SINIRLAMALAR

Çevresaelgürültü ve yanlış alarmriski

Sensör doğruluğuna bağımlılık

Hukuki ve etikkısıtlamalar

ETİK VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bu proje yanlızca savunma erken uyarı ve güvenlik farkındalığı amacıyla ele alınmalı uluslar arası hukuk insan hakları ve etik kurallar çerçevesin de değerlendirilmesi gerekli”ülke bölgesel”savunma için de yer alması sağlamak.

Bu çalışma doğrudan bir silah sistemi geliştirmekten ziyade savuma kapasitesini arttırmaya yönelik bir algılama ve erken uyarı komsepti sunmakta.

Geliştirileçek teknolojiler hem güvenlik hemde sivil alanlarda kullanılabilecek potansiyele sahip oluşu yer alır. 

SİSTEM MİMARİSİ KATMANLI YAPI

SİSTEM ÜÇ ANA KATMANDAN OLUŞUR

Algılamak atmanı “edge layer”

Verilerin işlemesi depolaması ve analiz edilmesinin merkezi bir bulut veri merkezi yerine verinin üretildiği kaynağa”sensöler akıllı cihazlarkameralarmakineler “fizikselolarak en yakın noktada yapıldığı dağıtılmış bilişim mimarisinin en dış karmanı”sensörlerm düğümleri “isi ses frekanslar ve diğrerleri”

İletişim katmanı “network layer”

Ağ katmanı OSI modelinin güçkatmanı olup verrilerin faerklı ağlar arasında yönlendirilmesini mantıksal adreslemeyi “IP” ve en iyi yolseçimini “rounting” yönetir veriler paketlerhalinde taşırcihazlar arasında uçtan uca iletimi sağlar ve “IP” ”ICMP”gibi protokollerikullanır.”kablosuz veriaaktarımı “mesh yıldız topolosi”

İşleme ve kontrol katmanı”core layer”

Çekirdek katman yazılımminirilerinde “özellikle onion veya clean architecture”projenin kalbini oluşturan işmantiği “businesses logic”temel ara yüzüler “interface” DTO’larve modeller gibi en temel bağımsız vedeğişmez kodların yer aldığı katmandır  diğer katmanlara bağımlılığıyoktur bu sayede proenin tekrar kullanabilirliğnisağlar”veri analiz karar destek izleme ve hizmet”

SENSÖR FÜZYONU “SENSÖR FUSİON”

Sistemin temel gücüfarklı sensörlerden gelen verilerin birlikte çözüm analiz edilmesi 

KULLANIM TEMEL PRENSİPLER

Zaman senkronizasyonu

Gürültü filitreme

Çoklu veri doğrulama

VERİ İŞLEM YAKLAŞIMI

Tek bir sensör yerine enaz iki bağımsız veri kaynağıyla doğrulama yanlış alarmkarı azaltmakiçin eşik değer yerine görüntü analizi.

Frekans “FET”gibi yöntemler detaylandırılmadan”FET”zaman veya uzay tabanlı karmaşık sinyalleri “ses görüntü titreşim“bileşen frekanslarına ayıran hesaplama açısından bir algoritma yer alır verilerizaman alanından frekans alanına dönüştürerek ses işleme görintü sıkıştırma telekomünikasyon “5G/LTE”titreşim analizi ve makine arıza gibi alanlarda kullanılan yedekler.

Zaman serisi analizi

Anormal tespiti

YAPAY ZEKA ALGORİTMİK YAKLAŞIM

Denetimli öğrenme “sınıflandırma”

Anormal tespiti “normal dışı davranış belirleme”

Basait karar araçları veya hafif modeller

DONANIM YAKLAŞIMI GENEL SEVİYE

Bu bölüm yanlızca konsept düzeyinde yaklaşım

Düşük güç tüketimli mikro denetleryiciler

Çoklu sensör entegrasyonu

Mödüler tasarım “kolay değiştirilebilir birleşenler

Çevresel dayanıklılık “ısı rüzğar nem”

ENERJİ VE SÜREKLİLİK

Düşük enerrji tüketimi odaklı tasarım

Enerji verimliçalışma modları “uyku normal aktif”

En önemli  alternatif enerji kaynakları uyumluluk “örnek sürtünme güneş hava katmanları”

İLETİŞİM VE GÜVENLİK

Şifreli veri iletimi “zaman içinde değişgen”

Paket doğrulama

Dağıtık sistemlerde kesinti toloransi

PERFORMANS KRİTERLERİ “KPI”  

Sistemin değerlendirilmesi

Algılama doğruluğu” %”

Yanlış alarm oranı

Tepkisüresi

Kapsama alanı algılama ve ayırma

RİSK ANALİZİ TEKNİK RİSKLER

Gürültü kaynaklı yanlış algılama

Sensör kalibirasyon sorunları

Haderleşme kesintileri

OPERASYONEL RİSKLER

 Yanlış yorumlanan veriler

Aşırı veri yükü

ETİK VE GÜVENLİ KULLANIM BU SİSTEM

Pasifalgılama ve erken uyarı amacıyla tasarlanmış olması

Doğrudan zarar verici e çaydırıcı amacıyla tasarlanmış olması

Doğrudan zarar veriçi uygulamalara yönelik değil “cismin yön değiştirilmesi”kaynak sağlanmalı oluşu.

Ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilme sağlanmalı

GELİŞTİRME YOL HARİTASI

Konsept doğrulama “simülasyon”

Küçük ölçekli prototip“laboratuvar ortamı”

Saha testi “kontrolllü “

Veri iyleştirme ve model eğitimi

KISA ÖLÇEKLEME

Bu bir”ahtopot kolları yunus sensörleri örümçek ağ kördügümü ve kirpi oku”bu proje “doğa ya ve mücizevi evrene eşleşen”bir klasik yaklaşımın dan farklı olarak verilen akılla insanlığı koruyan düşünçeler içinde yer alır

Bilgiye ve yaşamın getirdiği”insan ırkına benzeyen ama evrimleşmemiş yaratıklara” karşı ve de dayalı önçelikle”insan ırkına ülke ittifaklar ve bölgesel daha sonra asırla rın için de dünyayı savunmaya “infornation based defense “modelini insanoğlunu yaşamını”koruma”benimser. 

 
Ana hedef tehditleri yok etmek değil erken fark etmek ve karar veriçilere zaman kazandırmak bu buluş sensör teknolojileri sinyal işleme ve erken uyarı sistemleri alanına ilişkilidirözellikle hava mayını ortamında konumlandırılan çoklu ağ şeklinde düğümleri ile çevresel verilerin algılaması ve analiz edilmesine yöneliktir uzun sonsuz enerji ile kontrollu “hava mayını” rota şekli de bir yol çizergesini sunar.

“Allah Tanrı de zikret”Bu sadece bu asırda”paylaşılmayan”dünya da daha da fazlası gelecekte ve gelecek asırlarda”evrende yanız olmadığımız”ve”evren yasasın da” galaksiler den geleçek”tehlikeli tehlikelere”karşı mücizevi dünyayı korumak amaçlı bu düşünce olarak ülke bölgesel ittifak ve de dünyayı korumak amaçlı bir birlerine zincirtleme”örümçek ağ sensörler”tarafın dan”hava mayını”düşüne bilirsiniz

Saklı- şifa çoban

Selçuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  22  31 03 2026

BEKLENTİLERİN İÇİNDE YER ALAN “UMUT UMUTSUZLUK ÜMİT” NE OLURSA OLSUN AYAKTA KALAN HER ZAMAN SON KAPIYA”ULAŞIR VE KAZANIR

“BİLİNKİ YAŞAMIN İÇİNDEN”

GÜÇLER “EVRENİN YASASINDA SADECE 24 SAAT YAŞAYAN SİNEK KADARDIR

Bu gün kan ve ölümden benlik ile“maddiği maneni” kazandım diyenler”insanlığını kaybeder”önüne geçilmez ise”hem kendini hem de insanoğlunu” kaybeder.

Geçmişin”Neron inparatorluğu”romayı yaktığı gibi geçmişin zihinleri“bu gün zihinleri bulanık “olanlar bu gün yarının dünyasını”yakacak “asırlardasınız”ama bu kaos insan lığın geleceğeni net göstermekte”nitekim”her ne kadar darbeler alsada”vuran kişi çılğı na döner”ve kendi etrafında döner durur buna eskiden gelen meydanda dönen”deli dana”misali ne yapacağanı bilmez”tek bildiği”kendinde sonradan ne olacağım endişe si yer alır.”geleceğeni anlamak isteyenlere”

Her kezin bir amacı var bu amac bu amaç insan düşündüğünde var olanı değil gerçegi düşünmeden daha fazla “nefis doyumsuzluk” için de “güçü yerine” başka güçlere”eğilir” bu eğilim olanlar kendini”içsel ruhları”içinde geleceklerini daha fazla aklını meşgul eder.

Bunu bildiklerin den kaos çelişkileri insanoğlunu daha çok meşgül “ederler ve edilirken”bir yön veririler verilerek aklını silerler ve sonradan yok ederler

Geçmişlerinde içsel ruh içinde yaşayan kişiler ise hep insanı insanoğlunu nasıl”bir şekilde yönetiriz”planı için deyken”insanlıkta”başkalarının kurduğu düzene doğru yol alır”çünkü kolay yolu seçer”bu şekilde seçtirirler

Sonradan kurdukları düzen için de”nasıl yöneteceğiz”diye düşünmezler çünkü asırlar önce yapılan planı”soy ve huy”şekilde yol”alır aldırırlar”ve insanlıkta bir şey fark etme den yaşamaya devam eder.

İnsanlık için den”bir ses”hep aynı soruyu sorar”bu düzenden çıkış yolu varmı”diye bu içsel ruh bir arayış arar ve yaşamı birlikte hayatın anlamsız yüzüyle yaşarken gerçek leri görerek görsede”anlamsız yaşamında yüzleşir”ve günlük olaylar için de yaşar yaşatırlar.

Aynı anda karanlık”bir yol”belirir bu yol belirsiz bir şekilde önünde bir garip yaşama iter insan karanlığa yaklaştıkça yolunu daha net görmeye başlar.

İnsan derin bir şekilde zihninde düşünçelerinde o yolda ilerler ilerlerken “neden “sorusu peşinni bırakmaz.

Her adım çelişkiler le yüzleşir akl” çoklu zihindeki”düşünürlüğü yaşamını her anı hep meşgül eder düşünçeleriyle karşı yolda yürüyünleri de zihinleriyle meşgül ederken ve bazen de başka zihinleri meşgül olurkende herkez “bir çıkış yolu arar”bir yandan da hayatın anlamsız yüzüyle karşılaşır ve bu şekide  daha çok karanlığa giden yolu net görmeye başlar başlarlar başlatılır.

Artık yol boyunca insanlık çelişkler için de eksiklik”arar durur”boşlukları doldurmaya başlar başkaları da aynı şekilde doldurmaya başlar ama ruh artık hayatın yaşamın yükleri arasında sıkışır.

İnsanlık ne kadar uğraşsada”o boşluklar”hiç bir zaman tam dolmaz ayın bir bardaga ağzina kadar taş koysan da üstüne kum atsan da ve aynı bardaga su koysak da dolmaz işte o an”doyumsuzluk”başlar ve insanlıkta gene kendine sorar”huzur nerede barış ne diye arar anlamını bulamaz yoksa”maddi olan mı gerçek”dercesine” çarpraz da kalır sonuç hiç bir şekilde tutmaz.

Bu duruma durumlar cevap ararken fark etmedenen önemli şeyi unutur”var oluşunu” kendinde bu karanlık kapıya doğru giderken”neden sorusu”gittikçe hızlanır

İçsel ruhu ile de kendini karanlık kapıya varma dan”kendine”hep nerede nerede arar olur olurlar “her adım çelişkiler le yüzleşir “gittikçe de başkalarıda hep soru ile karşıla şır çelişkiler hem kendi hemde”soy huylarda”çelişkileri kendilerine göre artar.

Yaşam için de ilerler ilerledikçe de”içsel ruh”ile yaşam sıkıntılarını ortaya koyar o yol boyunca yaşamındaki boşluğu eksikliği hep arar aradıkca da dolmayanı doldurmaya başlar.

Her defasında da doldurmak iistesede tam istediğini dolduramaz bu şekilde doyum suzluğa doğru yol alır gene kendine sorar”huzur barış maddiği”ararken asıl”var oluşu” unutur”unuttuğu”gibi yaşamında insanlık için ne eksiklik yaptık der”bu rısklerin”neden nedenler sorusu başlar.

Artık insanlık ihtiyaclarını kölesi olmuş haline gelmişliğini görmeye başlar bu meşguli yet farkında olmasıyla başkalarına yaptıkları kendinde hayatın her anlamında ortaya çıktığını”bu karanlık yola girdiğini”artık ampülleri yavaşça aydınlamaya doğru zihnin de bu soruları arayarak insanlık zincirini içinde tutmaya zincirleri kopanları toplamasıy la aydınlık daha da artar ama yetmez.

Böylece insan insan olmayı adım adım farketrmeye başlar ve karanlık kapı yavaşça uzaklaşsada yola devam eder bir yandan da”soy huy lar”insanlığı bu karanlık yola zihinleri daha”çok çıkmaza itertler yönlendirirler”o kapının hemen önüne gelmeden kurtuldum desede önüne”çok inçe çizgiler belirler”ve zaman kaybettikce çizgiler hızla çoğalmaya başlar .

Artık o çizgiler artıkca”umut ümit “kaybolmasın diye çıkış var dercesine o kapıya kapıyı açmaya çalışır acacak ken ve karanlıktan daha kaaranlık içinden el eller anahtarı saklar”saklanan anahtar”ümit için ararış içinde bir çıkış için arar elleriyle ne varki”var olan” olduğunu bilsede ”son anahtarı”aramaya başlar çelişkili korkak ürkek bir şekilde”ne derler korkusu”için de bocalar.

İnsanlık bu gün her şeyin kölesi olmuş halde ihtiyacların ve yaşamanın zincire vurul muş etrafıni görmeden sadece bu günü ve yarını yakalamak için bu gün değerli madenlere yatırılan için de olan insanllık“bir yanda ölen insanlık”ve bu gün kan ve ölümden yatırım fırsat yatırımı yapanlar

Bilsinlerki yarına”umut ümit”hiç bir şeye değerlendirmeler  içinde olanlar saklanan anahtarı bulamaz”çünkü”olarda bu gün ölenlerle yarın ölecekler ve de zülüm yapanlar la arasında”fark yoktur”

Bugün değerli eşya alabilirler ama yarın yiyecek lokmaları yoksa değerli eşyalar ne işe yararı”bir kere daha düşünsünler”kan ve ölümle elde edilen maddiği değerler onlara soylarına zülüm olarak teçelli ederi o hızla çoğalan çizgiler haberdar etsede önceden”bu kaos son kaos”anahtarı zihinlerinde bilir halde yer alır

Önceden işte”huzur barış”var olma o anahtarın açacağı kapı arkasında“ anlayanlar” için bu gün yarının”geleceğeni net göstermekte olacaklarını bilirlerdi önceden haber dar edilişi o gün yapsalardı”huzur ve barışı”o anda bu dünya insanoğluna bırakılan” emaneti korurlardı insanlık için.

DİP NOT 31 03 2026

24 SAAT YAŞAYAN YARISI ÖLÜM UYKUSU  YAŞADIĞIMIZI BİLİYORDUK AMA UYKUDAYDIK 

Uyarı ve ikazda bu bile bir insanlık için hayırdır aldığınız havadaki oksijen le içinizdeki parçalanan hidrojenle doğal yaşantınızla enerjiyle yaşayacak yaşamak için de sade ce doğruyu  okuyup yazarak öğrenerek öğreterek cabasıyla ruh beden daha sağlıklı yaşamı da aldığınız her nefes ”karbondioksit yaptığınız alt yapıyla kimyanızı” değişti rmeyecek“gelecek nesillerinizi”yok etmeden geç kalınmadan” bu gün heç kalınmadan evet karar ne olursa olsun”bu yaşam yaşamlara zaman vereceksiniz. .

Karar vererek aslı yaşama gecerek sağlıklı yaşamı sececeksiniz karar hepimizin tercih ise senin vicdanın.

İşimizi işinizi maskeli şeytanlardan yolumuzu düşmanlardan kapımız nankörlerden uzak Olsun 

İnsanlar yaşantılarını”24 saat yaşayan sinekten”evrende az yaşadığını bilseydi hayat larını dolu ve başarılı olduğunu bilirdi “hak hukuk tanıyan töre kültür din bilim evrensel yaşam enerjisini çıplak ayakla bastığı toprak”kendi canı yandığı”gibi onun da”canı yandığı”hissedip yandığını bilseydi bu dünyada her şeylerini  paylaşırlardı.. her şey kapıda ama nafile geri dönüş yok

Sözcüklerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz“ dürüstlüğün kuralı yoktur sadece dürüst dür tarih kayıtlarında yazar anılır.”Her şeyi gören ve duyan “ odur ki ” 

Şeytandan sakınır “RABBİME” sığınırım."Göklerin ve yerin mülkü yalnız “Allah'ındır”. O diriltir ve öldürür.Sizin için "Allah'tan" başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır"

“Belki son ya sonra” 

Zaman içinde bitmeyen iş yarın olursa eğer daha erken bitecektir 

“Allah Tanrı de zikret”Saklı şifa Çoban 

Selcuk uysal 

Tarihler de ne saklı 10  21  27 03 2026

KÜRESEL HAKİMİYET”YENİ DÜNYA”İTTİFAKI”YER ALAN”DÜZENE HAZIR “OLMALISIN OLMAKTASIN”BAŞKA CARENİZDE YOK. 

 Yıl 2014-2018 Tarihte ne saklı bölümünden ve çoban derki, bölümlerinden kısa alıntılar”her ne zaman için de yaşıyorsan”geçmişten bu güne aynası”evrenin gizemi sahibi”insanoğluna yapılan kötülüklere karşı düşmanlara zafer sarhoşluğu içindey ken”baş aşağı çevirecek”biz gene nerede hata yaptık dercesine”bu sefer belki de”akıllanacaklar.

HER YER DE GÖR VE HER YER DE GÖRECEKSİN  

Sığınacak hiç bir şeyiniz yok sadece “var oluş” var eden “Oki “o her şeyi gören her şeyi duyan her oyunu zamanı gelince yerlerinden kalkmayacak şekilde yerle bir eden amaç palanları “her zaman bozan var olan güç “her an “ikazlar ve işaretlerler” içerikli ikaz eder ondan şunuda akıldan hiç çıkarmayın ki her şey görünen gibi değil görünen de her şeyde göründüğü gibi olmaz her an her saniye her bir işaret ise ikazlar ve böy le başlar bir varmış bir yokmuş

Tarihler ve kayıtlar yaşanmış tarihler de saklı bilgilerin olduğunu ve bu bilgilerin zamanla gün yüzüne çıkacağını belirtiyor asırlar tarihler ve yıllar geçmişin ve geleçegin nasıl şekillecegine dair” ipuçları sunuyor “olabilir yazanlar da çizenler de insanoğlunun hakimiyet sahip olma arzuları içermekte istekler kaos savaş bu güne kadar yaşanmış ve de durmaksızın yaşanaçak önümüzde ki tarihler sizçe insanoğlu nun “sahte maske” takarak gerçekleri saklayaçak mı.

Uzaklara yer yüzünün var oluşuna gitmeyelim “mö ms” koskoça bir bataklık bir aklın “gelişen zeka” var olan “buldum” diyen sonradan “pardon yanıldık diyenler” bulunan değil” insanoğluna verilen akıl ile keşfetmelerini sergilerler” oda gene bulanık suda derin girdaba insanoğlunun doyumsuz yapısı bir birlerinin karanlık tüne çekilişini sergiler insanoğlunun yaşamı. 

BAŞLAR KISA ZAMANDA HER İŞARETLER SİZLERE İKAZ 

Bu güne ve sonrasına yazılmayan sonralara ”işaretleri görmemek ve geleçek işaretleri görmemek ”bu gün sizlerin maddiği varlıklarda “dünya malına esir” olmanız dan yok olacaksınız sizleri “yoktan var etti “ve “yaşam varken de “sizleride yaşam tarzlarınız” dan yerle bir eder ve toprak olur 

İstediğin kadar güçlü ol istediğin kadar tekmoloji ile üstün ol istediğin kadar bilim içinde bilim adamların olsada istediğinkadar yüksek uzay kontrol binalar kursan da “bu esen uğultulu meltem rüzgarları” bir gün daha çok eserek ve de dev katil dalgalar la fırtınalı rüzgarlara dönüşerek ve uğultularla kısa zamanlarınıza yenik olacaksınız. 

Sadece senin ihtiyacın aldığın nefesin kadar sadakan “var olan güç” sadece “Allah Tanrı de zikret” ile her bir gün yeni doğuş sadakan olacak ve de ihtiyacını doğrulukla karşılayacak “son sonlar” ise kim kimler kimse ise elinde ki “güç kadar” kimsede kayin “değil“ kehanetler “hiç değil “gerçek gerçeklerin” ise gücün kadar yerini alacak bir duvarda onu koruyacak şekil de “güçü” var olacak.

Dünya bir kaosun yeri hepkes gözleri aç ve“yarı tanrı modeli almış”şekilde birli ikili ve çoklu arasında süre gelen çelişkiler çekişmeler ve çatışmalar için de fırsatcı garnizon devlet deneçek birilerinı de arka perde de destekleyerek hem fırsat hem de biri savun ma biride savaşı körüklerken güçlü devlette güçüyle ben hakim olaçam diyen dünya ya hem kral hem de yarı tanrı olaçam diyerek dünyaı parsel parsel alevler ateşler için de bırakan bir akıl yapı ile karşı karşı karşı karşıya kalmış hali yer alır bu gün endişe için de kalmış insanlık durdurulamaz şekli alarak bu durumlarıda”her an saniye saatler gün aylar ve yılar asırlar”bir aksiyon fillim gibi izler.izletilir izlenir.

Artık karma karışık”kendi içlerinde bile”uzlaşamayan yapı ile karşı karşıya içerdeki uzlaşılamayan ve yüz kızartıcı ve ya yok öyle olmaz olamaz”kabarık dosyalar kaba rık”ya bu dünya kaosu galibiyeti için planlar içine alınan alabilmek için ve tek taraflı uzlaşmaya girişmeyen savaş planları ile dosyalar

Savunması  güçsüs zayıf ülkelere yapılacak olan kışkırtmalar ülke ülkeleri kaosa çeviren fitneler için de bir birini kırdıran yapılar onlar ile bir çalışan sen yap arkanda yız diyen maskeliler ve hariçi garnizon karakol istedikleri zaman kanan kandırılanları piyon gibi süren yapılar ve savaşırken bile uzlaşamayan güçler  karşısında sıkı örülmüş duvar çıktığında ne yapaçağanı bilmeyen ve de güçlüğyüm diyerek her teknoloj,ii kullansa da ila galibiyet isteyen yapılar hep karşısında olaçak ülkelerin.

Birli ve ikili kısımda başka güçler “su dokeceğine sonmeyen yunan ateşı dökerek”ve ya döktüirerek”sahteler sahte oyunlar içerikli “bir birleirini kaosa çevirerek kendilerinin ayrıca”soysuz dosyalarını”kapadabilmek kendi halkına”ideoloji hikayeler masallar”için de”sahte kahraman filimin jönü olarak”sahneden ödül almak için hen ülkeyi hemde bölgesel hem de dünyayı ateşe ataçak bir yaratıkla karşı karşıya.kalaçak dünya.

Artık küresel karşı karşıya kalarak çok katmanlı anlaşabilme uzlaşmayı tartışmaların ortasında olsada gene anlaşılamayan”her kes kedilerine keser olmakta “oluşu ve “ideolojileri benim ideolojilerim”yer alsın diyerek her yere kendi ismini yer almasını isteyen ruh akıl akıllar”yer alırken”diğer insanlık artık”biz nerdeyiz”hangi zamandayız dercesine gene her yapılan gibi insanlık ta yaşamak yaşaya bilmek için nefsin yoluna koşarak hiç bir zaman da birlik beraberlik yolunda olamayaçak ve yaratıklar bu sefer de nefis yolunda koşanlarıda hepsini bir kördüğüme zinçire bağlayaçak artık insanlık hiç bir zaman direniş ve eylem yapamayaçak halde köle olarak yolunda zaman asırlar sonra yer alacak.

Zaman çıkmazı çıkmakta oluşu sorusunu soramaz sorgulayamaz “hale getirerek” daha derin”bir kaosa sürüklerken hem girdap hemde dev katil dalgalar” arasında kalmış hem ülkeler hemde ülkelerde yaşayan insanlık filimin ortasında şimdiden filimin sonunu görmek için zamanı iple cekmekte.

Filim”çıkmaz kalışı”ve “bu senaryoları yazanlar da” filimin sonunu kendilerine göre biteceğini zannedenler”onlarda”biz bu filim böyle sonu değildi sonu derçesine şaşkın şaşkın oluşları yer alırken”filim koptu derçesine“arasıra filimi reklam arası gibi ara verirler”bu arada”ise gene arada”pireler keneler”ateşli kıvılcımlar ısırıkları insanlığı aralar da bile canını açıtır”kaos”reklam dinlemez.kaosu hep sürükleyen keneler artık toplu alanlarda insanoğluna”pire”gibi”kenelerde”şekil değişir ziplarlar yayılır.

Filimin devamlarını okumak isterseniz bölümlerde yer almakta bu böyle devam ederse bilin filimin yazılan senaryo sayfaları “yartanı”gizzemli atmosfer fırtınalarıyla yazılan sayfaları siler atar.

Bu dünya ve yaşam”çakal tilki pire kene kötü mahlugatlar”için de “buları yok edecek” arılar ateş böçekleri uğur böçekler de”yer eti faydalı böçekler de”gönderildi aynı insan ırkına virüsler den korunmak için”bağışıklık”gönderildiği gibi bazıları iki ayaklı bazıları kanatlı bazıları çok ayaklı.bazen de“iman inaç”yürek güçüyle bitmeyen jarjorler bazen de bedene beton duvar gibi güç verdi “var git şimdi”inanmayanlar olursa eğer avlayan köpeğe dik dur”anlarsın”ısıracak köpek hırlamaz sadece yapabildiği dışlerini göstertir yeter ki kaçma.

Bu gün şeytanların” tilkiler çakallar oyunu”yarının çıplak kral güçlerlere”esir olmamak için ve gelecekte”söleyip yazdığım”varanlar bölümünde 12 /2024 den başlayarak 2028 2032 yıllarındaki güçler için de”garnizon devletler karakollar”kanan kandıran kandırılan”sahte gladratörler”kan emen ölüm tarlaları ve de kan gölüne gene geçmiş  te ölüm tarlaları ve bu gün çevrilmiş ve yarın çevrilecek bu güne gelecekte”esir olma mak”için ve de geçmişten gelerek”bazı nefise gömülmüş doyumsuz saltanat”artık bu utanc veren”halkını insanlığı düşünen toplumlar”bu yüz kızartan olmayan olmayacak olmayacak şekilde yer alması gerekir.

Onursuz baş eyen ettek öpen ve gene yarınlara eyilip bükümemek için bilin ki her”an gün ay yıl asır”için de bu gün güçlere karşı yerine gene bu günden yarınlara ülkelerin anlaşabildiği komşularıyla”ittifak yapmalarıyla”zaman yasasında ve donmeye devam eden dönüşüm yasasıyla da evrenin gerçek yasasıyla”akıl ülke ittifaklar”bu günün gelecek asırlarda”güçlere karşı”ülkeler ittifakı zamanı yer alması gerekir.

Bitmeyen silah“güç insanlıktır inanç ve iman”ile insanlık “yaratanın insanoğlunu” yaşatır ve evrenin yasası için de”emaneti emanetleri “bu yaşam dünyasında korur.

İttifakla güçlüle ülkeler yer alır ken küresel hakimiyeti güçüde elinde tutar ama şeytan lar her zaman bu kurulan ittifaklarıda yıkmaya çalışır“gene savunma”sadece“bir duvar onu koruyan kadar güçlü kılar”asla yıkılamaz”ittifak sırrı”vermedikçe sahada hep eşit kalır.

Unutmayan güçlünün ve düşmanın tek korkusu”bir ucan kuştan korkmazlar sürü halinde uçan kuşlardan korkarlar yanı insanlık topluluk halinde olmasından ve hepimiz olduğun dan korkar işte ondan dolayıda ülkeleri parçalamak için fitme salarak kralık saltanat teklif ederler ve kandırılanlar da kanan çark dişli olarak kullanırken kananlar da gene içten kandırarak kananları piyon olarak kullanır ve zinçir bu şekilde devam ettirilir

Bu gün yaşadıklarınız gelecekte ise teknolojinin getirdiği et kemikten oluşan robot aklı yıkanmış yeni argoritmalarla görünmeyen zinçirlerle pranga takılmış şekilde saat ve zamana göre çalışan köle olarak ve de gelecek nesilleriniz”bu günün yarının” çıkardık  ları kendilerine göre”zaman yasasında”esaret olarak yaşar yaşatılırsınız..

Peki ya sonrayı”kaldır”artık”anlayan anlar”

Allah Tanrı de zikret Saklı-şifa

Çoban Selcuk uysal  

Tarihler de ne saklı 10  20  26 03 2026 

BİR  DE GENEL SORU ŞUNU BUNU DEĞİL EVREN İN YASASININ GALAKSİDE DÜNYA İNSANINA MANİFESTOSUNA BAKALIM

SEÇ KATOGORİSİ BELKİ SORU VE ÇEVAP ŞU

Bu bir kaos değil”bu kaos üzerine”kurulmuş bir düzen

Sana tarf ol diyorlar”çünkü”düşünen insan tehlikeli olduğunu biliyorlar

Bir bağırıyor”ben haklıyım ben çıplak kralım ”diğeri ağlıyor”ben mağdurum”her ikiside seni”kaos”için de kulanıyor kullanıyor kullanılıyor

Sen seçtiğini sanıyorsun ama sana sadece seçenek”kaos”sunuluyor

Zihnin yorgunsa sorgulayamazsın”bu kaosu”sorgulamazsan yönetilirsin ve bu şekilde yer alıyor

Çekişmeler tesadüf değil krizler tasadüf değil”bu kaos hepsi dikkatını dağıtmak”için seni kaybetmemek için yanı çarkları dişlilerini aparak olarak yaşatmak için aparatlar yaşamak için yatırıma” onlarda yani görünmeyenler ”senin yatırımınla kazanma yolunda hem de yok edilme yolunda.

Gerçek gerçekler hep ordaydı ama sen”hep  meşgul hem de kaosun”çekim güçün deydin

Bil ya bu kaosları net görürsün ya da bu kaoslarda dişli olarak kullanılırsın.

Bu bir kaos değil bu dişliler kaosun düzeni çalıştırmak

Sana düşünmeyi değil”taraf olmayı”öğretirler

Sen seçtiğini sanıyorsun aslında”seçtiriliyorsun”

Zihnin yorulduğu anda”kontrol”başlar

Ya görürsün ya da dişli olarak kullanılırsın

ORTASI YOK MU

Kısa ve net söyleyeyi”evet bir şey var olabilir”ama her kes aynı şeyi anlaya bilmeli ve ya yakın düşünçe olarak yer almalı.

Güçlü bir niyet var olursa şu adlandırılan karmaşa kargaşaya göz atmalı düşünmeli..

Kaos ve güç neden bu mücadelesi de insanlık üzerinde yer almakta.

İnsanlığın”yönünü yönlendirilmeyi yönlendirmeyi”neden kaybettirmekteler

İdeolojik çatışmalar ve bu manipülasyonlar  nedeni bulmak

BU DURUMDA

Saldıran içsel ruh ve savunan içssel ruhu bir empati yaparak farkındalık eksikliği bulmak bularak”uyanış ve ya sorgulama”çağrısı ile yaşam dünyası içinde”en büyük halk kitlesiyle”bu kaosu bozmak.

Yani bilmektedir ki işin aslı”insanlık karmaşık kördüğümün”den kurtarmak için ve de “gözle görünmeyenleri”arka perdesini okuyabilmek ve bu oyunu bozmak ve görünme yen kişilerin yönünü kaybetmesini sağlamak bunu fark edebiliyorsan "uyan uyan"dır.

Bura da kırıtık bir nokta var neden herkes aynı şekilde”anlaya bilmesi”evet şu  an çok yoğun bir çok fikirler üst üste gelebilir”soyut ve somut”için de”yer almak”uzun cümler ler ve tartışmalar ve engeller çıkartılabilir ve”bu ortamda engeller olur  

Bu kaosu kelimeleri ve”çıkarttılanları bilmek”ve engeller yönetiçiler tarafından engelle nir ve”bu açık bir kılavuz şekli”alır

Çünkü kaosu yönetenler her kapıya maymuncuk ile”açar açtırır”ve buşekilde her kapı açılır kurtlanmış çürümüş sistemi ve ünsürlar tarafından"açılır açtırılır"açılmasın diye her”dünya birey insanı yapılanı okuması ve okutulması”için benimseyerek hissiyetı alırken mesajlar net yakalamasını sağlamak”biz nereye ve neden  karanlık dehlize itiliyoruz”düşünmesi ve yaşamı nereye gittiğini bu yaşananlarla “enpati”ile benimseme si lazım ki var oluş” huzura barışa”yürümesini sağlayarak çürümüş sistemi bertaraf etmesini sağlamak.

Güçlü tarafa değil”en güçlü insan ırkını” bilmesi ve içsel ruh ile duygusunu dışa vurması içinde bir uyanış çağrısı yapması okurken rahatsızlık vermeden ve sorgula ma hissi”uyanması uyandırrılması”bu hem kendi hem de insanlık için değerli çünkü birlik her zaman başarısızlıktan başarıya ulaşmasını sağlar aynı gemide eşit çekilen kürekler gibi.

Bu da her kese baskı olmadan daha  çok güçlü olmak için kullanılan kelimeler netleş meli bazı”somut  soyut”cümlerler netleşmeli bazı soyut ifadeler somutlaştırılmalı oku yucu ve”birifiklerde toplantılar da yorumları”tek amaça”barışa huzura“saldırılara“özbir lik için de”dünya insanoğluna”kendine yapılan gibi hisetmek hissettirmek ve empati hisiyle de “evrenin gerçek yasasını”vermeli verilmeli.

BU UYARI  ANLAMI DEĞİL İÇSEL RUH UYANIŞI VE YÜZLEŞME METNİ

Dünya bir kaosun için de değil  kaos bilinçli olarak büyütülen tek hakimiyetlik bir alan saha .olarak büyütülüyor olması..

Sana sunulan taraflı”görsel ve söyleşiler”ve de taraflara sunulan her tartışma her karşıtlık için de“her taraf ol çağrısı”seni gerçek düşünmekten uzaklaştırmak için kurulmuş bir düzenleme düzen yer aldırıldığını bilmek.

İkili yapılar ve çoklu yapılar ve ya groplar ideolojilerini yer ederek”çarkın dişlilerini” bir kaos zinçiri için de insanlığı kullanan “kurulan düzen düzenin“hepside dünyayı parça lamak ve parçalıyanların da”tek ırk”yapabilmek hepsi”bir birine oyun eden”oyunların için de”oyunun“farklı farklı”yüzleri.

Biri“ben bilirim diyen birileride timsah göz yaşlarıyla ağlar diyeri ben mağdurum diye ağlar sıslar”sen ise seçim yaptığını sanırsın”ama gerçek şu”sen seçmiyorsun sen groplarda seçtiriliyorsun”kutuplu çok kutuplu yola itiliyorsun bile bilmek.

İnsanlık birbirine çarpıştırılan kutuplar fikirler fikirlerin kışkırtılan toplumların ve bitme yen tartışmaların için de yavaş yavaş yönünü kaybettirilerek için en tehlikeli”bunu bunları”fark ettirmeden ettirmeden karanlık dehlizlerde itilerek yok oluyorsun bilmek.

Böylelikle sistem sana gerçeği değil”hem tepki vermeyi hemde endişe korku verme ye verilmeye hem öğretiliyor

Hem de beyinler yıkanıyor.işte böylelikle düşünmeni düşündürülmeyi değil”taraf olmaya dayatıyor”bu şekilde”din dil ırk”ayrışma yoluna itiyor.

Böyleçe düşünçeler çelişiyor davranışlar tutarsızlaşıyor insan kendi için de parçalanı yor ve sen hala bunun “doğal “olduğunu sanıyorsun”asıl öyle değil”evrensel”yapı bu bir dizay ve bir düzen üzerin de”bir dönüşüm ve zaman yasasında”ve de her defasın da geçmişler”ders ve bu gün sınav”olduğunu hatırlatmakta bu da insanın kontrol biçi mi dengesini sağlamakta.

Seni yoran”zihinni bulanıklaştıran gerçeği belirsizleştiren”her şey seni daha kolay yönetilebilir hale getirmek için yapılan”dünya nefsini kaybetme korkusu”yaşatılmakta olduğundan her insanın beynine aşılanıyor “mesela” bir yorum dinlerken“zit tit reklam” verilen verilirken bir önceki yorumdan sonra “bir önçesinde sonrasında “insanlık ateş altındayken kan gölüne çevrilirken”o reklamı”izlemekle ne düşünüyorsun”bilki sorgula yan”insan en kolay yöneltilen insan modeli oluyor bunu çok iyi bilmekteler”bu şekilde beyinler yıkanıyor ama gerçek arka perde de oyunlar oyunu  içinde olurları fark edebil mek.

Sen bu düzenin parçasınısın yada farkına varmayan”başlalayanlardan mı”bilki ikisi aynı anda olamaz.umutma ki bedenine”batan kıymık”bile zamanla dışarı atılır gerçek te böyledir.

Bastırılır bazı oyunlar gizlenir ama yok edilemez”er yada geç ortaya çıkar”soru ve çevap bulmak için gene soru yalan küresel ideolojisin de yüzülür

Sen bu yaşamla gerçekten yüzleşeçek misin yoksa”görünmeyenlerin çıkardığı dönüşüm yasasında” kaosun içinde sürüklenmeye devam mi edeceksin bu nu aklından çıkarma.

Beklemek bir seçimdir sessiz kalmak da ama her seçim bir sonuca”hizmet eder”artık karar vermek zorundasın”evrenin dönüşüm yasasında ya uyanırsın”yada yönlendiril meye görünmeyenlerin”dönüşüm yasasında”dönerken girdaplara çekilir o karanlık dehlizde devam edersin.

“HER ŞEYİ HATIRLA VE SORGULA UYAN”

Dip not”ya uyan ya da susarak”nefsinin “köle zinçirli kölesi ol”bu çıkartılan kaos”bir kurulmuş eski ideolojilere uzerinde”bir çarkın eksik olan dişlerinde”yer almanı sağlayan bir düzen içinde”kanan kandırılan”için de yer al.

Sana zaman içinde seçenek sunduklarını sanıyorsan”yalan”üzerine kurulmuş patolojik ve pisikolojik ruh ve hastalıklı virüs içinde yaşamak için yerini al.

Bil saldırılar düzenek sana her zaman”taraf seçtirirler”sana lüks huzur barış sunarken ve bunları düşünüyorsan”hayır”yanılıyorsun bil senden aldıkları tepkiler den ve tepki veriyorsan ona göre davranış alırlar 

Kötü karşı tepki veriyorsan”çekilir”yok vermiyorsan bir yandan”timsah göz yaşlarıyla mağdurum”diyerek sana bile saldırırlar”yanı”bir yerden korkarak kaçtığın ve ya çekim serkalarak”hep üstüne üstüne gelirler”bil sadece sadece taraf seçtirmek.

İşte kaosu çıkartanlar kaosun değişik başlangıçları içeren sebepler hep bir çendere şekli alır

Bu kadar basit olan çelişkiler tartışmalar ve kirizler o çenderenin için de yer alır hiç bir tesadüf değil hepsi”seni meşgul etmek”için gerçekleri görme diye bir kaos zinçiri de yer alırsın ve kördüğümle bağlanırsın.

Bil kim durduracak dersin”ve ya”kim kurtaracak dersin yok kimse gelmeyecek”yaratan akıl”düşünce zihin mantik yaşam için”mücizevi dünya verdiği”halde ve yaşamak için “bir kafatası”için de”beyin verdi”için de deta içine”çıkış yolu çippi yükledi”ve hala ne bekliyorsun diye de”birlik beraberlik”yaşamanız için de”dil ve tültür ahlak sevgi saygı yer ettirdi”bir de üstüne şeytanı virüslere karşıda”bağışıklık”verdi sizden önçekilere de ve sonra geleçeklere de daha sonrakilere de ve”sen hala ne bekliyorsun”birinin gelip uyandırılmasınımı”yok öyle”ya kendine gelirsin ya da böyle gelmiş böyle gidersin ağla ma çırpınma çırpınacaksan”detaya yüklü”var olmanı”çözmen”kafi.    

Peki ya sonrayı kaldır”zikret hatırla”içindeki dengeyi bul

Allah Tanrı de zikret Saklı-şifa

Çoban Selcuk uysal  

Tarihler de ne saklı 10  19  24 03 2026

DÜNYADA İNSANLIK KENDİNİ İSPATLAMASI

Bu dünyada bazı insan ırkı akıl dengesi sarsılmış zihinsel melekleri yitip gitmiş bir halin içinde doğar “geçmişten ve geçmişinden  taşınan yoğun” birikintiler özellikle doğuştan bazı zaman içinde 65 yaş ve sonrasıda zamanın içinde”katman katman” çözülür “kişi kişiler günün her saatinde başka bir yaşamın eşiğinde adım atar illzyonla yaşar

Bu bazı zaman için de başlanğıcı”birlikte ki yaşamı”geçmişin kronik hastalığından bu günün” içinde birikmiş”yükleri ve o günün ve bu günün başarısızlığının doğurduğu stres akıl hastalığı ve zayıflığıyla birleşir önceki anı hatırlayabilmek için“o anın içinde bir yalan kurar kurulur”saniyelik bir çabayla düşünce gücü toparlanır”fakat”bu kez bir önceki unutulur ve bir diğeri başlar”dil akıl”ayrı çalışırken bedeni iyi kullanır

Karşısındaki”insanlar da başarılı gördüklerini”bu zihniyetin zincirine bağlanırr aklı melekeleri yerinde olmayanların geleçekte endişeleri de artar ve”duydukları ve duyacakları”kendi ifadelerinde toplanarak kendileri ve  toplumlarını”cehennemin” kapıları aralar

Oysa”evrenin yasası”doğüşta bu aklı melekeleri olmayanları vakalar”doğumdan yaşama yaşamından ölüme kadar”aklın yokluğuyla”tuhaf biçimde yaşamaya yer alırken aslında ”bir cennet kapısına da”yakın durur”

Bazı ırklar çıkar fırsat arar ezelden beri beyinleri yıkanmış kişiler “ellerine geçtiğini güçleri”aslında sandıkları”sahte güçle”deliliğin gölgesinde insanı”sosyal izolasyon”ile sahte güç güçüyle insanlık yaşamı”bir kan gölüne çevirmeyi”ve bu sapkınlıkla” cenne te ulaşmayı münkün sanırlar”geçmişten gelen yaşamı ve o gün bu günkü gibi kaosa çevirenler”o asırda masun zülüm içinde yaşayanlar”hep  bu günlere hatırlatsalar da” bu gün o günkü”yaşamlar yaşayanlar ”beyni yıkanmış”ları yazılsada izler izleri huy huydan vazgeçmeyen ruh yapıları hep bir  travlamalar için de korku içi öylesine derindir ki”bir yalan makinesi”bile şaşar şaşırtılar.

Böylece insanlığın”kimyası bozulur”kendilerince çıkar yasası ile”kendi dengeleri  kayar” asıl ruh yapıları da kayar”hafıza ve karar alma zayıflar”sadece kendi çevrelerini değil tüm insanlığı etkileyen”bir akıl karmaşası”zinçiri kördüğüm olur ve bu her iki tarafta kin nefretlerini kusar ve gittikçe karşı karafları da kin nefret virüsü bulaştırır artık bu da atmosferdeki sirüs e ulaşarak insanlığın nefesi alış verişiyle yayılır sanki “don kişot yel değirmelerine saldırısı gibi artık ”yeniden yazılır başlar ama bu kez tüm insanlık bir yel değirmenine dönüşür.

BELKİ DE SORU ŞUDUR

Bir kaosta”birli ikili çoklu çelişme çekiştirme çekişmele”çıkar fırsat oluşu karmaşık veya kendi araların da anlaşılmayan tek taraflı ve kendi aralarında çoklu tartışmalı dosyalar ve her ikisin illa”benim ideolojim”olaçak şekli yer alırken bu sefer çoklu biz nerdeyiz derçesine insanlığı karmaşık çatışmalı kaos derinliklerine iterler

Artık kendi araların da düşünce söz veya eylemleriyle birbirleriyle zıt hamleler yapar ve arka tarafların da”bu ikili den hariç bu ikili gruba ve daha fazlası ”dahil olmasıyla insanlığı dışlayan ifadeler olması bu iki karmaşık”küresel güç sahiplenmek ve de kaybetmemek”için atılan ve geçmişten gelen”fikrin fikirlerin”bu gerçek yasasına uymayan”kendilerin yasasında ortaya çıkan uyumsuz ve akıl olmayan mantıksızlık içerikli için de her ikisi ayrı bir akıl yoluna geçer çoklularda kendi araların da güç kurmak için kümeli koloni kurarlar.

Biri ben her şeyi bilirim yaparım derken biri de timsah göz yaşlarıyla mağdurum çaresisin deyip diğerleride didişmelerden çaresiz kalanlarda çoklu ve her ikiside başkalarını”da bir birine birbirlerine çakıştıran”bir kaos yer ederler hepsi bir tezgah ve yaptıkları işte tutarsız mağdurumu işleyerek diyerek toplumları toplumların içlerine tüm sahte oyunları kostebek gib” tilki çakal oyunlarıyla”ülkeleri ve kişileri kışkırtarak yapacaklarını kılavuz şekilde kapıları maymuncuk anahtarıyla kaosu açarlar ve yapar lar.

Artık çekişmeli”ikili ve çoklu düşünceler”kendi ifadeleri veya davranışları davranışın bir birlerine zit ve tutarsız olmasıyla gene uyuşmayan yönleri hep çıkar fırsat içinde gene mantıksız düşüncelere dalarlar  artık kendi içlerinde çürümeler uyuşmazlılklar fikirleri ele alınan kullanımları tutarsız oluşundasn genelikle o an için belirtisiz  yaşar lar

İçlerinde bazıları kendi çabalarıyla engel olmaya kaksada genel ifadeyle o kişilere de ikili çoklu kişiler arka perdelerinde tutarsız damgasın vurarak ikili üçlü çoklu maskeli balo halinde duruma göre farklı davranış şekileri davranışları da bilinçsel ruh yapıla rında çelişki yaşayarak yaşayan birey halinde ifasdeleri yer alır.

Belki yaşamları sorun ise”ikili çoklu”kaos ve tüm çekişmeler tarafların sürekli çatışma anlaşmazlık ve de düzensiz yaşamalarını sağlayan ve de”hiç görünmeyen ikili çoklu hariçin de”uzlaşmaları zorlayan bedenlerin için de kitlenmiş”ağır metaller toksinler ile insanlığın”kimyası bozulması için”yüksek firagas yayan”bir harçin de ise insan görü nümlü içlerine iblisin şeytanın girişleriyle hal ve davranış bozukluğu olan insanoğlu nun için de”beyinleri yıkanmış illüzyonlarında”yaşayan görünümlerin oluşudur

Bunlar kendi aralarında bile kendilerini ikna edemeyen berlirsiz ve huzursuz  huzur suzluk yaratan küresel dünya omurgasıyla yeni yapı inşasına başlamak üzere olan “adım adım parsel ada kapma”bir çekişme süreçidir.

Ne varkı bedene bir kıymık batsada beden çerhahsız zaman içinde atar”acı bir gün acı bir ay acı bir yılda”sürse sonunda”evrenin dengesi”hep sağlam yaratılış”bedeni ayakta tutar”ama gene insanlık anlamaz insanoğlu tekrar kaos zülümlere ve acılara yer açar.

İşte aklı gelir gider hep yeniden yerine birini bekler yoksa hep mi bekleyeceksin?

Yaşam sadece kaos mu kalacak?

Peki ya sonra !!!

”Allah Tanrı de zikret”Saklı şifa Çoban

Selcuk uysal

 

Tarihler de ne saklı 10  18  22 03 2026

KİM YALAN SÖYLER KİMLER YALAN SÖYLÜYOR KİM KİMLER YALANA ORTAK OLUYOR

Başarısızlığın başarılı olmasını istercesine “yalan söyler”kim yalan söyler gene halkını başarısızlığını başarılı olduğu için de söyleyen sonu olmayan yalan söyler  bu alan için de söyleyene de inarak inandıkları yalanı onlarda bir birine yalan söyler bu  da çıkar illüzyonu senaryosu yalana kurulmuş  düzen bir sonu”atmosferde ki sirüs” kendi gördükleri “bir serap şeklinde siület” için de akıl ruh için de yalan söyler

Çok rahat yalan söyleyen kişiler ruh bulutunda patolojik yalancılık ruhu kendine ve başkalarına”virüs ü sirüs”içine aşılar.

Bu kişiler belirgin bir çıkar gözetmeksisiz fantastik hikayeler yazar bazen de bu güne kadar masal başlıkları alınır geri kalanı illüzyom içimde ruhen yazarlar yazdıkları yazılım uydurula rak kendi yalanlarına inandırabilirler gene de öz güveneksikliği çocukluk tranvaları akıl trans forleri büyüdükçe işlevini yitirir yenilemek için yalan söylemeye başlarlar biraz da şarz edebilmek için de ilgi çekmek arzu su gibi nedenlerle bu davranışa davranış aparatlara yönelirler.

Bu yalan söyleme hastalığı yani petolojik yalan söylemenin alışkanlık haline gelmesi bazi menfaatlarının kaybolmasın diye mızıkcılık yalanı söyler her türlü yalana açık bir ruh yapısıyla ve de durumu psikiyatride mitomanolarak adlandırılan ve bu belirtiliyle sahip kişilere pisikoloji ruh yapısı daha da ilerigitmesine sebep olur bu kişilerin yalanı inandıra bilmek için “biğ patlama” derecesine gelir “bu da önüne geçilmez” bu da geri dönüş olmaz.

Bu vakalar kontrolden çıkmış bir yandan da etrafındaki çıkar firsatcı  kişiler de bu kronik vakadan kontrol edilemez şekli alır içlerin de ki korku hep içinde ki var oluş ruh başkaların ve içinde kiş ruh dürtüleri yalan söylemeye devam eder bu onların kurtuluşu gibi yer alır bu oluşum içinde ki korkularını yok etmek için gene durmadan yalan söylemeye  söylemeye alışkanlığına sahip kişi halini alır

Bu kişiler yalanı bir yaşam tarzı haline getirir ilgi çekmek mağdur görünek veya kendini daha önemli hissetmek için abartılı hikayeler kurgular için de”ülkelerin için de de kıvılçım ateşle yen”yalancılar da yanı”patolojik yalan söyleyen ruhlar da”çıkar fırsat için de yalan söyleyen çarklar da zinçir halkası halinde ülke içlerinde vatan hainleri fırsat çıkar için de yalan söyler onlarda görünen illüzyon için de figüran rollerine söyünürlar bu yalanlar jendini önemli hissettirmek için abartılı başı var olan hikayeyide içini kendileri yazmak için kurgular yalanları genellikle karmaşık tutarsız halde yer alırlar.

Bazen yalan makineleri başkalarını koruma amacıyla söylenen yalan kendilerini daha iyi hissetmek için ve de o anı geçiştirmek için  bazen de ilacı kalmayınca ve veya yetersiz kaldığında yalan söyleyerek iyi hissetmesini kendi ruhlarını rahat etmek için sağlamak için yalan söyler ve bazen de ülkenin sosyal uyumunu korumak için dile ne gelirse ve kelimeleri boşluk olan çümleleri dile getireni yalan  olarak söyler.

Tarihsel ve toplums alaçıdan “en büyük yalan” genellikle toplumları yönetmek için kullanılan büyük yalan bir propaganda ve ya cinsiyet ırk din ayrımcıulığı ezelden beri gelen köklü eşitsizlik meşrulaştıran gözükmeyen ama yönlendiren patolojik ruh yapıları sağlam olmayan illüzyonların kurgusu kurguları kuranlar da yer alır

Bu da dünya da fırsatcı insan ırkı için den bazıları da yalan söyleyerek her şey yoluna gireçek diye ve ya ben hiç yakan söylemen diye telafüz eden ifadeler için de insanlar da kendilerini rahatlatmak için de bu sefer kendine de patolojik hastalığ viirüs olarak ulaşarak çoğalan yalan çarklart için de en büyük yalan için de çarkın dişleri arasında aparat olarak yer alır artık bu da en büyük yalanların için de patolojik hastalığına yer alır.

Bu tür hastalar sonradan kendileri ruh yapılarında şekilsiz hal alırlar bu hallerini göremezler içlerinde ki acı ve azap savaşına başlar işte bu hal içi ve dışı belirsiz halde bırakır kendini hiç fark edemez artık”iki yüz bazen de başkaları üç maymun şekili alarak” kendileri kendi için de kutuçuklar  halinde  gene onlarda içiçe savaşır çünkü içleri”azap için de ateş” gibi yanar yanarlar.

Var olan bir dünya bir mücize dünya sahibi ve evrenin yasası zaman ve dönüşüm yasası vr bu yasalara karşı gelen insanoğlu ilk yalanı dünya ve insanoğlu nefisi kendi için ilk yalanı öğrendi ki yalanın ilki nefsin için de iblis şeytan ların yer alması ve bu yaşamda ise gözle görünmeyen dünyayı yönetmek için ve yarı tanrı mödeli geliştiren iblisler var olaçak bu yaşadıklarınız“geçmişte ve bu gün ve gelecekte”hep yaşayacak sınız sonra vay vay ki vay dünyanın haline!!!

Allah Tanrı de zikret Saklı şifa Çoban

Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  17  19 03 2026

HER ŞEY BİLE  BİLİNİRKEN !!!

SAVAŞ”VİRÜSLERİ”SANTRACIN HAMLE OYUNU “HER YÖNDEN KAZANA BİLMEK”İÇİN DERİN DÜŞÜNCELERİNİ ORTAYA SERGİLER

Mizah ve filozof şeklin de “yazılım konuşma anlatım” bir akılda kalan “espirili sözlerin” akıl da kalıcı“raptiyesi” yer alır “düşünebilen akılda anlamak isteyenlere”

Sahte güçünü “hala güçlüyüm imajinda ve de arkasını yaslayanlar”bu oyunu oyunları sergiler”oyuncu oyuncuların”küresel hakimiyetlerini kaybetmemek için yeni taktik senaryosu hazırlayarak“kaybedeceğeni anlayan ve de arkalarda gözükmeyenler” hem üç maymunu hemde maymuncuk olarak ucu açık şekilde hamle oyunları yeni savaş  strateji virüsleri sergiler bu da”dünyayı tehtih edilen sözler”içerir endişe tedir ginlik kaosu çıkartarak ilerler

Çünkü kendilerini iki dağlar arasında iki üç sürüyü güdemeyenler” kendilerini çoban görürler ve çobanı olmayan dünya sürülerini kör kuyuya iterler.

Bu her zaman ve her yüz yılda kendi toplumunu  bile tek ırk olacak şekilde sürüleri yok ederek düşündükleri amaç ve plana göre oturdukları yerden ”oturmuş”pusuda sisli bir ortam arar bu da“yaralanmış sürü ve sürüler ”avcının hedefinde olan caresiz şekilde kurtarılmayı bekler bekleyiş bir yandan da savunmak için amansız mücadele eder ama”her gene de sürü merası su havzası için sürü birlikte ateşe atar çünkü yaşamları yaşayaçakları alandır yok olaçaklarını bildikleri halde kendi kendilerini sürüsünü  bile yok edebilecek “kırık ok “hamlesi için de savunmaya geçer.

Saldıranda saldırtan da içlerinişeytanı ve de menfaatları vede illüzyonların içinde plan amaç için de çakallar ve tilki oyunlarıyla sürü sürülere saldırır “saldırıya maruz kalan sürüler de” başka çare yok caresiz şekilde”ya var yada yok”misali hem savunma hem de misilleme saldırıya geçer başka kurtuluş yok düşünür.

Diğer kişi kişiler de kendi”ideolojisi”için de hayalleri illüzyonlarına inandıkları inandırıl dıkları çakallar ve tilkiler tilki oyunlarıyla diğer kan emmek için sırada bekleyen şeyta nı ruhlarıda içine alarak saldıranlar her şeyi göze alır

Artık yeni “değişik strateji hamlesine girerler”her tarafa kendisini ve tek ırk şeytanı “sürüsünü de kendi kuracakları kurdurulacak arzu için de illüzyon ideoloji jeopolik düşünceler için”ve diğer“ideolojiler bahaneler için de saldıran da hem kendi hemde düşünülen fırsat ve çıkarı”için para servet yer altı zenginliklerini kazanmak ve de sürülerin merasını ve su havzasını elde etmek ve kazana bilmek için”akılı veren yönetinde” için de içiçe geçen bir birinden akıl düşüçelerinde”sapmış ve kronlanmış” eş olan “sahte bayrak misali eskiden olduğu gibi şekiller değişerek ve de yetiştirilen tek yerden koımut alan şeytanın kozaları ve sahte güçünü güçleriyle“sahte güçler serisi ”için de ve de eş benzer kan emiçilerle ve yandaşları artık koronlanmış sürü üreterk kandırılanları kananları sürüsünü bir yerde gözden çıkartır buda”şeytanı akıl” çamurlu halleriyle etraflarını çamur haline getirir.

Bunlar artık santraç sonsuz hamle  oyunlarıyla ilerler “hamle oyununda “kanan kandırılan piyon olarak kullanarak” ve adlandırılan piyonlarını bile”yok edercesine mera su havzalarını kazanmak için“hem çıplak kral”ve kendine has”çıkar fırsat şekli alırken bir yandan da”bu sefer”kendileri için kendileri içinde hazırlanmış“kanun içerikli diğer sürüler ve ”her defasında boyun eyen“ diğer gurup sürülerine“bu guruba bağlı olanlara da olmayanlara da bir yandan“ağır hakaretler ve de rencide” sözler şantaj tehdit kışkırtma ederek”şeytanı ruh pisikolojik” ruhunu aşılayarak  hastalıklı virüslerini “bu oyuna dağil etmek ister”.

Boş durmayan”sahte güç” bu sefer eline kendini”donkişot romanın da esinlenerek” bir yanda okurken“bir eline de truva atı”içerikli romanı alır.

Truva atı içine saklanmış yanı sürü içinde postta bürünmüş uyuyan kozaları da ve içerde her türlü“sbotaj”şekli oyunda bol şeçenekli  oyun içinde argoritması yazılı kozaları uyandırarak fırsatcı gizlenmişleri ortaya serer artık bol vaatler için de“kralık ülke”verecem diye içerikli vaatler içinde “pinokyo polyana kırnızı başlıklı”her hikaye destansı kitabı okur ve her iki eli dolu olsa da”kazana bilmek”için bazen de “delidüm lüyü oynar “ne nerden ne bulurum” şekliyle her şekilde sayfaları açar açtırır.

Biter mi bitermez”biterse ne amaçları nede jeopolik düşünçeleri  kalır nede sahte güçleri kalır”bu sefer fırsat çıkar içinde hazır bekleyen gene”sözde güçler” akbabalar “küresel dünyaya mera ve su havzalarına dahil olurlar artık tüm sahteler sahne ve saha da olurlar.

Ne başı nede sonu olmayan“ne truva atı ne de çıplak kral”neleri olan olmayan bu iş olacak şekiller çoğalır “başında külah donkişot “sahnelere çıkan çıkana yer alır

Pinokyo polyana ne de kırmızı başlıklı kız”başı var olur”içerikleri değişir gerisi başka şekilde hikayeler yazılır

Dünya yanı küresel dünya”bir kaosun için de kalırken ve de”arzuların içinde istenir ken gene oyunu hazırlayanlar”görünen görünürlüklerin için de görünmeyenler”son sahneyi  hazırlar akılarınca argoritmaları sıralar oyun yazılım için de gittikce uzar.

Çoban derki bölümünden “şunu bilmelidir ki” savaş virüsleri bölümünden ve tarihte ne saklı bölümlerinden yazılı geçmiş alıntılar içinde geleçek günleri bölümler haline yazar ama gene sürüler hep bir çoban arar ne zaman geleçeğini bekler aslında gelecek geçmişten belirtildiği gibi ikazlar yazılsada sürü hep kolay yolunda bekleyişte yer alır güç insanın elinde aklın da kalbinde olduğunu kısa yolu hiç bilmez sonuç ise bir sürü halinde yer aldığından kaynaklanır hep hazır lokma bekleyişi için de”içlerinde çahil gözüken masum mazlum gözüken”kurnaz biri birileri çıkar sürüyü kör düğüm halin de kör kuyuya iter içi balçık çamur oluşu ile de hep kurtulmayı bekler .

Bilinmelidir ki “sahada düşmana“sır”vermeyince” güçlü ordusu olsada saha da eşirttir bu da bilinmeli ama“her ikiside sonradan gelecekler de bilmelidirki” hep unuttukları bir şey var.

Bu dünyanın yaratılışı hiç hesaba katmazlar“düşmanlar”hep gelen mücizevi gizzem dolu  müjdeyi“müsidet görür yanı virüsler”artık“yaratan bu virüslere müsibetlere     psikolojik ruh hastalara hastalıklarına top yekün yok edecek” bir çoban”gönderir.  

HER ŞEY BİLİNİRKEN 

BİR DE RESMİ DİL OLARAK BAKALIM KONTROLSUZ SAVAŞLARIN HER ÇEPEDE SAVAŞ VİRÜSLERİ VE SİRÜSLERİ İÇİNDE YANİ BULUT İÇİNDE KELİMELERİ DOLDURALIM

Dünya “dönüşüm yasasında” olsada içinde bulunan insan ırkı toz kadar dan daha da küçük akılların ve de”görünmeyen psikolojik ruh yapıları”yok olmuş bir akıl bu na eş akılların kurduğu düzen içinde”kendilerin kurduğu dönüşüm yassasın da” dönmeye başlamış halde yer almıştır

Savaş virüsleri savaşlar çok çepheli hale dönüşürken”tek cephede patlak veren”bir şey”değil”biriktirilmiş zihinler içine sızan ve insanı içeriden çürülten bir virüs bulaştığı” her düşünceyi kendine benzetir”ve sonunda insan kendi elleriyle”kendi kendine” düş  man eder halde “çok cepheli ve de kontrolsuz sarhoş tekerliğe”dönüşür dönüştürülür.

Artık santranç oyunu başlar ama“bu oyunda kurallar yoktur ahlak yoktur”sadece kazanmak var kaybetmeyi kabul etmeyenler gerçeği eğip büker kazandığını sananlar aslında çoktan oyunun içine gömülmüştür.

Sahte güçler hala“ayakta olduğunu iddia”ederken “içten içe çürür”fakat en tehlikelisi de budur çünkü düşmek üzere olan yapı”en çok yıkım üretir”bu yüzden oyun durmaz aksine”daha da”acımasızlaşır

Görünmeyenler yeni senaryolar”yazar yazarlar yazdırırlar”görünenler sahnede bağırır madur masum rollerine girer”piyonlar”ise ne uğruna yok olduğunu bilmez“yanı öldüğü  nü”bilmeden sürülür ve gerektiğinde”göz kırpmadan silinir”bazı yerlerde de kaybede çeğini anlayanlar”bile bile geri çekilmez”aksine”kaosu büyütür”korkuyu yayar insanları birbirine düşürür bir yandan genişleme bir yandan da sahte bayrak oyunlarıy la başka çepheler açar çünkü bilerki “düzen çökerse”kendileri de yok olacaktır.

İki dağ arasında bir kaç sürüyü yönetemeyenler”kendi çoban ilan eder”ve çobansız kalan sürüler yön bulamadığı için”en derin karanlığa doğru sürüklenir”bu döngü dur  maz nefis çıkar fırsat oldukça”durdurulamaz her yüzyılda yeniden yazılır“sürüler yok edilir”yenileri oluşturulur ama”insanlığın sürünün kaderleri”değişmez. 

 Sisin içinde bekleyenler görünmeyenler”sabırlıdır”yaralı olanı seçer zayıf olanı işaret ler ve zamanı geldiğinde”tek hamleyle parçalar”saldıran ile saldırıya zorlayan aslında” aynı karanlığın farklı yüzleridir”içlerindeki”açgözlülüğü ideoloji”diye sunar“menfaati kutsal”gibi gösterir ve”çakalların planını tilkilerin kurnazlığıyla”uygular 

Saldırıya uğrayanlar ise başka yol olmadığını düşünür “ya var ya yok”diyerek kendini ateşe atar çünkü elinden alınan şey sadece”toprak değil”var oluşudur ve insan varlığı nı korumak için en son sınırı bile aşar.

Yeni stratejiler devreye girer savaş artık görünmezdir “amaç plan savaş zihinlerde başlar “ve “huzur barış kalpler de biter” tek düşünceye zorlanan”insan”fark etmeden kendi”özğürlüğünü  özğürlüklerini”yok ederken bunu”bir zafer zanneder” ama aslında virüs çoktan hükmünü vermiştir

Kazana bilmek virüsler çoğalarak psikolojik ruh hastalığı aşılar için için sahte bayrak lar yükselir”eski yalanlar yeni yüzlerle tekrar”edilir çıplak olan hala çıplaktır ama karşı sında konuşamaz”çünkü konuşanın yok edildiği”bir düzende gerçek en tehlikeli suç haline gelir.  

Eski efsaler için de“truva atı”artık kapıdan girmez”içeriden doğar”sabotaş ajan köstebek süikazler çoğalarak bir“dost gibi görünür”ve “en zayıf anı bekler”artık masallar bile”zehirlenmiştir”umut diye sunulan şeyler aslında”kontrol araçlarına dönüşür dönüştürülür sonu dönüşür.

Dünya artık bir kaosun içine sıkışırken insanlar”bunun bir tesadüf olduğunu”sanır ama”hiç bir şey tesadüf değildir”her şey planlı her şey hesaplıdır önçeden argoritması algoritmalar derinleşerek kademeli şekilde yazılır bu zaman için de oyun uzar ve kontrol daha da sıklaşır

Artık en acı gerçek ler serilir”gerçekler şunu getirir”ve insanlar hala bir kurtarıcı bekler hala bir çoban arar oysa güç çoktan kendiş ellerindeyken onu kullanmayı”unutmuş unutturulmuştur unutmuşlardır”beklemek teslim olmaktır ve”teslim olan her zaman” kaybeder. 

Sır saklamayan yok olur gerçeği göremeyen yönlendirilir ve yönlendirilen sonunda kendini yok eden “sistemin parçası haline”gelir. 

Ama unutulan bir şey vardır”her şeyin üstünde”olan bir gerçek“bu düzen ne kadar karmaşık olursa”olsun“ne kadar karanlık olursa”olsun“bir sınırı vardır”ve o sınır aşıldığında evrenin denğe yasası kendini kurar.

İnsanların virüs dediği şeyler aslında “kendi karanlıklarının yansımasıdır” ve”o karan lık büyüdüğünde artık durdurulamaz”hale gelir ve bu güne kadar yapılan anlamsız kendi toplumunu”yok eden zihniyetler”en tehlikeli toplumunu halkını başka toplumları yok edecek oyunu oynayarak“kazandım diyecek”kadar şuursuz aklı yitmiş insanlığı böçek gören virüsler”son oyunu”oynayarak dünyaya da“küresel ülkelere de ve diğer güçe”ayaklarınızı denk alın hesaplarına gireçek kadar”onursuz kibirli kişilerin”savaş virüslerine yenik düşer şekli”aldırırlar alırlar”kendilerince de yenilmez sonsuz görürler

İşte o an geldiğinde unuttukları bir şey o an gelir “ne sahte güçler kalır ne de kurdukla rı düzen”çünkü bu dünyanın bir sahibi vardır ve o zamanı geldiğinde tüm oyunu tek hamlede bitirecek güce sahiptir. 
 
 Adını unutmuş olsalar bile gerçek değişmez”Allah Tanrı”her şeyi gören ve zamanı geldiğinde hesap sorandır  

“Allah Tanrı de zikret” Saklı-şifa Çoban

Selçuk uysal

 Tarihler de ne saklı 10  16  17 03 2026

SAVAŞLARIN BAŞLAMASI VE SAVAŞIN SONU SAVAŞLARIN SONU

SAVAŞLAR BİR AMAÇI DEĞİL GEÇMİŞTE ALDIKLARI GÜÇLERİNİ KAYBETMEMEK İÇİN ÇIKARTIRLAR

Bu da dünya kaosa sürüklenmedi kaos bilerek planlanarak ve yönetillerek üretildi büyük güçler daha büyük olmak için değil çöküşlerini ertelemek için saldırır güçünü kaybetmek üzere olan imparatorluklar yıkılmamak adına başkalarını yakar

Bu şekilde garnizon devletler ileri karakollar ve vekil yapılar üzerinden savunmasız ülkeler seçilir bu saldırılar“barış demokrasi ve de güvenlik “kelimeleriyle süzlenir fakat gerçekte yapılan çıplak bir yağmadır.

İşte buda sizlere soru gibi gelir “YÜZ” problem barındıran bahaneli  savaşınız savaşalar var olur “BİR”  problenli bahaneli  savaşı  için den çıkartırsanız kaç problemli savaş kalır !!!

Çoban derki”BİR” problem nefis  çıkar firsat kışkırtıçı insanlığı yok etme şeytanı  kaosu bayındıran ve de hepsini kapsayan şeytanın hazırladığı “korunduğu görünen gibi gibi olmayan korunaklı  ve de korkak aklı ve de akılları”BİR adet problemi “YOK EDERSENİZ” geriye”99 PROBLEMİ” çözmüş geriye “BİR” adet problem kalır oda “yaşama ve yaşatma”dır

Bu da zordur hala saltanat çıkar firsat nefis “sahtelerin ve de gürünen görünmeyen korkakların “çıkardığı “leşlere uçuşan akbabalar” var olduğu süre çok zordur ama gören duyan rabbim her şeyi bir zaman için de bir problemi ve de bir çok problen yaratıkları çımbızla alır

Bazen de şeytanı”akıllara akla”bağzen elle tutulan bağzende elle tutulmayan bir müsibet gönderir.

“Allah Tanrı de zikret” Saklı-Şifa

Çoban Selcuk uysal

 Tarihler de ne saklı 10  15  11 03 2026

YILLAR HEP AYNA YANSIMASI “NE DÜŞÜNÜYON SAKLI BÖLÜMDEN TARİHTE NE SAKLI 3 CÜ BÖLÜMÜ 119 SAYI 17 07 2022” DE GEÇMİŞTEN BUGÜNE VE GELECEĞE GELEÇEKTEN BİR HABER VAR OLABİLİRMİ  YAZI DİZİSİNİN BU GÜNE MANİFESTOSU

Olabilir Tarih 09 03 2024 bu böyle kalmayarak gene geleceğe haber etmekte ama ne var ki herkes bir yalan rüzgarına nefis içinde bu dünyayı kaybetme endişesi içinde yer alaçak haydi bakalım bu gününgeleçege doğru bir manifestosuna bir göz atalım.

İşşştttt uyan ve ve oku!!!!

Şeytan şeytanca hareketlerini yapmaya devam ederken nefisçıkar ve doyumsuzluk insan bedenine hızla girmeye devam ediyor bu gidişle gelecek asırlarda daha çok şeytanlaşmış insan kendi bedenine sahip olaçak.

Nedenler ararken neden derseniz bilinlki geçmişte de bu güne hızla duydduğunuz görsellerdeki savaş kaos entrika sömürgecilik aile içi şiddet ahlaksızlıkyüz kızartıcı suçlar hırsızlık ve yağmacılık hep vardı eski asırlar da süt gibi ak değildi.

Ancak o zamanlar teknoloji bu kadar gelişmiş değildi bu yüzden insanlığa işlenen suçlar olaylar ve haberler bu günkü gibi hızlı yayılmaz bir olayın haberi bazen yıllar sonra bazen aylar sonra bazen günler sonra  kademeli şekilde hızlanarak ulaşmaya başlarken o günlere  iletişim geç olduğundan da ve bu güne iletişim olup biteni ve biten hızlandıkça da insanlar hızla olup biteni bu kadar hızlanarak “hızlar dan daha çok şiddet” içinde bu güne yer alırken “o günü hızlı duyamaz göremezken ”bu gün bu kaos hızına yetişemez oldu “yat kak”göz açtırılmadan uyumaya uyutulmaya insanlık bir kördüğüm için de hep aynı günde değil”hep şiddet içinde oluşundan”kendini uykuda”kabüs zannederek” hep geçmiş günlerin bunlar yoktu demekten”kendini avutarak”bu güne ve geleceğe doğru manifestosunda yer aldı.

BU YÜZDEN İNSANLIK HER ZAMAN ŞÖYLE DER “ESKİDEN BU KADAR AHLAKSIZLIK YOKTU” AÇABA ÖYLEMİ

Böyle şekilde kendini teselli eder teselli ederken ama şünü düşünmez bir zamanlar mektub aylar sonra gelirdi menleket haberleri mektupla veya çevirmeli telefonla araınırdı üzüntüler ve kederler aynıydı sadece duyma hızı farklıydı eskiden geç duyulan acılar bu gün hızla duyulur oldu bu günün asrında ise teknoloji elimizde insanlar bunu bir harika zaandediyor oysa bu teknoloji bu günden geleceği de gösteriyor geleceğimiz aslında bu günün yaşanmışlığın devamı ederken her olayıda o zamaandan bu güne yanı geleceğe istedikleri gibi yazmakta yazdırılmakta katlıyamlar soykırımlar yapanlar yaptıranlar aynı kişiler olsalar da tarihler bu günün soykırımcıları o günün  kendi soyuna bile kaos şiddet ölüm kan akıtarak gelerek  ve soylarını aynı şekilde devam ettirmek için hep geleceklerine koza bırakarak”bu gün o bırakılan kozalardan çıkan” asırlara yanı bu güne yer alırken de geçmiş yazdırılan yazılan tarihleri”bu güne masum rolleriyle”ve  bu günün insanlığına bu günne şiddet uyarlarlar artık hep asırda zaman geldi der derler.

Birileri iştttt uyan desede yanında horoz ötsede saatler çalsada insanlık uyanamaz uyandırılamaz bir şekilde hep uyutulur “o hep pembe dünyasında” 

İNSANLIĞIN GELECEĞİ YAŞANMIŞLIĞI MANİFESTO DEVAMIDIR

İnsanlık ateş buldu ateşe et attı kokusu geldi pişmişet et oldu sonra kebap oldu insanlık bu zamana kadar hep bir adım ötekini kovaladı hep kolaylık istedi kolaylık yetmeyince doyumsuzluk başladı oda yetmeyince her kafadan ses çıktı her kabile den güçlü bir lider seçti aç kalan insanlarını doyurmak için başka yerlere saldırdı saldırıya uğrayan da boş durmadı o da başka yerlere saldırdı

Geçeler sessizzdi sessizlik değişti değiştirildi güdüzleri ölüm korkusu yaşadı  kendi halkını ve kendi akılları adıdeğişti çoğul aldı adına “ideolojilerini”yer ettirdi.

Etraftaki kabileleri yok edercesine saldırdı saldırtmak için oyunlara girişti böylece “her çephe her cephesis” her yer savaş ölüm tarlası vampirler kan içmek için yer yer savaş olduğunu yer etti

Cepheler cephesis savaş açmak için kendi yurdunu bile çephelere bölerek içerden “kırrık ok misali “kendi halkına bile bilinmeyen stratejiler üretti oda yetmedi içerden havuzundaki “kirli çamurları”etrafına sıçratarak”şeytanın”bulunmadı yer de şeytandan daha şeytan “kaos sahte bayrak”her yelpazeyi çoğaltı işte insanlık bunlada kalmadı .

İnsanlık bu sefer savaşlardan kaçarak başka kıtalara göç etti oraların sahiplerive sahiplerini bu sefer oraları bile yok ederek toplumlar kurdu ozamanlar veozamana kadar da nice uygarlıklar yıkıldı imsanlarkrallıklarından kaçıp başka yerlerde ülke kurmak için güçler  güçler kurarak güç savaşaları çıkardı içinden de güçleriyle güçlü liderler  çıkardı ama önce kendini sonra kendi haklarını halkını bile sömürdüler  halkına da güç yapılar için de “feodal yapılara giriştiler”ve sömürdüler sonra halk açken çıkarlarına göre kanunlar çıkardılar ve maaşlı ordular kurdular.

Zaman geçtikçe içerdeki sömürü yetmediyakındaki yerleşim yerlerine keşif kolları örgütler kurdu bazende yetiştişrilmiş piyon adları içinde adlandırılan çarkın çark dışlileri yerleştirerek karakollar kurdu güçlü yollar kurarak başka ülkelere yol açmak için bahaneler için de srateji glştirdiler artıkher şeyi kolay şekle sokarak adına yapay zeka adı verildi ülkeler zülümler zamanla makinelere dömüştürüldü  insanları korkutmak için kolay yoları içinde”kan vampirler çoğaltı”

İnsanları korkutmak için ve de ülkeyi yıkmak için”adına göya insanlık diye “haber vermek için”sahte insanlık adı içinde” makinelerle yok ettirdiler ve edildi şiddet artı insanlar Korku endişe içine bırakarak göçe mecbur ettiler gidemeyenleri bile masum insanları yok etmekten geri kalmadı. 

Asırlar geçti yüz yılar geçti çerek yıllar geçti sonra dediler bu güne geldi vesonrası yüz yılar geçse asırlar geçse hep bir köprü kurarlar bu köprüler kavimler ugarlıklar bu günün ülkelerine uyum sağlamak için güç kullanarak bu köprüleri kurar ve önce kıtayı çatı altına almak sonrası amaç planlarıyla küresel çatı kurmak için ölüm korkusu yaşatarak diğerlerine de biz koruyalım yanımıza alalım amaç oradaki zenginlikler alarak ülkeleri esir esarete alarak köle olarakta çarkın dişlilerini tamamlamak amaç planlarını parsel parsel santraç taşlarını dizerek yol aldılar.

Böylece ülkeler sonra kıtalarbüyüyen birsavaşmakinesine dönüştü  dönüştürüdü önçe ülke sonra sadık olanları kallkan gibi müttefik kurumlar kurdular bu kurumlar ürettikleri silah ve envarteri sattılar sadık olmayan ülkelerden gasp ettikleri zenğinlik  ürünleri de yine kendi sistemlerine bağlı ülkelere satılar.

Böylece ülkelerini kalkındırdılar ve geleceği bu günden görmeye planlar için de yok ederek kan gölüne ölüm tarlalarına çevirerek çalıştılar haladadevam etmekte savaşın da yükünü ülkelerine getirmeden başka coğrafyalarda bırakarak hem genişlediler hemde sattılar hemde güçlerine güç kattılar.

Kendilerine engel olabileçekleri de önceden tespit ettiler veiçerden geleçege larvalar uyutulan kozalar bıraktılar ve ülkelerede hiç bir şey yaptırmadılar sadece “dul avrat otu şerbetiyle” illüzyon dünya gösterdiler “kod adı” siz yapmayın biz veririz kodlamay a argoritmayı sıraladılar ve böylece önlerini geçmişten bu günlere kestiler oda yetmedi ülke ülkeler için de kışkırtıçı sözler için de kaos çıkartarak önceden yerleştirilen sırası gelen  kozaları buhara atarak şeytanın akla gelmeyen yeni manifesto meçburi yol  gösterdiler  işte bunların hepsi geleceği görmek gibi 

Bu günün teknolojisi bile geleceği bu günden söyleyebiliyor buna da “yapay zeka” diyorlar oysa bu insanlığın bu güne kadar topladığı hala toplayarak kendi detasına bilgilerin toplaması ve bu güne yansıması bazen insanlar şöyle der “ben bu anı daha önce yaşamış tım”

Aslında mesele o anı yaşamış olmak değil geleceği görmeyiş hatırlayamamaktır tıpkı aynanın kör noktası gibi. 

ŞİMDİ BAŞKA AÇIDAN MANIFESTOYA BAKALIM 

Bu zamana kadar bakar olursak  ne zamandan beri özğürllük demokrasi ve insan hakları adı altından bir kıtada yaşayan halklar yok edildi “asıl sahipleri soykırıma uğratıldı” sonra aynı topraklarda özğürlük ve demokrasi “güneşi doğdu” denildi.

Ama gene başka kıtalarda güneşi gören insanlar zincire vuruldu köle olarak satıldı”bir ırk”için güneş doğarken diğer “insanlara karanlık” oldu.

İnsanoğlun doyumsuzluğu buşekilde devam etti bu sefer köle yerine ülkelerin zengin liklerini almak istediler ve aldılar aldıkları ülkelerde de halkı çarkın dişli ettiler ve halkı bazılarını da çark dışli arasında ezdiler.

Çıkarlara göre dinler için de dinleri ortaya koydular insanlığın evrensel değerlerini değiştirdiler “insanlığın ve insanların” beyinlerini yıkadılar kültürleri değiştirdiler karşı gelenleri işkenceyle hatta öldürerek susturdular sonra da buna “insan hakları”dediler.

Yaptıklarını göstermek için ülkelerin önemli yerlerineheykeller diktiler geleçek nesiller bunarı görsün diye ne var ki düşünebilen bir akıl kaldıysa şunu sorar bu geçmişe sahip olanlar bu gün nasıl “evrensel insan haklarını savunabilir” ne varki bu geçmiş ve “bu gün aynı zulumler ölümler savaşlar kaoslar”içinde görünebiliyor duyulabiliyor ken”temel ettiğimiz olaki akıl”ne düşüne bilecek bir sormak gerek yoksa “üç maymun mu” sergileniyor.

Bu sefer de çıplak kıral sahnede şarlatan ve  şamar oğlan ülkelere savunuyoruz gibi kafa karıştıran gibi göstersede zaman geldiğinde bazı etrafındakiler çıplak kral olduğu nu söylemeseler de söylemeyen de söyleyen de bu sefer maskeli balo gibi”iki yüzlük ortaya çıkar”dün barış özgürlük ve  demokrasi diyeler bu gün zulum yapmaya devam eder

Bu durum insanın kendi benliğiyle ilgili bir sorun nefis çıkar ve doyumsuzluk insanın psikolojik ruhu bozuk anlık durumlarda ruhunu bile bozabilir insan kendini tanrıdan bile üstün görmeye başlaya bilir bu psikolojik ruhlar elde edemedikleri herşeyi yok ederler .

Bu da bir davranış bozukluğu yer alır yetiştirilmiş veveya övünme hastalığı bu kişilik bozukluğu yer eder bilhassa çevresinde değerlendirilenkişinin sürekliilğiodağı olma takdiredilme vekendini abartılı şekilde övme ihtiyacı hissettiği birpsikolojik durumla karşı karşıya kalan bir dünya yer alır bunla birlikte fırsatcılar türrer bunla  birlikte başka ruh hastaları virüsler gibi türer.

Çocuk yaştan buyana yetişen yalan yanlış öğretilerle büyütülmüş bir düşünce yapısın da doğar korku ve endişe içinde yaşayan bir ruh hali ile her yere saldırır sardırtılır işte o zaman ezelden beri şeytan insanın içinde yer bulur zaman geldiğin de uyanır uyandırılır. 

Artık ahlak zayiflar insanlık iki kutuba ayrılır sonra asırlar geçer palazlaşanlar ve ya jokey devletlerde çok kutuplara dahil olur toplumlar içlerindeki yaşam korkularıyla ve veya illüzyon gösterilen korkutucu içinde barındıran yerleşimçiler göçler için de fırsat arayarak kendi öz devletine sırt ve veya köstebek ikili renk değiştiren bukalimun kişi er yer alırken bir yandan da iyi kötü hep karışır toplumlar birbirinden uzaklaşır uzak laştırılır.

Artık zamanlar geçer  bu seferde teknoloji ve bilgi üstüne kirli bilgi işlenerek akışlar akışlarıyla insanların düşünce yapıları değişir değiştirilir kültürel töre töreler ve saygı değerleri bozulur.

Teknoloji kötü kullanılırsa asıl kişiliğini unutturabilir yapay zeka ile yeni düşünce kalıpları oluşturabilir insanlar öğrendiklerini sorgulamadan uygulayabilir “şeytanı düşünceler” aslında bir ifade değil yetiştirilmiş ve veya”o an ruh” hali ile”insanın içindeki kötülük eğilimi” insan bedeninde maddeleşmeyen ama etkisi görülen bir yapı halini alır

Her insanın için de bir koza var oluşur okozaya yokyadavarlığa doğru büyür bunların içerikleri nefis çıkar fırsat kibir kapris beğenilme arzusu onurluğu taşımayan ünsürlar netişesi insanın ruhunu etkiler ve teknolojinin hızlı dünyası bu duyguları daha da hızlandırır.

İnsandoğduğunda kötülük gelmez ama yetiştirilirken ve büyürken öğrendikleri duyduk ları gördükleri yapılan toplumsal baskılarla onun karekterini şekillendirir“artık erdemlik ”unutulmuş olurkendildin ahkal ve kültürel öğretim vede öğretilirken“kin nefret aşılanır ve istedikleri gibi yazılan tarihler sıralanır ama doğru öğretilselerdi öğretilse öğretilen de bu günün teknolojisi de en doğru öğretimine vede insanların toplumların doğruluk netişesi öğretilseydi “iyi bir ruh gelişir” hali yer alır

Yanı bu gün şimdiye kadar tüm kötülükler yanlış öğretim ile de kötü ruh çoğalmasına sebep biyettir bu şekilde kötülük yer  aldı.

İnsan aklıyla kalbiyle ve vicdanıyla doğru yolu seçerse bu dünyanın  imtahanından iyi geçer ama nefis doymadığından korku ve çıkar yolları açılırinsanlar bir birlerini düşman görmeye başlar bu asır da artık haneleriniçine kadar girmiş durumdadır

Nesiller boyu korku her kıtada bölgeler de ülkeler de hep bir korku aşılanır bazen de artıkeskiçağ yok yeni çağ başladı denir ama asıl mesele şudur teknolojinin bu zama na en üst noktasıolan”yapay zeka”tüm insanlığın”psikolojik ve ahlaki”yapısını etkiler “yapay zeka”insanlığın bu güne kadar yazılan yazdırmak içinde yazdırılan”nefis firsat çıkar”içinde yer alan “topladığı yalan yanlış bilgilerin”detasında toplayarak soru ve çevaplara detasına aktarıldığı sunumları dizay ederk tüm toplumsal düşünceleri toplama içeren cevap aynasından başka bir şey değildir“aynı manuel kes kopyele yapıştır”

Bazi insanlarda bildiklerinden”aynanın kör noktasıyla” oyun kurar oyun içinde oyunları sahnelere alır insanlık”dönüşüm yasasında”dünyada nehir gibi akar top gibi bir oyana bir buyana vurarak vurularak akar ve”zaman yasasında”girdapların için de insanlık kaybolur.. 

BU GÜN FARK EDİLMESEDE GELECEĞİN HABERİ BU GÜNDEN VERİLİYOR MANİFESTOSUNA BAKALIM 

Geleceği görmek istiyorsanız bu günün dünyasına bakın güçlüyüm deyip sardırılar yarın güçlülük balon çıktığında sarhoş tekerlek gibi döner bu sefer güçlüyüm dedikleri yer de yanlarına “sos” çarısı yaparlar o da yetmez masaaltı sopalar gözgöre göre sopayı gösterirler artık sizler ya“çıplak kral ya da donkişot” masallarına kapılarak ülkeler hala saltanatları bozulçağı korkusuyla da saldırırlar saldıranlar da yeni yeni saldıracak çark dişlileri arar olurlar

Geçmişler de yazılan yıl 2014 çoban derki bölümünde “çobanın ateşin de uyurken ”karşı meralar da ateş dansı yapan ve çıkan kıvılçımlar yazısında kısa “aynen” kıtala rı etrafında yunan ateşiyle leş yiyen akbabalar uzakta ateş etrafında oturmuş masada çetvel ile “sonuçlanmamış sonuçlanmış”gibi pasta yemek için uçuşan akbabalar zafer sarhoşuyla ateş etrafında parti yaparlarken ateşin kıvılçımları paçaları tutuşunça “çakal tilki karga” etrafta ne ne kadar “leş yiyen” varsa etrafına paçalarını söndürmek için çağrılar yapar aynenşunukaseder ben yanarsam-n sizlerde yanarsınız !!! yazı böyle devameder gider 

İşte böyle bu gün gördükleriniz aynı sahne yer alır belki şimdi içinizden bazen şöyle geçer.

Keşke dersiniz geçmiş yıllara dönsek eski radyolar taş plaklar dinlemek isteriz geçmiş te  haber saatleri her saat  başı dinlediğiniz günleri hep hatırlarsınız eskiden haberler yıllar sonra duyulurdu sonra aylar günler saatler saniyeler derken şimdi anında öğreni liyor ama insanlık hala geleceği görmek istemiyor”çünkü nefis çıkar ve benlik”içinde yaşıyor  oysa gerçek özğürlük toplumların bir araya gelip adalet huzur ve insanlık için bir çatı kurması ama ne yazık ki gelecek çoğu zaman geçmişin tekrarlarından ibaret oluyor.

 İnsanlık hala pembe bir dünyanın içinde yüzdüğünü zannediyor gerçekleri görmek yerine sanal dünyalarına sığınıyor belki bir ses şöyle der buzamana kadr sizebir çok kez hatırlatıldı bu yaşam dünyanızda bir imtahandı ama sizler hep yaşantınızda kendi yalan dünyasın da yüzerken hep kopye çekmekle meşguldünüz “peki ya sonra”

Şeytanlar şeytanca hareketlerini yapmaya devam ederken ve de nefis çıkar ve doyumsuzluk insan bedenlerine hızla istila ederken ve de sizlere evrenin yasası ikazlar ederken ve ikazlar yaptırılırken gene yapılırken bu zamana kadar size bir çok kez hatırlatırken“hala insanlık feryat ederken”paçası tutuşanlara yardıma koşarken sizlerinde paçası tutuşacağanı düşünemeyen ve de düşüne bilen akıl sizlere geleceği söylemiyormu.

İnsanlık “farkına olsun ya da olmasın”gelecek bir kaç yıl sonra ve sonrası asırlarda şeytanlaşmış”insanin kendi bedeninde yaşayaçağı”bir dünya hazırlanıyor.

 Çünkü tarihler bize şunu yansıtıyor ve “gösteriyor “savaş vardı kaos vardı entrika vardı sömürgeçilik vardı gene aile içi şiddet ölüm kalım vardı hırsızlık vardı yağmacı lık vardı eski asırlardan bu güne sanıldığı gibi süt gibi ak değildi.

Fakat o zamanlar zaman teknoloji yoktu yer altı zenginlikler bu güne aynı değildi bu yüzden kötülüklerin sesibu kadar hızlı duyulmazdı ama insanlık acıyı o gün geç duysada bu gün acıyı erken duyar oldu”teslli bile yetişemez”oldu bazen der insanlık zamanlarda”ahlaksızlık”bu kadar yoktu ama”gerçeği unuturlar”sorun”ahklaksızlığın” artması değil “görmenin duymanın” hızlanmasıyla ilgili.

Bu gün teknoloji insanın elinde bir mücize gibi görünür oysa teknoloji aynı zamanda geleceğin aynası bu gün yaşanan her şey yarının geçmişidir.

İşte böylece dünya savaşla tanıştı savaşlardan kaçanlar başka kıtalara gitti oraların sahiplerini yok ederek yeni  topluluklar kurdu savaşlar için de krallıklar yıkıldı uygarlık lar dağıldı yeni devletler kuruldu ne yazıkkı önce kendi halklarını yok ettiler”sonra masum rolleriyle asırlar”içinde”mazlum göründüler”sonra kanunları kendileri için yazdılar yazdırdılar içerdeki sömürü yetmeyince de dışarıya yöneldiler o günlerin masumları bu gün zombi brakulalara kan emen vampirlere dönüştüler.

Her çephesi belli olmayan kaoslara yeniş geçmiş keşif kolları gönderildi yönlendirildi yollar açtı yoları açmak istediler ölüm kusan makineler yaptılar tüm dünyaya baskı için de bu günün güçsüz devletlerine zülümler için de yerettiler tarihleri bilmeyen güçlü devletler bu sefer dünyayı ateş çemberine çevirdiler”dünde aynı idi bu günde” aynı sahneler

Sonra yeni fikirler ortaya çıktı fırsata göre müttefikler büyüdü kışkırtmalı ordular  garnizonlar karakollar büyüdü silahlar satıldı savaşlar artık başka ülkelerde yapılma ya yaptırılmaya başlandı savaşın yükü uzak dıyarlara kıtledi yapan karli masrafları o ülkelere kaldı

Dünya yeni düşünce ve oyunlar “bir merkeze toplanması planı ve amaçları içinde ”bu kaos güçlerin bir düzen düzeni haline geldi ve geleceği bu günden görmeyiş ise sade ce sizlerin göremediğiniz aynadaki “kör nokta” !!!  

GELECEĞE ANLAM VERİLEMEYEN VE DE ŞAŞAN ŞAŞIRTILAN MANİFESTOYA BAKALIM

Engel olacak”ülkeler önceden” evrenin gizemi içinde  belirlendi “bütün yaşanmış olan her şey aslında geleceği “bu günden kurmakta anlayan olabilseydi bu gün buna başka”bir isim verildi” aslında yaşanan şey hatıra değil geleceğin gölgesi” özgürlük ve demokrasi” adına “bir kıta yok ediliyorsa” bu gerçekten özgürlük müdür yoksa”bir kıta da özgürlük güneşi doğarken” başka kıtalarda insanlık zincire vurmak için ölüm kan mıdır bunlara eş olarak esir esaret zinçire vurulmak mıdır bu gerçekten uçuşan leş yiyen akbabalar “insan hakları katogorisindemi yer almakta”ve ya şekle göre  denmekte denilmekte ne yaparsın “kuş aklı”

Düşüne bilen bir akıl şunu sorar geçmiş ve günün yaşamı bu olaylar gerçekten”insan haklarımı”yoksa anlaşılmayan insanlık burada”büyük bir sınav içinde mi”sebebiyet aranıyorsa en büyük savaş dışarıda değil”insanın içinde yer alır”geçmiş şimdi ve sonrası daha sonrası içindeki kalp ruh ile beden savaşır. 

Bu günkü yaşam sadece bunlarla ibare”doyumsuz nefis çıkar kin nefret kibir kapris ben olma övünme” bunları içeren ne varsa “kendi ve insanlar toplumlar”yok edilerek buna da galibiyet deniyor ve denecekse ve sadece”insanlık oldu bitti” o an için her şeye “kabullenecek se ve veya kabullenmişse”öncelikle sıraladığımız katogoride yer almış sayılır buda  “kendi kör noktasında ”yoluna devam ediyor şekli yer alır ve şu ana kadar yaşamında neler gördüyseniz ne ler duyduysanız yaşamınızda ki “manifesto”tekrar yenisi olmayacak çünkü”manifestonuz bu sefer tekrar tekrar olarak ve de yenilenerek“her konumunuz her noktanız kör nokta kapsa mına”girecek !!!!!!  

Bilin  sizlere defalarca hatırlatıldı”bu bir sınav”sizler dünya çekim güçünde içindeki doyumsuzluğa meşğuldunuz  “peki ya sonra” !!!!

Cevap çok kısa “Allah Tanrı de zikret”

 Saklı-şifa Çoban Selcuk uysal   

Tarihler de ne saklı 10  14  06 03 2026

KÖRDÜĞÜM

Geçmiş asrın ve bu asrın insanoğlu insanlığa“zulum”edenler buna da insanlık“karşı duramıyorlarsa” örümcek ağı kapanına bağlanmış “kozaya sarılmış”gelecek“ nesilleriyle zulum edenlerin” soyu soyları“nefsin kötülüğü”ile bu gün zulum edenler ve zulum edenlerin kozadan ortak çıkmış hali fırsatlar içinde yer alır

GECE SESSİZ BİLİNKİ DÜNYA SESSİZ DEĞİL

Görünmeyen eller haritaları yeniden çizerken insanlık olanı biteni çoğuzaman fark etmeden yaşar .

Kimi zaman savaşların kimi zaman ekonominin kimi zaman da barış söylemlerinin arkasında saklı oyunlar oynar.

Tarih boyunca nice imparatorluklar yükseldi nice krallıklar yıkıldı ama değişmeyen tek şey vardı güç isteyenlerin kurduğu oyunlar ve o oyunların ortasında kalan insanlık.

Her çağda bir perde açıldı her perdede başka yüzler göründü kimi kahramanoldu kimi zalim fakat perde arkasında ki oyun çoğu zaman aynı kaldı.

İşte bu yüzden bazı sorular asırlar boyunca cevapsız kaldı hep birileri tarihleri istedikleri gibi asırlardır yazdı çizdi her konudaa çıkarları için hep yazdı yazdırıldı yazıldı.

Kimi iyi kim kötü kim yönetiyor kim yenetildiğini sanıyor belkide insanlık çok uzun zamandır farkında olmadan aynı düğümün içinde yaşamakta her seferinde geçmişler geleceği söylemekte o günde kördüğüm olan bu düğüm bugün de hala çözülemedi  işte bu yazı “varanlar bölümünden ve tarihte ne saklı bölümlerinde”alıntı olarak  yazılım tarihi 2021 2023 ve 03/02/2026 ve şimdi 06 03 2026 şimdi başlayalım kördüğüm

Gece sessizdir fakat dünya sessiz değil göremediğimiz görünmeyen eller haritaları soylarından aldıkları yeniden günçelleyerek çizerken insanlık çoğu zaman olanı biteni fark etmeden yaşar kimi zaman savaşların kimi zaman ekonominin kimi zaman da barış söylemlerinin arkasında saklı oyunlar oynar oynanır

Bu asra kadar tarih boyunca nice yarı tanrı adlandırılanlar impartatorluklar yükselse de yüksetilsede nice de krallıklar yıkıldı fakat değişmeyen soyların getirdiği larvalar kozalar cıkarak değişilmemiş değişmeyen tek şey kallır müsibetler oda var ve olan bu asrın kozalardan çıkmış evrimleşmeyen varlıklar

Hep güçü elinde tutmak ister ve tutmak isteyenlerin kurduğu oyunlar ve o oyunların ortasında kalan insanlık.

Her çağda bir perde açılır her perdede başka yüzler”görünür görünür göründüğünde” kimi kahraman olurken kimi zalim fakat perde arkasındaki oyun çoğu zaman aynı kaldı ve kalır ve bu yüzden bazı sorular asırlar boyunca hepside cevapsız kaldı şimdi “kim iyi kim kötü”ve kim kimler yönetiyor kimler yönetmeye kalkıyor toplar için de“kim yönetildiğini sanıyor” belkide insanlık çok uzun zamandır farkında olmadan sarmalan mış aynı düğümün içinde yaşamakta.

Varanlar bölümünde yazılan 2021 2023 2026 2028 ve 2032 geçmişler geleceği söylermekte o günde kördüğüm sarmalanmış haliyle ve bu düğüm bu gün de hala çözülmedi gelecektede çözülemeyecekte “çözülme formulu ise sadece psikolojik ruh vakası”verilen şayet evrimleşmiş akıl bu formulu çözer “yoksa vay ki vay” !!! 

Bu kördüğüm birbilmece gibi adeta santraç gibi bir oyundur gemiler korku salar denizlerin hakimi”tarihlerde yazıldığı yazdırıldığı”gibi poseydon misali güç gösterir  

Adına kimi iyi der kimi kötü kim iyi kim kötü derken arkaperdede ekonomiyi kıskaca alırlar bir den değerli madenleri alıp satarak piyasaya çakarlar ve korku salarak istila edilen ülkenin tiçari yollarını ganimet olarak alarak o güne kadaryaptıkları masrafları çıkartırlar

Sonra akla hayale gelmeyen kışkırtmalar diğer ülkelere kışkırtarak oyunlar sahnelenir ve az bir zaman sonra da sahneler değişir fakat oyun hiç bitmez.

Ülkeleride ğiştirmek için elini hiç sürmeden konuşan adamlarla demokrasi bahanesiy le yeni kaoslar için de istilalar başlar adına” ister iyi ister kötü” kılıf bulur tıpkı “iyi polis kötü polis “oyunu ve oyununda olduğu gibi”geometri şekilleri”çizer gibi haritalar yeni den çizilir çizerler çizdirirler

Dünyaya kabul ettirmek için sopalar vurulur hizayasokulur ve gözdağı verilir aslında birçok ülke çoktan istila edilmiş egemenlikleri ellerinden alınmıştır fakat göstermelik ateşler yakılır ve başka ülkelere de akıllarınca“aklınızı başınıza alın”yoksa sıra size de gelir”mesaji “verilir.

Bunun üzerine ülkeler endişe çaresiz panik içine girer kimi saltanatını kaybetmemek için eğilir el etek öper kimi de “garnizon devletleri” firsat kolar “el etek öptürür” başlar yanında ki yandaşları pastadan köparmak için yalakalarla dolup taşar.

Bir o yana bir bu yana”savrulan sarhoş tekerlek”gibi dönüşüm başlar nehir akışı gibi sürüklenirler sonra o ülkeler de sırası gelince parçalanır her evde pişen patlıcan kızarması gibi”tavalar ateş” alır ve o ateş haklı insanları da yakar

Komşular birbirine karşı kışkırtılar yan ülkeler araç çark dişlileri haline getirilir garni zon kukla devletler kurulur daha önce yerleştirilen gladyatörler harekete geçerler geçirirler.

Kandırılmış insanlar krallık ve özerlik vaatleriyle”çarkın dişliler kullanılır” hem istila edilecek ve başka ülkelerde nükleer silahları yok etmek bahanesiyle de “başka ülkeyi de kaosa sokarak işgal ederler 

Oysa amaçları nükleer güce sahip olmamak için santraçın hamlesini hazırlar ve diğer yalaka devletleri de ülkelerinin halkına içindeki toplumunaher türlü kirli bilgileri aşılar ırk din mesep her türlü yelpazeleri hazırlarlar”insanlığı”korkutmak kışkırtmak için diğer firsat yandaş ülkeleride harekete geçer ve “diğer bir çok devlet” bunu görmez korkularıyla kabuğuna çekilir bazılarıda güçlü devletlerde “insanlığın ölüm tarlası ve kan parasından”servet elde ederek “insanlık yaşamına sırt çevirirler”işte burda kafata sında beyin”bir an çok küçülür”ama bilmezler ki”evrenin zinciri sonları”zülüm görenler zülüm edenler “başkaları tarafından ”farklı” olmayacaktır

Parave servet içinde yaşayanlar “bunu anlamaz” ama bir gün“bütün ülkeler” kandırıl dıklarını fark edecektir”görünmeyen” bir bir seraret içinde yaşadıklarını anlayacak güçlü devletler önceden “anlaşmış”gibi fırsatcı ölüm tarlalarında ölen zülüm görenlerin”kan pazarından” emalanırlar

İsatila ettikleri ülkelerde ileri karakollar ve kaleler kurarlar fakat bir gün kendi ülkelerin de de planlı kaos üretirler çünkü hedefleri büyüktür “tek merkezli bir dünya düzeni” kurmak adım adım ilerlerler parseller alır gibi”dünyayı paylaşırlar” sonra bu sefer kendi kendilerini yemeye başlarlar.

Buraya gelmeden öncede kendi ülkelerinbde bile iyi polis kötü polisoyunları oynanır oyun içinde oyunlar kurulur koza zamanı gelince önceden yerleştirilen ve veya bu oyuna çok figüran çıkar iş kaparlar ve yeni fragman yeniden gösterirler artık kozayı buharlı suya atarak zamanı gelince yerleştirilecek hainler ajanlar suikasciler uyandıra rak türetirler artık bunlar 24 saat yaşayan sinekler böcekler olurlar.

Bazen kendi piyonları bile bu işlerde “kırık ok” misali bazende göz dikilen ülkelere o janlar tarafından”sahte bayrak” operasyonları ve çapraz  savaş stratejileri devreye girer.

Artık dağlarda aslan kalmadı diye kalmayınca aslan görümlü kediyi kedileri illüzyon ile aslan gösterirler “halkını ve insanları kendine bağlı insanlarını” bilerek ateşe atar lar artık“maskeli balo başlar”şantaşlar propagandalar bir kurgu olarak döner çarklar çalışır insanlık o çarkın dişlisi olur  

Ne den neden neden nedenler le dolu kanmış kandırılmış insanlar bir illüzyonun içine düşer sonra “feodal”yapı geçmişin jelolojik dağların arkasındaki efsaneler bu yapıyla ülkeler parçalanır beylikler kurulur sonra küçük devletçikler oluşur .

Herkes bir sebep arıyor”ne den”büyük balık küçük balığın peşinden koşuyor insan heme şunu düşünür”yemek için yok”öyle değill büyük balık sırtı kaşınır ondan yarar lanmak için büyük  balığın sırtını temizler aynı “büyük balığın sırtındaki asalak” çünkü bunlar insanlığı asalak görür ve”her türlü oyunları oynar”büyük balığı sırtını temizler ken nereye gittiğini bilmez ceheneme çeker fark etsede aynı “sığ sulara”da bulur ve artık büyük balık”sığ sularda sensorleri çalışmaz” artık kendisini intahara girişir neden lerin bir tanesi dersek düşünülen hepsini içerir.

Geçmişte istila edilen kıtalar bu siztemde adına özğürlük demokrası deyip ve ülkele rinde başa çıkamayan gropları o kıtaya gönderilip oradaki masum insanları yok ederek kıtaya sahip olurlar.

Oldukları gibi ve orada palazlanıp vede güçlenip “bu asrın ülkelerde” nedenler karıştırılıp kaoslar içerikli olarak bir de “eskiye dağların arkasından inerek jeolojik ve jeopolitik” içeren ve geçmİşleri ayna gibi yansıtıp bu güne uyarlanarak geçmİşleri tekrar açarak ellerindeki güç ile el sürmeden garnizonlara ve karakolları ile içinde bulunan piyon ve galdyatörleri savaşa sürükleyerek santraçı hamlelerini hızla sürer

Artık geri dönüş yoktur”nehrin akışı”gibi bazen sert bazen duru hale gelsede bu su nehir akar taki yerinden”kurutulmadıkca”ve “bu korkuları”nehirin akışını dırı tutmak için devamlı açık tutmak için kaoslar için de kandırmacalar devam eder.

Bu gün kendi uzak diyarlarda kendi ülkelerini parçalar  o kıtaya yeni karakollar kurar ve kurulur ve bir dünya kontrol merkezi hayali büyütülür bu gün gene diğer güçler elleri bu gün“avuçlasalar da gödeklerini kaşısalar”da bu günden tuzağa çekildiklerini anlamazlar çünkü o ülkelerin içindede”koza içlerinde larvalar çıkmayı bekler”zaman için de büyüyen hayal “bir piramit şeklinde feodal yapı çıkar”yarı tanrı moduna” geçer ler şimdiden o hayali görmeye başlarlar.

Oysa kurdukları feodal yapı “piramit”şeklinde“bir ters çevirerek”sarmalanmış dünya sarmalanmış insanlık hayaller için de diğer “piramitin üstüne koyarak” her yere ulaşan bir “yarı tanrı yıldızı”oluştururlar.

Oysa kurdukları hayallerindeki “omurga” o zamanın “kırılaçaksınız yok olacaksınız” anlamını taşır “o sembol” ise yok oluşların yıldızı olduğundan“korkularıyla”bu gün kurulan omurganın aslında “bir kıkırdak kadar zafıy” olduğunu bilmezler bu gün hem insanlığa hem de toplumlarına illüzyon içinde yaşatırlar yaşarlar

Diğer insan sayılamayan insanlık korku ve çaresiz içinde sessiz kalır ölüm korkusuyla görmezden gelerek yaşar ve esaret zincirinde bağlı olduğunu fark etmez kendi nevsi kaybolacağından korkar buna para hırsdı vepara eşitliği yer alır fakat kasalar yavaşca boşalinca devlet ve veya devlet kasalarına ve ya yer altı zenginliklerine yönelir yönelti lerek yaşamı toz pembe gösterir gösterilir şeklinde diğerinsanlıkları umursamaz.

Daha yetmeyince toplumlardan istenir bu sefer halkta istediğinden daha fazlasını  savunma silahlarından ister önceden kılıf geçirilmiştir kendi amaçlı olan insanların her firsatı değerlendirerek doymayan saltanatın doymayan gözüde bedenide doymaz”her şan şövret” için “hem kral olur hem de şamar hem de soytarılığa yer eder “nedenleri çok olan yaşam yaşamlar “içindesiniz.

Her kes radikal kendi yasalarında olsada bir birlerini sevmediği gibi ülkelerin için de de ideolojiler konuşulur ama kimsede gerçegi konuşmaz her kes kendine göre gercekten konuşulan ise içlerinde saltanatları geçmiş dinsel radikal yapılar ve ve işin sonrsı hep “yarı tanrı ve para para”yönetmek ve de sonuçta hep bana .

Buna merkez güç olarak her şeyi haraça bağlar ve sonrası gene deli dümlülar çıkar ve daha sonrası insanoğlunu boş vaatlerle avutulur avut dağların arkasından gelen masallar anlatılır hep bir gün geleçek diye”fakat bir gün fark edilir ki” eğer bu gün sonrasaı “tedbir”alınmazsa alınmamışsa ülkeler bu sefer istila edildiğini anlasalar da meğer çoktan istila edilmiş bir varmış bir yokmuşla masal biterken o çoktan uyumuş uyutulmuş olur.

Güçlü ülkeler aslında halkın ayağa kalkmasından korkar bu yüzden içleri çürümüş olduklarını göstermeden korkuyayılır kaoslar içten içe larvalaruyandırılır kendi ülkesine yırtratma senearyosu yazar o larvayıda oraçıkta ezer yok eder sahte kahraman iş başına geçer karşı koyaçagı yerlere savaşlar çıkartır çıkartırır  ve halkına ve insanları her şekilde sahte kahraman kral ve veya önder halkını vaatlerle oyalar insanlıkta oyalanır.

Az giderken mızıkcılık çıkartarak başka perde de de demokrasi ve özgürlük barış sözleriyle dillere dillerde dolaşır bu gün soyler yarı varsa söylemedim ben böyle söyledim santraçta kafa karıştırıcı hamleler surer çünkü alışılmış “mızık” oyununda hep galip geleçegeni hayal eder.

Bunlar feleçekte ki kaosların yolunu açarak gider son anda açar artık insanlık bayğınlık gelir hep narkoz altında yaşar tüm insanlığı piyon gibi kullanır sonra insanları böçek gördüğünden”sahte kahraman kral krallar”toplumun üstüne basarak ve insanlıkta içinden içlerinden birbirlerini sırtına basarak yok eder.

Dünya her zaman yaşı daha geç ve de gençleştirirken evrendeki gizem dolu dünya içinde bu güne kadar zaman yasası”yanı tarihler“göstermiştirki insanlığın aklı düşü nürlükleriyle yaptıkları yıkılmaz sanılan piramitler bile çürür aynı bu sefer dönüşüm yasasında dilim dilim asırlarda nice imparatorluklar krallıklar ve devletler zulümle yükselmiş fakat  yine zulümle yok olmuştur o zamanın düşünürleri bildirimler yazarak bu güne bildirimler ve ayetler yazsada insanlık geçmişin geleceğine tabletler üzerine duvarlara taşlara yazsalarda insanlık düzeltme yerine değiştirilerek kendileri ne zulüm makinesi geliştirmiş olmalarından bu güne kadar gelinmekte yer etmişler

Buna tek şey söylemek”evrenin zinçiri gizemli”yaratılışın”yaratanın yaratan”bu tip psikolojik ruh vakalara “evrimleşmemiş akıllarına” normal düşünürlük “aklı”versin.

Evrenin zinçiri için de yaratılışın yasası vardırki bu güne kadar hiç kimse başkasının hakkını sonsuza kadar yiyemez çünkü dönüşüm yasası er yada geç işler.

Bu gün zulmedenler yarınb yok olaçaktır ve her yeni asır yeni bir başlanğıçta doğacaktır

Bu gün gölgelerinden korkarak insanlığı korku yaşatanlar yarın aynı korkuyu yaşayaçaktır eğer insanlık uyanmazsa her gün bir illüzyonun parçası gibi olanı biteni azlameye devam edecektir.

Fakat tarih yanı gerçek zaman yasası göstermiş gösterecektirki yıkılmaz denilen piramitlerbile içten içe çürüyüp yok olaçaklardır

Bunla bitmeyeçek gölgesinden ağaçın arkasından taşın altından bile “hatta örneği var olan taşın içinde rıskıile yaşayan böcekler” gibi taşın içine saklansada “rıskı gelmediği “gibi kendi kendini yok edecek”bu güne kadar”asırlarca duyduklarınız ve gördükleriniz okuduklarınız yok oluşları yok olunuş gibi.

“Allah Tanrı de zikret” evrenin zinciri yaratılışın yasası “hiç kimse başkasının hakkını sonsuza kadar yiyemez bazende“sonsuza kadar”her yapılan işler”sonsuza” kadar sürmez çünkü “dönüşüm yasası” er yada geç işler bu gün zulmedenler yarın yok olacaktır ve her yeni asır yeni bir başlanğıçla doğacaktır

Saklı-Şifa Çoban Selcuk uysal   

Tarihler de ne saklı 10  13  21 02 2026

CEMRE17 ŞUBAT 21 ŞUBAT 05 MART HABERÇİLER

EN TEHLİKELİ GÜNLER “05 NİSANA KADAR”  VE ARALAR DA BAHARIN UYANIŞI “20 30 “NİSAN “16 19” MAYIS ARALARIN DA HABERDAR EDER   

Hava şartlarında önemli uyarı belki biliyor belkide zaman değil der belkide alışkanlık hale getirmiş olabilirsiniz

17 Değişim başlar havada suda toprakta  21de ise bahar havası varken bir den düşer 05 de mart  ise tekrar ısınır rüzgarlar cıkar hatta göçmen kuşları yavaşca gökler görür hakketen bahar geldi dersiniz ama “yazın soğuk içeçek almaya benzer açar açmaz  şişe içi buz olmuştur”

Aynı şekilde hemen sonrası 05 marttan  05 nisana kadar şubat mart ve nisan ayına kadar bölgesel sabaha karşı don olur gezgin halde bazende yeraltı obrukları görünür

Bir den topraklar çöker heyalanlar gözükür yer altı yer üstü gevşer nefes alan toprak hava ile birleşir ağaçlar afetler başlar yer yer don başlar fideler çürür siyahlaşır yakar ve seradakiler ise donar ne yapılması gerekenler ise hazırlanır sabaha karşı 03 05 arası en tehlikeli korunacak koruyacak geneleksel önlem alımalı

Bir yandan havalar ısınırken güneşe yaklaşan kuzey küre artık her dengeyi haberdar eder güney küre artık soğuga girerken küzeye nem ile yağmurları taşır ama insanlık hep her seferinde gene yanılır sele dona afetlere her seferi gibi de yağmurların gelişi ilede erken açan çiçekler dökülür “vahlar tühlar yaygınlaşır” her şeyin insanlığa verilen akılla her çözümü varken bu yaşamda gene “hep aynı makoron” döner

Allah Tanrı de zikret tedbir en ideal verilen akıl içinde

Saklı-şifa Çoban Selcuk Uysal  

Tarihler de ne saklı 10  12  20 01 2026  

DEĞİŞMEYEN DEĞİŞTİRİLEMEYEN ANA TEMEL ONURGASI GRAFİĞİ

GELEÇEĞİ KAYBI OLMAYAN PROJE

SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BLOK ZİNCİRİ BANKACILIK “SSKBZB BANKASI” PROJE

“GELEÇEĞİ KAYBI OLMAYAN BİR SİSTEM MÜNKÜN MÜ”

BAKALIM NELERMİŞ 

Ana başlık değişmeden devlet ve halk arasında güven şeffaflık ve adalet  temelli yeni bir denge modeli “proje adı”gibi sigorta temelli bir bankaçılık sistemi içermektedir.

ANCAK BU PROJE KLASİK BANKACILIĞIN ÖTESİNDE

Nederler korkusunu bir kenara bırakarak hiç bir zaman da “oy kaybına yol açmayan” aksine “halkın huzuru” yerine getirerek baha çok halka yardımcı olarak ve de geçmişte hataların seçilebilmek için sistem üstünde oynanarak halkı bir noktaya çekmek yerine hem halkı hemde hükümet hükümetler kurmak için oluşları devleti zarara uğratmak.

Her iki tarafın ve veya çoklu groplar bu güne kadar çekişmeli yolda “bir arpa boyu” yol alına madı gibi hala herkes “seçim seçim” der durmakta ve de taraf toplanmakta toplatılmakta.

10 yıl önce yazdıklarım bu güne “varan bölümünde” devletin yanı halkın parasını ve de hazi ne parasıyla açıkları kapatmak”yazdığım” gibi gelecek zaman sonrası da gelecekte “para veremez durumda olunacak ve gene seçim geldiğinde kasalar boşaltılarak geçiçi”bolluk verilerek” bu bolluğu bu günden görmek ve de görememek “zaman geldi ve veya zaman geldiğinde “gene buna dur denmez ise bir beş yıl sonra ekonomi firsatcılar yeniden verilen vaatler için de”nefis ve doyumsuzluk”içeren ekonomi fırsat sarhoş telerlek gibi bir oyana bir buyana çarparaak yol alaçak.

Çünkü kimse bu”kurulan ve veya kurulaçak ve kurmaya aday olanlar da” aynı”geçmişin sefilliği içinde geleceklerini kaybetmeme çabası içinde fırsatı değerlendiren yapıya sahip oluşlarıyla  da her zaman kendi zaman yasasını ve de kendine ayıt dönüşüm yasası içinde kendi benlik yasasıda kendi gerçek yasasını yer tutacak tutacaklar

Bu her ülkede yönetimcilerin ülkenin kahraman yapısı ve ülkenin güçlülüğünü kullanarak her yere”saldırarak saldırtarak” vede”masalar da gözükmeyen” kişilerin destekleriylede”önce kendini düşünerek”toplumun halkını düşünmeyen bir yönetim içerisinde içsel ruhu yaşayan pisikolojik kavramı alttüs eden bir yapıyla saha da olurlar

Şu an varanlar bölümde bu güne tarihi içinde”dünya insanoğlunun omurgasını oynatmaya hazırlanmaktalar “bilin savaş”yok sadece karakollar kananlar kandırılanlar saltanatları yok olmasınlar garnizon komutanlar ölüm korkusu yaşayanlar insanlığı insanoğlunu çaresiz endişe stres korku ile köleleştirmek işte bu da şimdiki zaman vede zamanına girdiniz bu günler iyi günleriniz.

GENE DE ŞİMDİDEN BİR PLAN PROGRAM YAPILMASIYLA YENİ BİR DÜZENE GEÇMEK İÇİN ÜRETMEK NEMİ İNSANLIĞI YAŞATMAK.

Çümkü dünya var oluşu bir kaos değil içinde yaşayanlar tarafında kaos ortaya çıkar ve dünya düzenini değişime uğratırlar

İşte çözüm bir proje haksızlık üretmeyen çürümüş çürültülmüş sistemleri yeniden doğuşa taşıyan bir plan ve programdır.

BİLİNKİ HEP YER ALTI FOSİLER VE PARA PARA PARA

Benlik ile insanları yok ederler “kazandık diyenler” insanlıklarını kaybettiği gibi de insanoğlu nu yok ederler.

Bu dünya kaosa sürüklenmedi kaos bilerek planlanarak ve yönetillerek üretildi büyük güçler daha büyük olmak için değil çöküşlerini ertelemek için saldırır güçünü kaybetmek üzere olan imparatorluklar hükümetler yıkılmamak adına başkalarını yakar.

SSKBZB PROJESİ

Önçelikle devletin sürdürülebilir güvencesini ve”halkın sosyal güvenliğini”gene devletin savunma güçüne daha çok destek sağlayan aynı denge noktasında buluşturmayı hedefler amaç gelecekte”sağlıkta sosyal güvencede” ve “ekonomide savunma sanayisin de” ülkenin ülkelerin huzurda şeffaf adil ve izlenebilir”bir sistem kurmakta geçer”ve çürütülmüş dünya sistemi ülkelerin ana omurga savunması halkın “geçiken geçikmiş geçiktirilmiş” olan yaşam şartları ve de huzur bu güne kadarda”kaos ve ekonomi zorluklar”içerisinde kalmış oluşundan dır.

Bu ana yapı ve yapı yapılaşma “varlığını sürdürebilmek” için dünyanın üzerine bir kaos sofrası kurar ve de kurarlar çünkü düzen barışla değil krizler beslenirler “çünkü çözüm ve planlama planlananların düzenin sonu olur”

GRAFİK “SÜRDÜRÜLEBİLEN PLAN” GENE DE BİLİNKİ ÇIKARÇILARIN FIRSATCILARIN İŞİNE GELMEYECE ĞİNDEN TOPLUMLARI KIŞKIRTIRLAR

ÖNCELİKLE PROJENİN TEMEL FELSEFESİNE BAKALIM

Sosyal sigortalar kurumnu alt yapısının “blok zinçiri blockchain” ile güçlendirilmesi

Kayıt dışılığın tamamen ortadan kaldırılması

Her işlemin değiştirilemez izlenebilir ve şeffaf olması

Devlet ve halk arasında denge unsurun oluşması

Bu yapı ne devleti zayıflatır ne de halkı mağdur eder.

NEDEN BLOK ZİNCİRİ DİYEBİLİRSİNİZ

Manipülasyona kapalı oluşu

Geriye dönük değiştirilemez kayıtlar

Haksızlıkların önüne geçen sistem

Güven teknolojiyle garanti altına alınması

SSKBZB BANKA SİSTEMİ NE SAĞLAR

Sosyal güvenlik  ve bankacılık”entegrasyonu”yanı farklı sistemlerin bir araya getiren ortak bir yapı sağlar.

Sağlık emeklilik ve sigorta süreçlerinde tam şeffaflık”sen fazla aldın ben çok çalıştım az ve eşit aldık bu gibi kaoslar bertarafı.

Uzun vadede toplumsal huzur ve ekonomik istikrar

Gelecek nesiller için kaybı olmayan “ters duran pramit yapı”

Bir adımla sonsuz genişleyen her kese eşit halk tanıyan

SONUCA BAKILIRSA

Bu proje bir reform değil “yeniden doğuştur “

Çürümüş sistemlerin yerine adalet denge ve güven esaslı geleçeği kaybı olmayan bir çoban mödeli

SSKBZB BANKA SİSTEMİ

Sosyal güvenlik  ve bankacılık”entegrasyonu”yanı farklı sistemlerin bir araya getiren ortak bir yapı sağlar.

Sağlık emeklilik ve sigorta süreçlerinde tam şeffaflık”sen fazla aldın ben çok çalıştım az ve eşit aldık iyi ve kötü zamanlar da musluklar aç kapa ve bu gibi kaoslar bertarafı ortadan kalkar

Evet bu grafiye geçmeden akılda yer alan ve de yer edecek bu güne kadar bankalar işlevi ve bu kurulacak hatta var olan bir birikinti sistemlerini bir birinden farksız”fark olan” ise bu güne kadar anlatım ve devlet adına hükümetlerin işlev getiri konusu olan sistemin ve bankaların”her ikisinin”fark alanı alanları değişik olsada görünmeyen ve de hissedilmeyen “aşşağı yukarı” çekilerek”sömürü şekli” toplumların “aç açıkta ve ölüm” vede “yaşlılık endişesi “içinde “ülke ülkelerin”yanı insanoğlunun yer aldığı”ülke ülkeler”ve halktan toplanan “bu birikintiye” bir bakalım.

Aynı şekilde“diğer sistemler”ve de”buna benzer sistemler”görsel reklamlar içinde çok farklı farklılık yapılar yapıların yer aldığı gene”insanlıkla”oynanan oyunlar

“Biri ister birileri daha çok ister”sonrası “yanıldık aldandık sözleri”ortalıkta orta yer de yer alır bu tip vakalar bir virüs gibi çok çeşitleri yer alır sebeplerin  için de hep ne derler korkusu saltanat gider endişeleri bunla birlikte firsatcı saltanatlar kollarını sıvarken oturdukları oturacak olanlarda koltuklarında bir ön çekinin aynı zihnin de yol alır

Arka da görünmeyenler ise bir önceki bir sonraki ile “aynı şekli yer aldırırlar” aynı da olsalar da bu gün koltukları işgal edenler ve”emeklilik hak kazandıktan”sonra aynı zihinler zinhinleri içinde başlar “oryantal müzikler”bu seferde toplumlar halk başlar tençere tavalar sahnede sahneler de hep birlikte”halay çekerler”arka sahneler de ise “hortumlar dranajlar barajlar”için de sömürmeler”başlar başalanır başlatılır”

İşte  bunları ortadan kaldırmak için”devletin” için de “toplumları koruya bilmek” için “hükümetlerin eline bırakmamak”için de “kimin eli kimin çebinde”olduğunu görmek içinde “blokzinçiri yer alması oynanamaz  kurcallanamaz” her kesin her kesime her zaman çalışmasına göre “kurulacak sistemde” huzur ve gelecek kaygısı garantiye alınmasını bu SSKBZB BANKA SİSTEMİ SAĞLAR ama bu güne kadar olanıda yazmadan olmaz.

Evet ülke ve ülkelerde barış huzur ekonomi bir ekmek peşinde yaşaya bilmek için koşan insanlık masalarda  gözükmeyen insanlarda bu insanlık yapısından faydalan mak için  sant ranç savaş virüs oyunlarına müsibetlerini salar ve burdan”5 10 milyon” dolaşımdaki ana para yı kaybederken içerde bir çalışan entegrasyon groplar dünya üzerinde önceden topladıkları madeni parayı piyasaya sürerek bu sefer”5 10 milyar” ana para kazanarak dünya ülkeler arası”5 10 trilyon”dolaşımdaki para kazanarak ülkeler arasındaki bazı bir entegrasyon çalışan ülkelerde bu fırsatlardan yararlanırlar.

Diğer yandan ülke içinde daha önce planlanmış hazırlanmış planı sürerek ülkeyi ve ya ülkeleri kanmış kandırılmışlarla istila ederekte denizlerde bir kaç balık yakalanmak için fırsatları değerlendirirler ülke ülkeler için deki insanlık ise “nefsin yolunda battı çıktı dalgalar”arasında  boğuşurlarken egemenliklerini ayak altına alarak yok edilecek lerini bilmeden yaşamaya devam ederler.

Ve gene yakın olan ülkeler arasında göze batan doğuya doğru bir ülke kalmış olarak gene dinler arasında onlara uymayan içi”fakir olsada savunması güçlü”olan “bir ülke” kalmış  olarak bu seferde gene denizden ve karadan önceden istila edilmiş ülkeden de “ileri karakoldan sahte gladratörlerini”kanmış kandırılmışları karadan yürüterek o ülkeyi ve ülkeleri istila ederler dedikya “bir kaç balık”diğer güçlü ülkeler ses çıkarmaz çünkü içlerinden biri saldırdıkça onlarda topladıkları maden den servet servet yaparlar

Bu bir dünya üzerinde santraç savaş virüs oyunları daha derin okumak istersenizde yıllar önce yazdığım”bitirilmemiş”geleceğin 2026 2028 2032 savaş virüsleri bölümün de okuya bilirsiniz geçmişte bitmeyen yarım kalam savaş virüsleri.

Diyeceksinizki bunları neden yazıyorsun konumuz grafik evet yazıyorum bu dünya üzerinde para savaş bankacılık sömürülme siztemlerine görmeden”ana grafiği anlıya mazsınız ve”hala tencere tava açız”der siz ister onlarada daha fazlasını ister diğerleri ise ülkenizi ülkeleri değersiz madeni bozuk para gibi harçarlar ama”ana temel blok zinçiri ni” bozamazlar her ne kadar çırpınsalar da çırpındıkca  geçmişler de ki gibi kör düğüm olurlar

Akıldan çıkarmayın ki sadece insanlık yaşamak için nefis yolunda koşarken bu fırsatı değerlendirenler”insanllığı toz pembe dünya sunarken”bir parazit gibi yapışırlar ve sırtından geçinirler ve geçinenlerde bazen sizlerin”sırtından inmez vijdanı kırbaç şeklinde” ipi elinde tutarlar ve para para servet servet yapmak için çaba harçalar sonrası “para olmaz “sadece onlara çalışam”feodal yapı şekli ile maraba köle esir” olursunuz bazılarıda saltanatı kaybolmasın diye kaybolmacasına ve”kendi servetini servet yapmak”için de bu sefer”diğer feodal yapılara kuklacının kulası olarak”yeni kuklalar bağlanmak için kukla iplerini atarlar ve sonrası bir kördüğüm şekli alır.  

 ŞİMDİ PRAMİT ÇİZERGEYE GEÇMEDEN ÖNCE ÖZETİNE  BAKALIM  

FEODAL YAPIYI “PİRAMİTİ TERS ÇEVİRMEK” İLE BAŞLAR YAŞAM GRAFİĞİ

Bu kördüğüm bir bilmece gibi adeta santranç gibi bir oyun gemiler korku salar denizlerin hakimi “tarihlerde poseydon” misali adına “iyi yada kötü” derler kim iyi kim  kötü derken arka perdede ekonomiyi kıskaca alırlar

Birden değerli madenleri “al sat” yaparak çakarlar ve korku salarak tüm yaptıkları masrafı çıkartılar şimdi yine oyunlar sergiler sahneler

Bitmez ülkeyi değiştirmek için demokrasi bahanesiyle istila çabası gösterirler adına ister kötü ister iyi kılıf koyarlar gene derste “iyi polis kötü polis” geometri şekilleri çizerler yeniden harita misali kabullendirmek için dünyaya da sopalarla vurarak hızaya ve kıskaça alarak gösterirler ve de göz dağı verirler.

Asıl olan ise ülke ve ülkeler çoktan istila edilmiştirve göstermelik olarak ülkeyi ateşe verirler ve başka ülkelere de aklınızı balınıza alın der yoksa sizlere de sıra gelir bu yapacaklarını önceden söylemek ister.

Artık ülkeler kendilerince bir panik içine girerekel etek öpmeye yeltenirler bu şekilde o korku basan ülkeler de sopa vuran ülkede tüm ülkeleri kendi yanlarına çeker kimileri saltanatım yok olmasın der saltanatın için de yaşayan halkta ve de içinde çıkaçak yalaka namkörler de fırsatı fırsat bilerek sarhoş tekerlek misali”bir o yana bir bu yana vurularak” dönüşüm yasası için de “bir nehir akışı” gibi yol alırlar

Artık o çekilen ülkeler de sırası gelinçe şimdiki kıskaça alına ülke ve halkıyla çekildiği halde ya parçalanırlar paçalanarakta”her evde pişen patlıçan kızarması”gibi tavalar ateş alır ve ülkeyi haklı insanoğlunu ateşe verirler

 Sonradan başlarına bela olacak misali başka yan ülkeleri komşularına karşı da kullanırlar bu sefer karadan gladyatörlerini veveya kanmış kandırılmış ülke içindeki insanlığı “krallık özerlik vaatleriyle “harekete geçirirler ellerinde bulunan istila edilen ülkeleri de “ başka ülkede nükleer silahları yok etmek “bahanesiyle istila ederler. 

Asıl hedeflerine adım adım yaklaşırlar istila ettikleri ülkelkerde ileri karakollar kaleler inşa ederken “kendi ülkelerinde bir zaman gelir” ve o zaman da gene planlı şekilde kaos üretirler

İstila  edecekleri ülkelerin içine koza zamanı gelince uyanacak hainler yerleştirilir asıl hedefleri istila edilen ülkelerde amaçları olan”büyük orta merkez bir küresel konuta merkezi” ile de dünyayı ele geçirecek plan içinde hedeflerine ulaşmak için adım ve parsel şekilde alarak “büyük projelerini segileme için zaman açarlar

Bu gerçekleştirme hevesleriyle “şimdi ki büyük ülkelerinde“ o kaosu gerçekleştirip iyi polis kötü polis rolleriyle kendi halkını bile kandırılar saldırılacak ülkeler de önceden anlaşmalı bir iyi kötü şeklinde yol alırken oyunlar içinde oyunlarıyla birlik olan ülkelere kozaları uyandırıp saldırdırıp saldırtıp kaosun içine”sokulan ülkeler”düşman “gördükle riyle dost dost görünenle düşman eder” şekilde yol alırlar 

Bunlar”çarpraz savaş stretejisi”şeklinde yol alırken kanan kandırılanlar”ortada kediyi aslan gören gösterilen”bir insanlık için de yol alırken garnizonlar karakollar için de glaratörlerini piyonlarını sürer artık”santraçın son hamlesi diyede “bir yandan parsele re ayırmak için probaganda olarak”çarklar çalışır ve insanlık o çarkın dişlileri gibi ve oldu bitti olayıyla”avcının hikayesine döner”elinde olta ile dönerken görülür ve bu şekilde maskeli döneme gecerler”dul avrat otu şerbetiyle” insanlığa illüzyon şekle dönerken

Bölerek parçalayarak kurdukları kuracakları feodal beylikler şeklinde ülkecikleri de “uzak diyar karakolları”inşa ederler “bir dünya kontrol merkezi” hayalleriylede gelecek yıllar ve asırlar da “bu sefer yarı tanrı” misali zaman yıllar  da şimdiden omurga kurmaya calışırlar  

Oysa hayal ettikleri kuracakları omurganın bir “kıkırdak”şeklinde olduğunu bilmeden kendi illüzyonlarında yaşarlar insanlığa ve kendilerine bu hayal perdesinde yer açarlar.

Bu gün görünmeye görmeye müsaade edilmeyen ekonomi çırpınışların içinde görünsede gördüklerine anlam verilmeyen fırsatcıların bu yapıda aç ve açıkta bırakılarak ve insanın endişe korku çaresizlik için de ve de bırakılmaması için de ölümün korkusuyla yaşamak ve bu kördüğümün için de kalmadan yaşamak için de sessiz kalarak bu dünyada olup biteni bitenlerigörmeden görmezlikten gelerek insanlık yaşamak için bu çemderede yaşamak sessizlik ve görmezden gelinen “esir esaret “olduğunu bir kördüğüm zinçirinde bağlı olduğunu hissetmeden yaşar.

Bu sadece ölüm korkusu değil dünya nevsinden terkedeme endişesi içinde oluşudur evet yavaş yavaş yailanmış ve bu gün yıllarca çalışıp hakkınız olan paranın bir kismi kesilir yıllarça pirim ödersiniz birirkmiş olduğu pirimim yanı paranızın toplu miktarı alamaz sadece emekli olduğunuzda “bugün faiz para gibi “emekli aylık altında alırsınız  ölürsenizde ailenizden”kız evlatlarına” kalır oda kanunların getirdiği yasalar için de belirli kişilere bırakılır kısaça hiç bir geri dönüşüm olmaz .

Aslında bir bankaya yatırdığınız faizli para gibi ama fark ise banka da yatırdığın para kadar faiz alırsınız ama çalışarak yatırılan para yanı pirimler ne hikmetse vaatler seçimler kanunlar seçilebilmek için eşitlenir

Bu çürümüş içi her şekilde kurtlanış sistem başlar 3600 gün 5000 10000 hepside eşitlerler faiz parayı ve ne gelirse der

Cümle alem olanda olmayanda “adı eşit para”ana kasaları bitinçede bitirilincede başlanır devletin kasasını istedikleri kadar “hem halk ister halkın istediğin den fazla da isterler gözü doymazlar “başlar sağlık hastane özel hastasneler ilaç saymakla bitmeyen sömürme şekli eskiden hortum denilirdi şimdi göz göre göre barajlarlara dranaj döşüyerek sömürülmekte ne yaparsın krallık bir feodal  yapı

Bir de yaşları gelmiş geçmiş 1000 gün 2000 3000 gün olanlar da ne emekli olurlar ne de bunlarane olaçak demezler gene bu pirimler de içerde yer almış olsada kimsenin aklına gelmez hele milli gelir bu kadar denir ama bunlara hiç sıra gelmez bunlar vatandaş sayılmaz etraflarına da yapıyoruz ediyoruz boş vaatler  verilerek avuturlar ne ne yaparsın bir varmış bir yokmuş masaları başkaları da başlar bu hikayelere.

Bu gün elinize geçen emekli paralarınız biriken kademeli haklarınız eşitlenerek vaatler içinde  dağatılıyorsa ve bir gün emekli maaşlarınız ve zaman içinde elinizde olaçağanı düşünüyorsanız  şimdiden bilinki”ülkeniz ve ülkeler çoktan istila”edilmiştir

Sadece bilirler halkın ayağa kalmasından korkarlar ondan insanoğluna hem korku hemde sağlıksız gıda hemde her saat lokma değil her saat vaadetler verilerek yaşamak için yaşatmak için narkoz ile can çekiştirirler kanmış kandırılmış piyon olarak yaşatırlar”bu seferde yağları eriyen insanoğlu”sahte kahramanlıklar için de yol alır yaşamak için bozulan psilolojik ruh aleminde insanoğlu bir birlerini yok ederler.

Artık öncelikle eğemenliğiniz ve yaşam alanınız bir bir yok olarak “adı var olan”ama kendisi olmayan “demokrsasi huzur barış “ hayalleri çok gerilerde kalmış olaçak bir bulaşıcı hastalık gibi”bir zombi ve ya bir drakula”halinde yaşamak içimde olunarak tüm geçmiş hayaller gene gerilerde kalmış olacak.

Ülke ülkeler içinde “tüm insanlık”belirli belirlenmiş noktalar da hapis olarak o bahsedilen”yarı tanrılara”ulaşamayarak yok edemeyecek hale getirilecek insanlık

Ama planlamacılar oyun kuranlar kuklacılar kuklalar piyonlar pinok yolar bunları hep hayal ederler bu erişilmezliği”asıl sahip olan enerji”bir varlık ortaya çıkartırkı bu varlık toplumları kördüğümden kurtararak insanlık ölüm korkusuyla tütsülenmiş insanlığı kurtartır“işte bu da kopmayan blok zinçiri yaşam grafik serümü aşılar insanlığa “

Artık başlar”yıkılmayacak sanılan piramit artık”baş aşşağı”ters piramit olur bu da hepimiz olmaktır”ha bu kolay değil insanoğlu “nefis yolundayken” zor ama dönüşen yasa içinde zaman yaşamak için geçmiş zaman gelecek zaman yasasında belli olur 

Bir de vardır ki bize ne oluyor demek düşer demezlerki görseller siyasiler politikalar kurtlamış çürümüş sistem insanlığı psikolojik ruh sağlıklarını bozarı hiç demez olurlar sahtyekarlik emeklilik malülensahtekarlık bedava gelecek yerleri aramak ulaşamayın ca da kin nefret artışı hele secilip emeklilik hakkı kazanaçağına kadar ses çıkarma yan vekiller sonrası firsat kollayıp tencere tava kışkırtmalar

Bir yandan ülke üretim gelenine oda yandaşlar ayrımcılık la %25 harçanarak yapılan işler geri kalan %15 göstermellik halka geri kalan %60 gelsin hortumlar ve ilk ülke kurulduğundan beri koltuk sevdası sonrası “fazla emeklilik maaşı hakları da fazla maaş alan deme gitsin”diz boyu kirli çamurda yüzmeler”etraflarınada sıçratarak bir başkalarına teşfikler

 İşte bunlar da bundan sonrada dönüşüm kendi çıkardıkları yasalarda ve çok çok daha çok kendilerine has dönüşümler göreçek hem ülkeler de hemde ülke“bir gün yok olunup” esir halde yaşanacak yaşatılacak.

Bilsinler ki ülke ülkeler halkını ve insanlığı kendi yasalarında “yok edilme emri “yer almışsa gerçek “yaratanın yasasında o emri verenleri yok edilmeleri” için yer almıştır kavimler niçe devlet imparatorluklar krallıklar bu şekilde yok olmuşlardır ve böyle başlar geleçek yaşamlar

 İşte ondan dolayı her adım “blok zinçirinde”yaratnın varlığına verilen”akıl” için  de ki gerçek dönüşüm yasaları hiç bir zaman gerçek zaman yasasında kimsenin hakkı yemeden “ters pramit” kurçalanamayan değiştirilemeyen “işte o grafik” nasıl mı.!!!

Geçmiş asrın ve bu asrın insanoğlu insanlığa“zulum”edenler buna da  insanlık“karşı duramıyorlarsa” örümcek ağı kapanına bağlanmış “kozaya sarılmış”gelecek“nesiller iyle zulum edenlerin” soyu soyları“nefsin kötülüğü”ile bu gün zulum edenler zulum edenlerin kozadan ortak çıkmış hali fırsatlar içinde yer alır  

 Atılacak blok grafik bir süre ara verilerek çok  soru sorulan bir konuya geçmem gerekir bu günün ve de geleceğin”çaresiz insanlığı”insan yapısını bozan bedenin iskelet hali kemik yapısına ve yeni bölüm olarak yazılacak “bu bir yazı önem taşıdığından “blok zinçirir grafik çizergesini bu bölümden sonra okuyacaksınız

 BU BÖLÜM  "EKTİR"  HESAPLANARAK  

DEĞİŞMEYEN DEĞİŞTİRİLEMEYEN ANA TEMEL ONURGASI GRAFİĞİ SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BLOK ZİNCİRİ BANKACILIK “SSKBZB “

SSKBZB BANKA SİSTEMİ  ANCAK BU PROJE KLASİK BANKACILIĞIN ÖTESİNDE

 BU PROJE BİR REFORM DEĞİL“YENİDEN DOĞUŞTUR “

NORMAL ANLATIM   

Tarih den bu güne kadar pirimi var olup eksik olan 65 yaşını doldurmuş kişileri “EMEKLİ ETMEK”bu günün yaşam koşullarına göre”ve yaşlılık parasına eş ödeme yaparak ve “bu yaşta olup primi tutmayan kişiler yaşlılık parası alıyorsa”FESSİ”hiç pirimi yoksa yaşlılık parasını”DEVAMINA”ve sağlık güvençesine yer vermek .

Emekli yaşı 65 endeksleyerek emekliye hak kazanma  grafikte”hangi prim kademesin den ona göre hak almaya yer vermek”ŞAYET”her hangi pirimini yükseltmek için hakkı hariç yüksek pirime geçmek”İSTERSE”aradaki“PİRİM FARKI ÖDENEREK”o kademe den yüksetmek hak almaya.ve istediği zaman fark ödenerek bir üst kademeye geçe bilmeye yer vermek

Emekli olup fark yüksetmek isteyenlerin prim yükksetmek için ödemesi yok ise emekli olup emekli kademesinden %50 KESİNTİ ile bir yerde yaşıda uygun ise SİGORTALI BİR İŞYERİNDE çalışarak pirimini yükselterek hak kazanabilirin onunu açmak..

GIRAFİK ANLATIM 

ÖNCELİKLE PROJENİN TEMEL FELSEFESİNE BAKALIM

Sosyal sigortalar kurumnu alt yapısının “blok zinçiri blockchain” ile güçlendirilmesi

Kayıt dışılığın tamamen ortadan kaldırılması

Her işlemin değiştirilemez izlenebilir ve şeffaf olması

Devlet ve halk arasında denge unsurun oluşması

 Bu yapı ne devleti zayıflatır ne de halkı mağdur  ederi ortadan kaldırmak

NEDEN BLOK ZİNCİRİ DİYEBİLİRSİNİZ

Manipülasyona kapalı oluşu

Geriye dönük değiştirilemez kayıtlar

Haksızlıkların önüne geçen sistem

Güven teknolojiyle garanti altına alınması

SSKBZB BANKA SİSTEMİ NE SAĞLAR

SUNUMA BAKALIM

Sosyal güvenlik  ve bankacılık”entegrasyonu”yanı farklı sistemlerin bir araya getiren ortak bir yapı sağlar.

Sağlık emeklilik ve sigorta süreçlerinde tam şeffaflık”sen fazla aldın ben çok çalıştım az ve eşit aldık bu gibi kaoslar bertarafı.

Uzun vadede toplumsal huzur ve ekonomik istikrar

Gelecek nesiller için kaybı olmayan “ters duran pramit yapı”

Bir adımla sonsuz genişleyen her kese eşit halk tanıyan bir yapı dır

SOSYAL SİGORTALAR BLOK ZİNCİRİ ENTEGRE SİSTEMİ “SSKBZB”KANUN İÇERİKLİ SUNUMU

Bir şahsi bir sunumuna girer aşağıda insan yaşam omurgası şahsi sunum taslağı  hazırlığı geliştirmeye açık.

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç kapsam ve  tanımlar

Madde 01 Amaç

Bu sunum amacı sosyal güvenlik sisteminin blok zinciri teknolojisi ile güçlendirilerek şeffaf izlenebilir adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması.

Emeklilik sağlık ve sigorta haklarının kademeli ve eflasyona uyumlu şekilde düzenlenmesi. 

Madde 02 kapsam

Bu sunum bir ülkenin vatandaşların sosyal güvenlik emeklilik yaşlılık maaş ve finansal haklarını kapsar

Madde 03 Tanımlar

Bu sunum ülkenin kanunundan geçer

SSKBZB

Sistemi:Sosyal sigortalar kurumu ile entegre çalışan blok zinciri tabanlı bankacılık sistemi.

Prim:Sighortalı tarafından ödenen toplam katkı miktarı 

Kademe:Prim aralıklarına göre belirlenen hak seviyeleri

Temel yaşam ödeneği:Devlet tarafından garantiedilen asgarti gelişr düzeyi

Refah payı:Enflasyon dışında yapılan ek artış oranı  

İKİNCİ  BÖLÜM

Sistemin Temel Esasları

Madde 04 sistem yapısı

SSKBZB:Tüm kayıtların değiştirilemez şeffaf ve izlenebilir olduğu blok zinciri alt yapısı üzerine kurulur

Madde 05 Şeffaflık ve güvence

Tgüm prim ödeme ve hak kazanımları geriye dönük değiştirilemex şekilde kayıt altına alınır.

Hiçbir kişi veya kurum bu kayıtları tek taraflı değiştiremez.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Prim ve Kademe sistemi

Madde 06 Kademe esası

Sigortalılar ödedikleri prim miktarına göre aşagıdaki kademelerde değerlendirilir “şema sonunda “fazla “prim ucu  açık”farklı  gelişimle yer verilir

0-    1000 pirim =  5 000 TL

1001- 2000 Pirim = 6 000 TL

2001- 3000 Pirim = 7 500 TL

3001- 4000 Pirim = 9 000 TL

4001- 5000 Prim =11 000 TL

5001- 6000 Prim =13 500 TL

6001- 7000 Pirim =16 500 TL

7001- 8000 Pirim=20 000TL

8001- 9000 Prim=24 000TL

9001-10000Pirim=30 000 TL

Madde 07 Eflasyon güncellenmesi

Tüm ödemeler her yıl ülkenin istatistik kurumu eflasyon oranı ve mililiği gelir refah payı eklenerek gümcellenir

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Emeklilik şartı

Madde 08 Emeklilik yaşı

Emeklilik yaşı 65 olarak sabitlenmiştir

Madde 09 Eksik pirim

65 yaşını doldurmuş ancak prim eksikliği bulunan kişiler  mevcut prim kademelerine göre emekli edilir

Gerektiğinde inçeleme sonucu”gelire göre”ek yaşlılık destegi ödemesi ve veya ülkenin ayrılmış milliği gelir payından ve ayrılmış paydan hak verilebilir.

Madde 10 Pirim olmayanlar

Temel yaşamdan ödenek ala bilir ve de sağlık hizmetlerinbden üçretsiz yararlanır

BEŞİNCİ BÖLÜM

Prim yükseltme ve hak genişletme

Madde 11 Kademe yükseltme hakkı

Sigortalılar istedikleri takdirde prim farkını ödeyerek üst kademeye geçiş yapabiir

Madde 12 Emeklilik sonrası artış“emekli bireyler”

Sigortalı bir işte çalışarak şu anki emekli parasından %50 kesinti ile çalışaraakk pirimlerini arttirabilir ve üst kademe haklarına ulaşabilir

Yada tamamını yükseltilen kademe payını ödeyerek” üç veya altı ay sonra”o yükseltilen kademeden emekli payını alır  

ALTINCI BÖLÜM

Sosyal denge ve adalet

Madde 13 Temel ilke

Sistem hiç bir vatandaş mağdur edilemez her vatandaş ödüllendirilir devlet ve halk arasında denge sağlar.

YEDİNCİ BÖLÜM

Yürürlük ve uygulama

Madde 14 yürürlük

Bu lanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer

Madde 15 yürütme

Bu sunum ülkenin ve hükümetlerin”o ülkenin hükümeti” yürürtür.

Saklı-şifa Selcuk uysal  

İSTERSEK BİR SONRAKİ AŞAMAYA BAKALIM

Bu sunumu ekonomik,devlet sunumu pilot ve ülke meodeli ve de blockchain teknik omurgasına bakalım

Şimdi busunum porojesi ne bir aım geçersek ve de ülke ve ülkeler dünyada uygulaya bilir

Bir ülke de bir şehir “pilot bölge”.blockchain teknik mimarı omurgası şemasına bakalım

Pilot uygulama modeli

Ülkenin küçük bir simülasyon mödeli bir ilçe

Genç ve yaşlı nüfüs dengesi olan

Kaytıtlı kayıt dışı çalışma birlikte bulunuyor tesbiti

Göç alan şehir sistem resti için ideal

Tarım sanayi sinayii hizmet sektörü ve kıyı deniz bir arada  yer seçilir.

PİLOT SİSTEM NASIL İŞLEYECEK

01 KAPSAN İLK 12 AY

Nufusu 100000  kişi sisteme dahil edilir

40000 kişi atif çalışan

30000 emekli

30000 sosyal destek alan

 02 SİSTEM BAŞLANGICI

Her birey için :Sijitalkimlik oluşturulur

Prim geçmişi sisteme yüklenir

Blockchain ‘e kayıt yapılır

SENERYO “01” CANLI TEST 

Senaryo eksik pirim 65 önçelik

Sistem otomatik hesaplar

Kademe belirler

Maaş bağlar

SENARYO “02” PİRİM YÜKSELTME

Vatandaş uygulamadan ve kademe yükselt

Sistem fark hesalar

Ödeme sonrası anında günceller

SENARYO “03” EMEKLİ ÇALIŞMAYA BAŞLAR

İşveren sisteme giriş yapar 

Emeklilik maaşı dan %50 kesinti otomatik uygulanır çalışmaya başlar

Kademe yükseltir “ister çalışarak ister tamamı yatırılarak”

12 AY SONUNDA ÖLÇÜLECEKLER 

Kayıt dışılık oranı % kaç düştü

Ortalama emekli memnuniyeti

Sistem maliyeti klasik sistem

Blockhain işlem güvenliği

BLOCKHAIN MİMARİ ŞEMASI “SADE ANLATIM”

Şimdi en kritik kısım sistemin “kalbı”

ANA YAPI

Vatandaş ,uygulama ,blok zinciri ,devlet ülke kurumları

01 KATMAN :KULLANICI VATANDAŞ

Mobil uygulama /e-Devlet benzeri

 Panel işlemler

Prim  görüntüleme

Kademe yükseltme

Emeklilik durumu

02 KATMAN AKILLI SÖZLEŞMELER

Burada sistem otomatik çalışır

Emekli hesaplama

Maaş belirleme

Prim fark hesaplama

Sistem kimse müdahale edemez Kurallar sabittir

03 KATMAN BLOK ZİNCİRİ AĞI

Değiştirilemez kayıt

Şeffaf işlem  geçmişi

Dağıtık yapı her işlem

Zaman damgası

Blok olarak eklenir

04 KATILICI KURUMLAR

Sisteme bağlıkurumlar

Adalet bakanlığı 

Sosyal  güvenlik kurumu

Maliye bakanlığı

Saglık bakanlığı “sağlık ocakları ve hastaneler “

Bankalar

Hepsi aynı veriyi anında görümü hiç bir şey değişmez ve değiştirilemez şekli yer alır

05 ÖDEME SİSTEMİ

Maaşlar dijital cüzdana düşer yanı” kimlik cüzdanına”

Banka bankalar entegrasyonu varlığı için de

İstenirse normal hesaba aktarımı  

GÜVENLİK MODELİ

Hert vatandaş =Tek dijital

Her işlem =Şifre ve onay

Sahte kayıt =İmkansız

SİSTEMİN  EN GÜÇ YANI

İnsan faktörünü azaltıyor

Tartişma bitiyor

Ben az aldım kalkıyor

O kayrıldı kalkıyor”sahte malülen ve ya çalışır gözüküp maaş alan bitiyor 

Her şey matematik ve kayıt işleme geçiyor

NET DEĞERLENDİRME

Artık sosyal model olmakta

Elonomik model işliyor“rasgele”ilaç yazımı ve hastane promosyon yazılımlar bertaraf ediliyor

Tüm teknik yapı var olarak işleme alınıyor

Pilot alan değer alırsa ülke genelinde işleme geçiyor

Artık bu proje o ülkenin seviyewsinde sunulabilir proje modeli yer alıyor

ŞİMDİ BİR DE BİR SONRAKİ ÜLKE AŞAMASINA GEÇELİM

PİLOT BÖLGE SONRASI ÜLKE GERÇEKLERİNE GEÇELİM  İÇERİĞİ

Sunun dosyası ülke sunumu

Maliyet hesabı “en kritik konu “kayıplar ve görünmeyenler”

Bu konuda yatırım “getiri götürü finans mödeli”

Yasal ülkeye yatılan risk analizi

pilot kısmın dan şimdide ülke modline geçelimbu projeülke seviyesine taşına fikir değil bir hem savunma hemde maliyet hesabı hem ülke hemde maliyet çerçevesi net olarak uygulanabilir şekil de sunulmakta.

Pilot kaldırılarak sistyem doğrudan tüm ülkeye uygulanır ama bu tek seferde değil kontrollü geçişle yapılır

ÜÇ AŞAMALI GEÇİŞ MODELİ

AŞAMA “BİR”SÜRE YIL ALT YAPI VE TEMEL GEÇİŞ

Tüm vatandaşların verisi sisteme aktarılır

Mevcut”SGK” sisteme paralel çalışır

Blockhain sadece kayıt tutar “pasif modu”

Risksıfıra yakın tutulur

AŞAMA”İKİ” SÜRE  İKİ-ÜÇ HİBRİT SİSTEM

Yeni emekliler tamamen yeni sisteme girer

Eski emekliler kademeli geçer

Maaş hesaplama sistemi aktif olur

Eski sistem yeni sistem birlikte çalışır

AŞAMA “ÜÇ” SÜRE DÖRT BEŞ YIL İÇİN DE TAM GEÇİŞ

Tam sistem blockhain tabanlı olur

SGK klasik yapıdan cıkar istenirse “manuel ek bırakılabilir”

SSKBZB ana artık ana sistemden işlem görür

Artık geri dönüş yoktur”kurçalanamaz yok edilemez”hal alır betaya yüklü olur

MALİYET ANALİZİ GERÇEKÇİ  EN ÖNEMLİ KISIM

Başlangıç maliyeti “ilk üç” yıl

Teknoloji alt yapısı

Blokchain ağ kurulumu

Güvenlik sistemleri

Tahmini  1,5 -2 milyar $

YAZILIM GELİŞTİRME

Mobil uygulama

E Devlet entegrasyonu

Akıllı sözleşmeler

Tahmini 500 milyon 1 milyar $

VERİ DÖNÜŞÜMÜ

SGK verilerinin taşnması

Temizlik doğrulama

Tahmini 300 500 milyon $

EĞİTİM VE ADAPTASYON

Personel eğitim

Vatandaş bilgilendirme

Tahmini 200 300 milyon $

TOPLAM KURULUM MALİYET

2,5 ve ya 4 milyar $

ASIL ÖNEMLİ KISIM “KAZANÇ”

Kayıt dışılığın azalması “Bu bazı ülkeler de büyük  sorun”

Yıllık kazanç  5 ve 10 milyar $

HAKSIZ ÖDEMELERİN KESİLMESİ

Sahte emeklilik

Usulsuz maaş

Yıllık kazançm  3 ve 5 milyar $

SİSTEM VERİMLİLİĞİ

Bürokrasi azalır

İş gücü tasarrufu

Ylıllık kazanç 2 ve 3 milyar $

TOPLAM YILLIK FAYDA

Kazancı 10 ve ya 18 milyar $

Geri dönüşüm süresi

Maliyet 3 milyar $

Yıllık kazanç 12 milyar $

Sistem lemdini1 veya 2 yılda amorti eder

GERMEKÇİ RİSKLER “ÇOK ÖNEMLİ”

Düğrüst olmak gerekirse ülkede bunlar çözülmeden proje zor ilerler.

Sebepler sistem şeffaf olduğu içi bazı yapılar istemeyebilir ama”zamanlar geçtiğinde bu proje yer alır”

VERİLER GÜVENLİĞİ KORKUSU

Halk ve kışkırtıcılar”her şey izleniyor”diyebilir diyebilirler

GEÇİŞ KAOSU

Eskisistemden yeniye geçişte hata riskl

 MALİYET ALGISI

Çok pahalı “eleştirisi”gelir

DÜNYADA PROJENİN GERÇEK GÜÇÜ

Şu noktada üç yer alan noktalar dünyada bir olarak yok oluşu

Sosyal adalet getiriyor

Ekonomik kazanç sağliyor

Teknolojik dönüşüm içeriyor

Bunlarda yani üç katman aynı anda yapan prıje yoktur varsa da nadirdir gene de bir eksiktir.

NET SONUCA BAKILIRSA

Eğer bu doğru anlatılırsa bu proje gerçek doğru hakları net veriliş şeklidir bu sadece bir sosyalk gvenlik reformu değil”ülke ülkelin”ekonomik model değişimi olur.

Bu da ülkenin en tepesinde yönetimi”dik diri”tutan yönetici ve ülkeyi istikrara götüren cümhurbaşkanlığı buna ülke ülkeerine göül veren bakanlıkların ikna ediçiversiyonları yer alır  

Çünku an teknik olarak hazırız diyebilecek karar veriçiler anlatrımdili ile daha çok anlaşılır veya”buna hazırmıyız”o aşama işleme girer.

PROJE YÖNETİÇİ ÖZETİ

Ülkenin sosyal güvenlikj sistemi artan nufusa ve kayıt dışı ekonomive sürdürülebilirlik baskıları nedenniyle yapıusal dönüşüm ihtiyacı için de yer alır

SSKBZB PROJESİ

Sosyal güvenlik sistemini blok zinciri teknolojisi ile yenişden yapılandıran bir ana omurgadır

Şeffaf adil ve sürdürülebilir bir model sunar

Uzunvadede mali yükü azaltan strartekji bir dönüşüm projesidir

Bu  proje bir reform değil sistemsel yeniden doğuştur

Evrenin”eşit hak performans” güçü ile sınırlılık yer alır

Allah Tanrı de zikret Saklı şifa Çoban

Selcuk uysal         

Yapılırsa başarırsın Yeter ki niyet “Allah Tanrı de zikret” 

Saklı sifa Çoban Selçuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  11  15 01 2026 

BİR DE ŞİMDİDEN LAZIM”OLMAYACAK OLACAK”DIŞ DÜNYANIN YÜKSELİŞİNE BAKALIM AMA”GEÇMİŞ ŞİMDİKİ AN VE DE GELECEK”YAŞAMI NET GÖSTERMEKTE VE ŞİMDİDEN GEÇMİŞ GELEÇEKLERİ SÖYLEMEKTE

Kendi iç dünyaları için kalpleri değil “kendi eğolarını” yükselterek gene halkını değil “kendi varlıklarını”yükselte bilmek için“insanlığı hiçe sayarak”halkını da kullanarak” gelecek kaygılarını rahata erdirmek”için içten içe hem dünya hemde ülkeler ve de ülkeler için de korku endişeler içinde”korkularından”da içinde tüm dünya ve ülkeler için de eğolar”yönetimler yönetimlerin arkasında kiler” toplumları insanoğunu “endişeli hale getiren”yaşam hayat varlıkları bir sarhoş tekerlek misalı bir oyana bir bu yana dönerek“kendi çarklarını çevirebilmek”için”kendilerini”nefis ile beslenmeyi“bu da yarını yarının dünyası daha yazılmayan ve de olmayan“yarını”şimdiden ruhlarını” daha da derin psikolojik ruha itmekte itmekteler

Doğru adımlarla”yükseleceği”yer de“kargaların has yürüşünden kopmuş keklik gibi zıplamakta zıplamaktalar .

Varlllıkklarını var oluşlarını bilmeden etrafların da benden başka yok sanan kimseler vede kimseleri yoksayanlar kendilerini güçlü sanan “kibirli kaprisli “kendin den geçmiş pisikolojik ruh halinde kendince yükselmek ister sahte manevi güç gibi de sayabilirsi niz.

Ancak bu tavır ve kavramları varoluşun getirdiği insanlık içinde yer almayan fiziken adam sanılan ruhen pisikolojik yapılara sahip olan kendi iç dünyasında derin ne varki beynin ön tarafında gördüğü derin boşluğu kendilerince kendilerini anlamlı yolda gözterip beynin orta kısminda yer alır ken asıl düşünçe yapısı olacak olmayacak şeklinde çelişkili yapılarında kalan son bölüm aklın geçmişinde yapmak istediği o fırsatı öne alır

Elindeki imkanlarıyla fırsatı fırsatılar içinde ya tutar misali dünya gölüne çalarlar tabi bunu gören fırsatcılarda”bir ordan bir burdan”tutar tutuna bilmek ve de pişlmek için oda bir başkaşıda ve çoklu onlarda”yoğurtun masyasını”sabit ısı tatutarak yoğurt elde ederler hayali ile kesin kararlarıyla da”ederiz misali”uğraşsalar da sonun da gene ”çaçık” olurlar.

Tabi bu yolculuk uzun sürmez kısa koşularında tutuna bildikleri kadar sağlama alır zannederler ve”bir yanda zıplarlar bir yandan zıplatırlar”bir yandan da“hop uturup hop kalkarlar”hep her gün şekil değişirler.

İnsanlık ve insanoğlu var oluştan hatta tüm canlılar sıkıntılar kırılmalar aç açıkta kalmamak ve de kendi öleceğinden”korkanlar korkuları”yok etme hırsı fazlalaşır artık kendinde etrafında sorgulama başlar ve o şekilde yaşar yaşarlar .

Bazen de”içsel ruhları karanlıkta kalır”neden anlamı yönü ve huzuru kaybettiğini hisseder işte bu anlar insanın kendi iç başlangıcı başlar”o anları terk etmek ister” çünkü gerçek yaşam yasası da yükselmek ister”ben neyimle”zamanın boşluğun da dibe doğru çöküşünü ve çöküşünde “içsel ruh”işte o zaman başlar.

Artık makamlar güçler yada diş sal baskılar”başarılarını başarıların olmadığını anlar ”ve değil olduğunu anlamlarını da anlar ve de artık kalbin arınması ile sorgular başlar ben ve insan nefsini tanıdıkça sorgular sorularını içsel ruh deşifre eder vede egosunu sorguladıkça ve arınan kalp yumuşa maya başlar yumuşattıkça kendini ruhu hafifledi ğini hisseder ve hakikati doğru yapılan yola iter ve başlar”hakikatler hakikat”doğru adımla bir yolculuğa çıkar.

Arık korkular korkulardan korkularından çesaret alarak öfkeden uzak merhamete yakınlaşır ve karmaşık karmaşık yapıdan uzaklaşır sükünete geçişi başlar.

İnsanlığın öğrettikleri var oluşun en temel öğretimi ile huzurun kendi iç dünyasında başlayarak diğer dış dünya ya kendini iç dünyasının iç dengeyi ve dengeside huzur var oluş içinde saklı olduğunu anlar anlatır.

Anlata bildiği kadar ve”anlatabileceği”kadar anlatır atık her bir temas her bir anlatım tüm”insanlığı”anlaya bileceği ve anlayışıyla da”ruh bedenler”sakinleşir artık kalp kalpler ancak “anlayabileceği”başladığında teslimiyet ve doğru adımla ağır yüklerinden kurtulur. 

İnsan artık kendini tanıdıkça var oluşla ve varlıkla ne neye inanıyorsa”yaratana varoluşa bağını”derinleştirir.

Bu bağlamda insanoğlunun kendini aşma cesareti yükselerek daha iyi daha doğru daha temiz olanı arama iradesine sahip olacak ve de her geçen gün farkındalık içinde yenilikçi bir yaşama yürüyecek”gene de kaos dan yaralananlar da olacak ama bu sefer kaosa sürükleyenler ortaya çıkacak ama gene de“sabir”ile her gün yeni yükselişe yol alırken kimilerini de afedilerek kimi susarak kimi de içten içe dualar ederek yol alacak doğruluğa huzura.

Gene de sonuç olarak geçmiş”yıllardan asırlardan”söylenmiş söylenmişi ders alarak bu günde”insanın ruhunda çelişkiler sinsice kalacak”bunla yaşamaya devam edecek bu da bir sınıfta“ders ve sınav”halini ilacak ileri yaşamında “geçmiş her zaman gelece ğe çağrı olarak”okuna bilmesi için de”ders kitapları”halde ve halinde”akılda okunması ”geçmişi hatırlatma için kalacak.

Artık tek bir şey ortada olacak”içsel ruh”yolculuğu ve bu yollculuğun için de yaşam hayat yolunda karşısında çelişki endişe kaos”hep duvar gibi duracak”işte bu zaman da”kalbin kapıları aralanarak”huzuru gösterecek”doğruluk iyiliği”bu sefer insan olma yükselişi insanın kendine ve”özüne doğru”yaptığı yol olacak. 

“Allah Tanrı de zikret” Saklı şifa Çoban Selçuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  10  14 01 2026 

YÜKSELİŞ

Mihraç bu kavram insanın iç dünyasıyla ve ruhsal huzura ulaşma süreciyle ilişkilendi rilerek bir konu olarak ele almak çok yerinde ve anlamlı yer eder hayatta bu yaklaşım miraç kavramının sadece”tarih sel dini”bir olay değil insanın içsel yolculuğunun sembolü olarak okunmasına imkan verir miracın karşılığı yükseliş anlamı taşır” fiziksel” değildir.

Bilinç yükseliş Ahlak olgunlaşma nefis ile yüzleşme ve kalbin arınması ruhun denge ve huzura erişmesi olarak da yer alır.

İnsanoğlu ile eşleşmesi insan hayatında”miraç benzeri” süreç yaşar “sıkıntı ve karanlık dönemler” bu insanoğlunun yaşamda ki zorluklar içinde geçmişten bu güne kadar insanoğlunun yaşamındaki yüzleşme.

İnsanoğlu yaşamında gene “sorgulama ve arayış “ben kimim neden buradayımla” başlar gene insanoğ lu “farkındalık anları “üretir içsel uyanışla ve beden bu sefer “değerlerle buluşmaya” iner sabır merhamet teslimiyet artık”akıl düşünçe “yiliğe doğru yol alır bu sefer “huzur ve denge” kurar yaşamında beden ruhsal yükselişe geçerek yükselişin sonuncunu alır“ruhhen”.

İşte bu açıdan bakıldığında miraç insanın kendi iç aleminde karanlıktan aydınlığa çıkışını temsil eder işte”bu gün o gündür geçmişten bu güne hatırlatmada”sayabilirsi niz değerler huzura ermesi ile”değerlere ulaşmak”sadece içinizdeki istek dualarınızla “nefsi terk ederek bu akşam sizleri daha ileri geçikmiş”geçmiş zamanları”bertaraf ederek dualarınızı kabul ederek huzura erdirecek mihracınız hayırlara vesile olsun amin .

“Allah Tanrı de zikret” Saklı şifa Çoban Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  09  11 01 2026 

DÜNYA KAOSUN BİLİNÇLİ OLARAK ÜRETİLDİĞİ BİR DÜZENDİR

Bu dünya kaosa sürüklenmedi kaos bilerek planlanarak ve yönetillerek üretildi büyük güçler daha büyük olmak için değil çöküşlerini ertelemek için saldırır güçünü kaybet mek üzere olan imparatorluklar yıkılmamak adına başkalarını yakar.

Garnizon devletler ileri karakollar ve vekil yapılar üzerinden savunmasız ülkeler seçilir bu saldırılar “barış demokrasi ve de güvenlik “kelimeleriyle süzlenir fakat gerçekte yapılan çıplak bir yağmadır.

Asıl “gerçekler yasası dan kopmuş” yapay çıkartılan gerçek yasasıymış gibi gösteri len“yüze şöyle bakarsak” güçlü olduğu sanılan devletler ise yanlızca vitrin vitrin içinde  duran ise bir manken “asıl kararlar” seçilmişlerin değil seçilmeyenlerin masasıda alınır.

Küresel sermaye silah petrol endüstrisi enerji karterleri şirket bankalar  ve borç meka nizması devletleri yöneten gerçek iktidarlardır yanı “emperyalizler ve de kapitalisler” ve bunlarla birlikte“feodal yapılar önderler tarikatlar“alt altta sıralanmış yapılaşmalar.

Bu ana yapı ve yapı yapılaşma varlığını sürdürebilmek için dünyanın üzerine bir kaos sofrası kurar ve de kurarlar çünkü düzen barışla değil krizler beslenirler.

Bu sofrada “ülkeler eşit değildir” bazıları tabaktır bazıları yemektir halkların onuru sınırlar değerler ve hayatlar bu sofrada pazarlık unsuruna dönüşür “insan hakları” yanlızca gerektiğinde hatırlanır “demokrası ise çıkar bittiğinde rafa” kaldırılır .

Sofranın devamı için ülkelerin içindeki iş birlikçiler devreye sokulur bunlar gücü kurumsallaşan halkı oyalayan ve kaosu normalleştiren yapılar ve “bu yapılar ülke için de yerli üretiçiler”dir.

Siyaset artık halk için değil halk üzerinde yapılır seçimler sonuç üretmez yanlızca yön değiştirir ve her ülke içinde kurumlar kuruluşlar medya bunlar gerçeği görseller gerçe ği değil algıyı taşıyarak yapılaşmayı taşır ve kirizler çözülemez yönetilir şelkli yer alır “çünkü çözüm ve planlananların düzenin sonu olur”

Artık her kes sahadadır ama oyunu yazan başkaları herkes de oynar sonuç ise kazananlar baş aktörler hep aynı ve bu düzen bir sona gitmez bilkerekte sonlandırıl maz çünkü bu sistemin varlık nedeni kaostur bilinmelidirki “kaos biterse bu yapılaş ma bu düzen çöker” hiç düşüne bilirmisiniz çöktüğünü

Şimdi “empati” yap bir kuyu içinde “sadece insanlar” var çıkmak için “ne yapardın”

Allah Tanrı de zikret Saklı şifa Çoban Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  08  10 01 2026 

BİR ÇOBANIN TOPLUMSAL ADALET VE İNSANLIK ÜZERİNE BİR ÖYKÜSÜ 

Bu gün toplumsal yapısını insan haklarına dayalı bir bakış açısıyla ele alırsak insanlık kendi içindeki çelişkiler ve fırsatcılıklar arasında sıkışmış durumda . 

Bu yazıda insanın yaşam mücadelesini ve sistemlerin bu mücadelesi nasıl yavaşça yok ettiğini gerçeklik yasasında içinde anlatan “bir öykü ve hikaye” içinde yaşayan bir çoban var. 

Geçmişinde eksik pirimle emekli olamayan ve çalışamaz haldeyken de malullen emekli yapımayan ve de yaşlılık maaşı bile alamayan “adeta kurumuş ve çürümüş sistemleri”var olan ama “rüşvet yalaka fırsatları kollayanlar”ve içinde işleyen bir çarkla karşı karşıya kalan genede doğruluktan ayrılmayan ama “zorraki çaresisliğe” itilen ve bir yaşamın içinden”geçmiş terçübesiyle yaratanın güçü “ile yaşamına devam eden bir çoban. 

YERİ GELDİĞİNDE ULAŞA BİLEN VE İNSANLARIN ÇIKARDIĞI DÖNÜŞÜM YASASI İÇİNDE SİSTEM NE HİKMET İSE TÜNELLERE GİRİP ULAŞILAMIYOR ZİHNİYETLER 

Evet dedikleri gibi insan hakları olsaydı “gerçekler” için de “herkese ulaşıyoruz diye yola çıkan konuşan adamlar”ve gerçeklerin öyle olmadığı bir yaşamlarında her şey yolunda olduğunu söyleseler de aslında görünmeyen veya “gördükleri gördükleri gibi görünen gibi olmayan“insanlığın sesizce emperyaliz güçlerin elinde yitip giden”bir yaşamı temsil “ediyor ve ediyorlar”. 

Gerçekten de var olanlara “yapılan yardım”çoğu zaman“göz ardı edilerek” hatta bazen daha fazlasını bile veriliyor“verilmiyor mu”yoksa sorgulamayı sizlere bırakmaktayım ey insanoğlu. 

Bir nehir gibi toplumda akan ve de girdap içinde dönen o nehriniçinde akan insanlık ve halkı zor durumda bırakan sadece belirli bir grubun çıkarlarını savunan bir zihniyet var şekilile akıyor akıtılıyor nehir. 

Bu zihniyetin içindeki “fırsatçılar bazen yalaka bazende namkörlük”içinde zit bazen düz kulaç atarken ve de her zaman kendi çıkarlarını ön planda tutarak “sırt üstü yatarak nehirde akıyor akıyorlar 

Halkları savunuyormuş gibi davrananlar da “bu nehirde nehir” için de”balıkların kulaç atamadığı”gibi yüzmekte geri kalmıyorlar gene gerçekte ise fırsatcılar namkörler yalakalar “halkın hakkını haklarını “vermiyorlar veremiyorlar. 

GENE ŞÜKÜRÜ BİLMEYENLER VAR OLDUKCA 

Birde hakları kontrolsuz verildiği halde şükürü bilmeyenler “o istiyor “verenler de”daha da çok istiyor” sonra para servet yetmiyor lafları kalıyor 

Dün aşağıdaki “bakkala indim” bir müşteri bakalcıya “der”çok kızgınım hükümete “bakkal” neden der verdikleri para neye yeter der “bende içinden yuh” bu kadar da olmaz adam almayandan gelmiş “orda her yerden yardım parası almakta” ve hemde arka tarafta 3 katlı evi var hepside kirada oda yetmez gibi bir de burada orada emekli parası almakta “eeee” ne yaparsın doymak bilmeyen nefis ve aç kalma korkusu yaşayan adama bir şey diyecem”o ben den üstün çıkacak “gene en iyisi suzmak” ama “hükmetler de suç” kim gelirse gelsin aynı olacak “yıllar yıllar önce” tarihler de ne saklı bölümünde yazdım hükümetler bir gün gelecek emekli paralarını bile karşılaya mayaç bak şimdiden “hazineye” ve sonra bu para nerden çıkar sorusu gelir 

Bilmezlerki doymak bilmeyenler”insanlığın çıkardığı zaman yasasında”zarar nerden çıkar cezalar faturalar kdv birazda kendilerine“nehiri den cıkarken deniz görerek”cebe çalışırlar sonra “bir çok sebepler “bir de “fırsatcı esnaflar” zam etiket zam etiket böyle devam eder gider “ya sonra” sonra tençere tava ve şikayetler ve de isyanlar çıkar çıkartanlar ise aynı dişliye çomak sokanlar gene yıllarca hep aynı nehir akar gider. 

BUNUN EN BELİRGİN ÖRNEĞİ YAŞAM İÇİN DE 67 YAŞINDAKİ BİR ÇOBAN BAKALIM 

Bu kişi yaşlılık maaşı bile almıyor alamıyor yaşamda hayatında yardım bile alamaz ken hala her yerde “kendi çıkarlarına çalışanları” ve de“savunanlar “nehir kenarında partı yapan sahte maskeleri içindekilerle “mücadele ederek” yaşam içinde “aklı başın da” olarak yazmaya devam ederken. 

Bu çoban her kapıyıda çalmıyor o hayatını gerçek anlamda paha biçilemez terçübesi ne güvenerek ve de “güçünü “yaratanın kudretiyle“rıskını veren o olduğunu anlamış ve de yaşamını evrenin gerçek şekliyle dönüşüm yasası içinde ayakta durmaya ve gercekler yasası için de zaman yasasına tutunmaya çalışıyor. 

Bu ekonomi zorluklar için de zorluklara rağmen yaşamın içinde ayakta durarak insan olmanı anlamını araştırarak “sayı rarfleri” değil doğayı okuyarak yaşam hayat içindeki leri keşfetmeye çalışıyor. 

Bu yazıyı öyküyü daha anlaşılır ve düzenli bir şekille getirerek”sizlerin akıl içindekiler” ile “yazmayı hedefleyin” işte o zaman daha iyi anlamak için bir yaşam öyküsü umarım istediğiniz şekilde anlam anlamını keşfedebilir keşifte anlam verebilirsiniz hayatınızda yaşamınızda . 

Yazının ve keşfetmenizin derinliği çok önemli toplumsal”bağımsız adalet”fırsatcılık ve insan halkları gibi ciddi konuları işlerken”dilim biraz daha sert olabilirdi”ama “insan olmamın ahlak yapım” ise bunu sadeleştirerek sadeleştirilmesi mesajin daha “güçlü ve anlaşılır “olmasına “diğer yardıma ihtiyacı”olanlara ve “bu durumda olanlara” yardımcı olabilir bu da “insanlığa verilen akıl “için de “doğruluk ve de vijdana” bağlı. 

Sizce aklınızda bu düzenleme şeklini“erdemli” bir şekilde daha da net hale getirdiği nizde şimdiden bilmekteyin”olumlu olumsuz”olarak yaşam yer alsanızda ne var ki gene endişeli çelişkili yolda olacaksınız. 

Yok doğru adımlarda”görünürlük göründüğü gibi gördüğünde göründüğü gibi yanlışlık ları “o nehir içinde”yatlarda gezenleri ve etrafların da nehir içinde akan “bir oyana bir bu yana çarparak çarpan” insanlığı göreceksiniz hala göremeyecek kadar kör sağır dilsiz olarak yaşama devam ediyorsanız ise o zaman bir daha sorgulayın kendinizi. 

Şimdi sistem“birini arasa” her an bulabilir ama” işler çatallaşınca” ne hikmet ise bulunamaz “siztem insanlığın çıkardığı dönüşüm yasası kara delikten ve veya o an sigorta atarak devre dişi ve veya vay aksi kısımda insanlık atlanır”sonrası kişi ve kişişler pardon atlamış sözleri kalır. 

O akan nehir bir gün okyanusa ulaşır bir den “kapılar açılır” o kapıdan sadece “ebediği maneviyat” geçer “maddeler maddelerin bir hükmü kalmaz” bir çorap bile kapıdan geçemezken bedenler çürür ve içindeki”vijdan vijdanlar” ruhlar aleminde acıya doğru yol alır 

Allah Tanrı de zikret “116” Şeytanlar iblislerden sakınır “Rabbime sığınırım” 

Saklı-şifa Çoban selçuk uysal 

Tarihler de ne saklı 10  07  02 01 2026

Korkanların”korkuları” artık insanoğlunun “özgürlük ve eşitlik” gibi yüksek”idealler”bu yolculuğun”nihai hedefleri”olabilirken bir gün “özgürlüğe ve eşitliğe”ulaşmak insanlık adına en “büyük zafer” olacak işte o zaman “korkanlar” saklanacak yer bulamayacak.

Allah Tanrıde zikret Saklı-sifa

Çoban Selcuk uysal

Tarihler de ne saklı 10  06  01 01 2026

GEÇMİŞ YASALAR VE YILLAR ESKİR GELEN YILLAR İSE GEÇEN YILLAR ESKİDİĞİ GİBİ YENİ YILAR DA YASALAR ÇIKARLARA GÖRE EKSİLİR “EVRENİN GERÇEKLER YASASI”UNUTULUR

YAŞAMIN YASALARI

Zamanın dönüşümü geçektirbu üçyasa varolan gerçekleri yazar ançak insanlık kendi yasalarıyla yani sahte yasalar ile çarkın dişlerşi gibi hareket eder bu durum insanları caresizliğe be kaosa sürükler.

İnsanlık dünyanın nefsine kapılarak bu sahte yasaların peşine gider istediği her şeyi talep ettikçe dahaçok isterve alır fakat bu süreç insanlıları akıl ruh ve beden sağlığını kaybettirerek daha büyük bir gerilime ve stres sürükler “diğer” ise daha ne yapabiliriz sorusuyla açlık  içinde ölüm korkusu korkusu taşıyarak insanları daha da sıkıştırırlar eğer anlamak isterseniz

“İŞTE GERÇEKLER”

Gerçeklere girmeden önçe bazı sorular gelir insanın yaşamın en anlamına ve düzenin doğasına ve bireysel yerini sorgulayan daha derin düşünçeler yaratabilir şekli gözlerde görünmeye başlar hem varlık hemde yaşamın evrini üzerine kafa yorulabilecek bir alan açılır ve her zaman açılarak yer eder.

Başlayalım yaşamın bir parçası mısınız yoksa sadece yaşadığınız hayatın bir parçası mı yaşamı bir bütün olarakmı deneyliyorsunuz  yoksa yalnızca onun içinde var olan bir birleşen misiniz kurduğunuz ve veya kurulan düzenlerin bir parcasımı yoksa bu kurulan bu düzenlerin bir aracımı veya parçasımı daha da ötesi “gerçek dönüşümün yasası” dan koparak “benzer sahte dönüşü yasasının” işlediği çarklarda sadece bir dişlimisiniz yoksa fırsatlar namkörlüklerle dolu bir dönüşümde bu çarkların işleyişine göre dairesen bir farkındalık için de farkındalığı olan biri misiniz.

Bu şekilde bu sorular akılda bir araya getirerek”derin düşünçelere yol alalım”ve aynı bir “logo oyununa” benzer birleştirerek ne çıkar şeklinde bir geleceğemizi tamanlayalım.

Her biri birer soru gibi duran dursa da bu cümleler bir bireyin varlık ve yaşam anlayışını ve toplumsal düzenle olan ilişkisinin farkındalığını sorgulamayı amaçlar ve “logo” artık yavaşca şekillenir

Bu toplanan geniş bir yaşamın ve de hayatın gerçek yüzleri tek tek serilir  ve üç boyutlu bakıldığında insanların kendilerine ve dünyaya dair düşündükleri ve yaşama nın derin sorularını kısaca özetler

BU SORULARA İP UÇLARI VERİLER  NELERMİŞ 

YAŞAMIN BİR PARÇASI MISINIZ YOKSA YAŞADIĞINIZ HAYATIN BİR PARÇASI MISINIZA BİR BAKALIM.

Bu soru bireysel kimlik ve varlık anlayışını sorgular yaşamınbir parçası mısınız sorusu varoluşsal bir anlam taşır burda kastedilen bireyin yaşamın genel akışıyla evremin döngüsüyle ve doğanın ritmiyle nasıl bir ilişki olduğuduryani yaşamın kendisiyle bütünleşmiş bir parçası yoksa sadece üzerinde geçici bir süre kalan bir misafir misiniz.

Diğer yandan “yaşadığınız bir parçası mısınız “sorusu daha gündelik bireysel bir bakış açısına odaklanır burada kişi kendi hayatını belirli bir zaman diliminde belirli bir ortamda yaşar ama bu yaşam evrensel yaşamın bir yansıması midir ya da sadece kendi küçük dünyasında mı var olmaktadır kendi hayatının ötesinde bir bağlantı arar mı

YAŞAMI BİR BÜTÜN OLARAK MI DENEYİMLİYORSUNUZ  YOKSA SADECE ONUN İÇİNDE VAR OLAN BİR BİLEŞEN MİSİNİZ

Bu soru bireyin bilinçli farkındalığı ve varlık anlayışını sorgular yaşamı bir bütün olarak görmek evrenin doğanın insanlığın bir parçası olduğumuzu ve her bir olayın her bir bireyin tüm bu büyük yapının bir parçası olarak bir anlam taşıdığını kabul etmektir bu bakış açısına göre kişi kendisini tüm canlıların ve dünyanın bir parçası olarak görür her anın her kararın büyük bir akış katkı sağladığını kabul eder.

Öte yandan “sadece onun içinde var olanbir bileşen misiniz “ sorusu dahadar bir bakış açısınıtemsil eder bu bakış açısına göre yaşam sadece bir dizi olaylardan ibaret olup bu olayların içinde bir noktakadar yer kaplayan bir varlıkmısınızdır

Birey yaşamın anlamını ve kendisini bir bütünün parçası olarak görmeyi reddedebilir yani yaşamın geri kalanı ona göre daha anlamlı ya da daha büyük olabilir ançak birey yanlızca kendisine odaklanır kendi var oluşu ile ilgilenir.

KURDUĞUNUZ KURDUĞUMUZ DÜZENLERİN BİR PARÇASIMISINIZ YOKSA YANLIZCA BU DÜZENİN BİR ARACI MİSİNİZ

Bu soru toplumsal yapılarve bireysel özgürlük arasındali ilişkiyi sorgular insanlar toplumsal hayatta belirli düzenler ve normlar yapay sahte gerçek oluşturur oluştura rak yol alır

Bu düzenler içinde insan ya aktif bir parça olur ya da düzenin işleyişine dahil olur  fakat daha pasif bir şelkilde “takip eden “bir konumda bulunur burada “kurduğumuz kurdurulan kurulan düzenler “derken toplumun oluşturduğu sosyal kültürel ve ekono mik sistemler kastedilmekte yer alır

Bu düzenlere ne kadar katılıyorsunuz sorusu hep akılda kalır düzenin bir parçası mıyız yoksa bu düzenin sadece bir aracısımıyız sorusu ortaya çıkar.

Daha açık bir ifadeyle toplumsal düzenlere aktif bir şekilde eden biri birileri misiniz yoksa sadece bu kurulan kurdurulan düzenlerin içinde”akışa göre “biryanar döner ve veya sarhoş tekerlek gibi hareket eden biri birileri misiniz bu sorular toplumsal değişim ve birey bireysel sorumluluk var veya yok olan halklar halkların hakkındaki düşünceleri tetikleyenbilir bunlar kurtuluşlum adına namkörlük yalan dolan iftira kötü olan her kalıp gibi kalıplara girer vede ister istemez tetikler tetikleyebilir kişi toplumu dönüştüren bir etken haline mi getirir yoksa saddece kendi çıukarlarını gözeten bir birey bireyler arasına mı dönüşür ve daha sonra kendini ve veya başkalarını başkala rı olduğunu değil olduğunu sorgular sorgulamaya başlar

VE ARTIK DÖNÜŞÜM YASASININ İŞLEDİĞİ ÇARKLARDA SADECE BİR DİŞLİ MİSİNİZ YOKSA BU ÇARKLARIN İŞLEYİŞİNE DAİR FSARKINDALIĞI OLAN BİRİ MİSİNİZ

Başlar burada insanoğlunun çıkardığı dönüşüm yasası “hayatın sürekli bir değişim şekli alırken evrenim dönüşüm yasasına içinde olduğunu unutlar unutulanlar dan misin ifadeler ortaya serilir artık her şey sürekli bir dönüşüm süreci içine girer artık içindedir bu sürecin bir parçası olur veya olurlara adaymısın başlar ançak bu dönüşüm içinde sadece bir dişli gibi hareket ederken hep akılda kalan dişli gibi hareket ediyor muyum soruları yer alır

Her birey artık bu süreçlerin farkındalığı farkındamı soruları gene başka açıdan yer alır bu çarklar çarkların için de sadece bir dişli gibi diğer dişliler hareketmi ediyor ve veya bu çarkın nasıl döndüğünü değişimin nasıl işlediğini ve nerde durduğunu görebilmek için mi kendini teselliye girmekte ve ya o haldeyken bile görebiliyormu görecek mi soruları peş peşe gelir.

Bireyler ve ya başka kişiler çevresinde ki dünya ve yaşamın dinamik çalşmaları arasında dünyayı bu güne kadar keşfedemediği gene devamlı anlamaya çalıştığı bu çarkların dönüşümünü  anlamaya çalıştığı insanoğlunun çıkardığı zaman yasalarına sadece “bir pasif izleyiçi mi olur” ve veya sadece çok önceleri planlanmış“her gün takla atan görsel” için de insan birey bireyleri ve toplum dan “korkanların korkuları”için de insanlığa nasıl bir yaşam sünmak için çaba harçadıklarınımı izlemekle kalır şekli de ayrı yer de kalır planlanmış şekiler  bir sonraki güne izlenirle kalır

Gerçekleri içinde insanların çıkardığı “gerçek yasası” evrenin gerçek yasasına haykırıher defasında anlamaya çalışır anlamaya çalıştığında sadece bir pasif bir birleyici ve veya izleyiçimi olur yoksa bu gerçek dönüşüm yasasında ve de gerçek yasada süreçin aktif bir şekilde katılarak”kendisine bu süreçin hayal deryasında öznesindemi hisseder “sonu mutluluk” olan tek taraflı empati ilemi bitirir.

Artık bu sorular bireyin toplumun farkındalık düzeyine değişim ve dönüşüm zamana dair derin düşünçeleri tekikler kişi kendisini evrensel bir bakış acısı bir akışın parçası olarak mı görür yoksa kendi eyleminin bu akışa etki ettiğini anlamaya mı çalışır yoksa geride ve geleçekte bu haykırışlar”sadece zaman dönüşüm” gerçeği görmeyen bu gün karşı koyamayanlar “korkanlardan korkar “olmasını mı saklar ve veya “gerçekleri ni gördüğünden geleçek endişesini mi endişleri” yer alırken bireyin toplumun sorgula ması sorgusu yer alır

Bu açılımlar her bir sorunun daha geniş bir görüş açısı sağlar gördüğünüz gördünüz bazen görünen şekli almaz ve o şekiller göründüğü gibi olmaz işte n asıl ele alınaçağı alınabileceği sizler yaşam içinde hayatınızda zaman evren yasasında gösterir işte bu yasa insanların çıkardıkları yasalarına benzmediği kanıtı olur.

Her bir soru insanın varlıkve yaşam anlayışıve detoplumsal düzenler ve evrensel değişim hakkında sizleri düşünmeye sevk eder vede edebilir.

Kendi yerimizi hayatın anlamını “evrende aldığımız pozisyonlar” ve büyük döngüler içinde “zaman yasasında” rolümüzü sorgulamak ve şimdi hayatımız ve hatalarımız daha derin bir “içsel ruhile keşif yolculuğuna” çıkar çıkartır ve bu evrensel yol “bu yolun doğru adım” ile özgürlüğe huzura çıkarmamıza ne den olurken yaşamın değerlerini ne kadar önemli olduğunu hatasız net gösterir. 

Bu yaşam hayat hep bir soru ile iç içe geçen sorular ile hayata devam eder her adım bir keşif şifresini açar.

AllahTanrı de zikret Saklı-şifa Çoban Selcuk uysal 

Tarihler de ne saklı 10  05  22 12 2025

KAZANDIM DİYENLER İNSANLIĞINI KAYBEDER KAYBETTİĞİ GİDE  İNSANOĞLUNU YOK EDER

Bu kısa yazı çoban derki bölümünden alıntı yazı derin düşünçelere ve toplumsal içeren bir yaşam içinden kısa konu ne varki dilde bazı düzensizlikler ve anlam kayma lar olur

Sizce yazının ana fikrini derin düşüncelerinizde empatileştirin gördüğünüz fikir fikirleri niz fikirleri koruyacak daha anlaşılır şekile getirebilirsiniz haydi başlayalım düzenleş tirme kısmına kısmınıza sizce nasıl olacak düşünceleriniz dersen derseniz.

Hayat ve yaşam içinde insanlık sadece kurulan çarkın dişlileri gibi bir şeydir ve bu dişlilerin arasında insanoğlu ezilir yok olur şimdi herkes o çarkı çalıştırmak için yarışıyor ama o yarışın doğmasını sağlayan düzeni yine insanoğlu kurmuştur.

Kim gelirse gelsin ülkelerde ve dünya üzerinde liderler ve de yine devleti olmayan ve kurulan düzenlerin birrer parcaları parcacıkları parcalar yer alır.

Kendimi “bildim bileli “bu yarış var var da olacak ve hiç kimse gerçekten birinçi olmayı başaramadı herkes olabilirler arasında belki de belkiler arasında bu yarışa katılırken amaçları “yarı tanrı” misali dünyaya hükmetmek yolma yoldurma yolsuzlukların  hayalleri  içinde hep daha fazlasını ister ve de hayalleri kurar.

Bir yandan çıplak kralın oynatılmasından bahsedilirken insanoğlu birer birer yok olurken dünya dönmeye devam eder.

İnsanlık gene kendi yasalarını çiğner ve keselerini açarak bu sefer komplo oyunları içinde ne yapabiliriz kimlere pamuk şeker dağıtırız diye de hesap yapar ne varki insanlık yok olmanın eşiğinde yer alır.

Genel olarak insanlık düzen ve bireysel çıkarlar üzerine bir eleştiri içerir insanlar çoğu zaman kendi kazançları içinde birbirlerini ezmekte geri kalmaz işte çarkın parçası haline gelir ve de gelmekte ançak bu çark insanın gerçek değerlerini ve insanlığını kaybetmesine yol açar

Herpimiz kendi hayallerimizi yaşarken dünyanın gerçekliği düzeni ve insanlık üzerine düşündüğümüzde kaybolan sadece insanların kendisi değil aynı zamanda insanlık değerleridir.

Allah’Tanrı’ya zikretmek belki de bu düzenin dışında bir kurtuluş olabilir saklı şifa belki de sadece insanın kendisini bulmasında gizlidir. 

Zaman dönüşüm gerçek bu üç yasalar var olan gerçekleri yazar ama insanlık insanoğlunu kendi yasaları ile”sahte yasalar” ile çarkın dişleri görevinde yer ederler ve insanoğlunu çaresizliğeve kaosa sürükler insanırkı da dünyanın nefsine kapılarak bu yasalardan ister istedikçe de onlar da daha çok ister ve alır insanlıktan akıllarını ruh bedenleri hasta düşürertek daha çok gerilime ve strese sürükler diğerleri ise daha neler yapabiliriz ile aç açıkta ve de ölüm korkusu yaşatırlar anlamak isterseniz anlarsınız yok anlamak istemez iseniz bilin hastasınız yataklara düşer korku basar korkuda insanoğlunu hızla çürütür.  

Kazandık diyenler  bir gün gerçekler yasasında insanlığını kaybeder kaybettiği gibi de insanoğlunu yok eder. 

 Allah Tanrı de zikret saklı-şifa 

Çoban Selcuk uysal       

Tarihler de ne saklı 10  04  12 12 2025

HER HAFTA YENİ BİR SAĞLIK ŞİFASI YER ALMASI BEDENİN DOĞADAKİ HABERDARI UYARILARI DİKKATE ALARAK SAKLI ŞİFALAR

PROSTAD ALTTA KAÇIRMA İBRAL TUTAMAMA VE BEDENİN 24 SAAT HAREKETİ

HAVLU CANLI  MACUN TARİFİ
Yaşlılarda bay bayan çocukların gelişimine yardımcı olur gece altına kaçırmayı ortadan kaldırır bel gevşekliğine hastalıklara karşı direnç artırmada üriner sistemin gelişmesinde etkilidir.

İdrar tutamama gibi sorunları ortadan kaldırır kemik yapasını geliştirir kansızlığı giderir iştah açar ve vücudu zinde tutar mide ve bağırsak gazlarını alır.

Havlıcan” 2 adet “kantaron” birtutam “ısırgan” bir cay kaşığı “karanfil” 3 adet “günlük” 4 adet  “papatya” bir tutam  “nane” bir tutam “peygamber çiçeği” bir kaşık ile yapılır hepsi toz haline getirilerek ister çay olarak ister cam balı ile macun yapılır

Meşe palamutu kozası kabuğu soyularak suda kaynatılır ve acısı gidinçe kurutularak toz haline getirilir ve kullanılır ister bal ister pekmez istenirse su da çözülür bir çay kaşığı atılarak bir su bardak ta içilir kaşşığı içilir.

YEŞİL ÇAYLI  VE MACUN TARİFİ

Kanser durdurmada ve küçültmede kansere karşı vücut direncini arttırmada beta korotinden dolayı vücuttaki radyosyonu atmada yaşlılığı geciktirmede kemo ve radyoterapinin yan etkilerini azaltmada kullanılır  enfeksiyon hastalıklarına karşı vücut direncini arttırmada akut kalp yetmezliğini önleyici etkiye sahiptir.

Kötü huylu hücreleri, oksijen ve besin maddelerinden yoksun bırakarak büyümesini ve çoğalmasını engeller.

Spirine, ronapolis, köpek balığı kıkırdağı, nane, kekik, biberiye, ısırgan otu, karabaş, polen, arı sütü bulunur

PROSTAD  DİĞER BUNA BAĞLI PROBLEMLER İÇİN FAZLASI EKSİĞİ GIDALAR E VİTAMİNİ, ÇİNKO VE SELENYUM içeren besinler tüketmek prostat sağlığı için faydalıdır başında domates, zerdeçal, somon, brokoli, baklagiller, soya fasulyesi, kabak çekirdeği, balık, yumurta, yeşil çay gelir.E VİTAMİNİ: E Vitamini, bağışıklık sistemi açısından pek çok fonksiyonda görev alan önemli bir vitamindir C ve selenyum ile birlikte çalışır E Vitamini çok güçlü bir antioksidandır Hücre duvarlarını ve karaciğeri zehirli etkenlerden korur, hücre yapısının bozulmasını engeller.

Yaraların iyileşmesini hızlandırır. Kalbe ve kan dolaşımına faydalıdır, damar sertliğini ve tıkanmalarını engeller Cildi güzelleştirir Göz sağlığı için hayati önem taşır
Vücuda alınan ağır metaller, zehirli bileşikler, radyasyon ve bazı ilaçların yarattığı toksinlere karşı koruma sağlar.

Yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarını önler, cinsel hayatı güçlendirir, kanserden korur, kas erimesini önler.

Bu vitaminin eksikliğinde başta kansızlık ve göz bozuklukları kalp ve kaslar bozulur Kolay yorulma, yaraların geç iyileşmesi, cinsel isteksizlik ve kısırlık ortaya çıkabilir.

Sinirsel bozukluklar, cilt ve saç bozulması, ciltte buruşukluk, vakitsiz yaşlanma meydana gelir kadın ve erkekte iktidarsızlığa yol açar.

E Vitamini eksikliği kalp hastalıkları ve kanser riskini de  artırır. Ayrıca, vücutta su toplanmasına bağlı şişkinlikler görülebilir.

Özellikle cinsel gelişimin hızlandığı ergenlik döneminde E Vitamini ihtiyacı yeteri kadar karşılanmalıdır.

ÇİNKO: Büyüme ve bağışıklık sistemini güçlendiren, vücudun hastalıklara karşı direncini artıran bir mineraldir Vücudun kendi kendini yenilemesi ve çeşitli görevleri için gereklidir.

Çinko eksikliğinin en önemli belirtisi iştahsızlıktır. Eksikliğinde saçlar dökülür ve vücut kılları kaybeder Sedef hastalığı ve ciltte akneler sık görülür Tat ve koku hissi kaybolur Gözde katarak oluşur.

Erkeklerde erken prostat büyümesi görülür, yumurtalıkların gelişmesi aksar. Cinsel organ gelişmesi durur  İnsan organizmasının büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir

Ayrıca ergenlik çağında cinsel olgunluğa erişememe ,enfeksiyonlara dayanıksızlık, ,iştahsızlık ve kilo alamama ,öğrenme ve dikkat eksikliği ,tat alma  duyusunda bozukluk siyah noktalar dermatit ,saçlarda incelme ve dökülme gibi cilt sorunları yaşanabilir.

Tahıl kabukları, kepekli ekmek, karaciğer, süt ürünleri (yoğurt peynir, tereyağı) kuru fasülye, lahana, sarımsak, bulgur, dana eti, kına kına otu, çobançantası, marul, pancar, şalgam, yulaf tuzda tütsülenmiş balık, yumurta, konserve yiyecekler, bisküviler, süt tozu, domates, ıspanak, pırasa, patates, soğan, mercimek, karpuz ve hardal çok miktarda çinko içeren besinlerdir.

SELENYUM: Güçlü bir antioksidan olan selenyum, bağışıklık sistemini güçlendirir ve kanser riskini azaltır Hücreleri korur ve yaşlanmayı geciktirir.

Doku esnekliğini arttırarak ve kalp hücrelerini destekleyerek kalp ve damar sağlığının korunmasına yardımcı olur.

Başta sperm üretimi ve canlılığı olmak üzere, üreme sağlığında rol alır Akyuvarları güçlendirerek kanser ve tümör oluşmasını engeller.

Vücuttaki zehirli maddelerin zararlı etkilerini azaltır ve vücuttan atılmalarına yardımcı olur Karaciğerin faaliyetlerini düzenli olarak sürdürmesine katkıda bulunur.

Selenyum eksikliğinde, miyokart enfarktüsü ve katarak riski artar. Halsizlik ve yorgunluk yapar çocuklarda da gelişimin yavaşlamasına neden olur Göz sağlığını olumsuz etkiler.

Erken yaşlanma, sinir sistemi hastalıkları ve zekâ geriliğine neden olabilir Sperm üretimi ve kalitesi azalarak kısırlık oluşabilir.

Üreme sağlığı açısından, erkeklerin Selenyum ihtiyacı kadınlara oranla daha fazladır
Selenyum fazlalığında sindirim sistemi sorunları, saç, tırnak ve diş kaybı, çeşitli deri, omurilik ve kemik iliği hastalıkları, ateş gibi sağlık sorunları görülür Daha yüksek dozları öldürücü olabilir.

Selenyum en fazla arpa, buğday gibi tahıllar, deniz ürünleri, et, karaciğer, pekmez, süt ve süt ürünleri, yumurta, tereyağı, mantar, soğan, lahana, brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler ve tavuk eti Et, yumurta, tahıl, baklagiller, susam, Hindistan cevizi, kuru yemişlerde ve bol miktarda balıklarda bulunur.

SAAT TE GÖRE ALIŞKANLIKLAR

Saat 06.00 Vücut uyanma zamanına girmiştir ,kendini hazırlamaya başlar, metabolizma  hızlanmaya başlar, o gün yapacağın işleme göre hazırlanır. Vücuda gelecek zararlı hal durumları için hazır tutar. Sen istesen de  istemesen de yaratılış savunma öyle..(Kalın bağırsak mide)

Saat 0700 Vücut hala zayıf şekilde savunmasını alır, Bu nedenle bu saatte spor yapmaktan kaçının. Çünkü üzeri baskıya maruz bırakırsınız, dolaşımı gereksiz yüklersiniz, Spor yerine perhiz li kahvaltı yapın gereksiz yere perhiz yaymayın, Çünkü  sindirim  bu saatlerde fazla çalışır, enerji bize sabah gerekli  enerjiye çevirir (sadece geceleri yağ yapar.) (Kalın bağırsak mide)

Saat 08.00 Vücudun en ateşli saati,(sabah saat ı için geçerli) Fazla miktarda hormon salgılarlar uzuvlardaki ağrılar hava şarklarına göre daha üzün süre ağrılar hisseder, kötü alışkanlıklarını olan kişiler bu saatteler de……..Kullanmama hiç kullanmama, Kahvaltı arkası…..damarları daha çabuk daraltır…(Kalın bağırsak mide)

Saat 09.00 Vücudun dinç olduğu saatler, Dıştan gelecek tüm zehirli artıkları göğüsleyecek güçtedir. Direnci küvetlidir…Toplantılarda saatlere uyduysa o toplantıda ve başarılı  imtihanlarda başarısı daha iyi olacak…(Pankras, dalak bağırsak)

Saat 10.00 Vücut organizmaların en hızlı olduğu saatler hareketlere hazır durumdadır ,fazla enerjiktir, vücut yüksek ısıya ulaşmıştır ,verimlilik en üstedir, kısa süre bellik iyi durumda insan üstü mucitlik, başarı üst seviyeyi ve dinamik eder olur dikkat edecek durun bu saatlerde mikrobik (nazar) enfeksiyon kapananlar dır, anı ağrılar maruz kalabilirler. (Karaciğer dalak bağırsak)

Saat 11.00 Vücudumuzun tam formunda olduğu saat tır ,Kalp ve dolaşım o kadar zinde durumdadır ,yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir sanki savaşa durumdasınız başarıdan başarı içi dolu haldesiniz onun için hızlı panik  erde hazırlanın…(Kalp, mide )

Saat 12.00 Vücudun dinlenme saat, dikkat azalır uyku basar midedeki aşıt fazlalaşır bir şeyler atıştır sakta baş tarafta kan azalır hemen sakince oturun kulak meme uçlarını aşağıya çekerek masaj yapın ,afif uyku çekin özel sıkılmış meyve suyuyla sindirim sistemini çalıştırarak mide asitti ni  atın. (kalp bağırsak)

Saat 13.00 Vücut formdan düşmüştür % 30 kayba uğramıştır bütün organlar en alt düzende çalışmaya başlar, Sadece safra, mide öğle yemeğini hazmetmek için faaliyette mümkün oldukça az yemek sulu yemek salata türü yemek ayak üstü hazır yemekten kaçınmak, günlük temiz cam şişelerde su içmek yoğurt yemek sindirimi zorlayacak ısrarlı yemekten kaçınmak…Mümkünse işe başlamadan  önce yürümek… (Bağırsak kalp)

Saat 14.00 Kendini bitkin hissedebilir, tansiyon hormon düzeyi düşmüştür, hekime baş vurularak, önerilerle ilaç kullanmayın, bazen de acı ağrıyı az hissedebiliriz, vücudu zorlamayın, bana bir şeyler oluyor deyip panik hareketler etmeyin. (Böbrek idrar, gözlerinizi dikkat edin).

Saat 15.00  Dinlendikten sonra yeni yapacak işlerinize adapte olma zamanı ,işinize en yakın andasınız, Enerjiniz geri gelmiştir ,ikinci kez verimlilik saat tindesiniz, bu sabahkinden azdır. (idrar kesesi, gözler ,kalınbağırsak dikkat edin.)

Saat 16.00 Spor faaliyeti için en iyi saattir, Tansiyon dolaşım çok iyi durunda ve saatindedir ,Antrenmanlar, için en iyi zamandır ,ilaçların asit, ilaçların sağlık için kullanılacak zamanlarıdır.. Doğal gıda sıkılmış meyve suları tesir etme saatidir. (Böbrek gözler)

Saat 17.00  Organların en üs  faaliyette küvetiniz artar, oksijen harcanması fazlalaşır ,böbrekler ,mesame çok hızlı çalışma saati tırnakların saçların çok çabuk uzadığı saatlerdir, midesinde rahatsız olan için dikkat edeceği saatlerdir. akşam saatine doğru ast fazlalaşır , mide ülserleri dikkat etmesi ,bu saatlerde beslenmeye dikkat edilmesi .(Böbrek göz mide, dikkat edilmesi)

Saat 18.00 Akşam yemeği için iyi bir saat tır, pankreas bu saatte aktif tır, karaciğer alkole karşı her zamankinden daha hoşgörülü ve dayanıklıdır ,kötü alışkanlıkları bırakacak saatlerdir.(Mide)

Saat 19.00 Tansiyon nabız genellikle bu saatte tembelleşir, akşam yemeği afif yenir, beslenmeye dikkat edilir, bu nedenle tansiyon düşürücü ilaçlar konusunda dikkat edilmesi  ,bu ilaçlar tehlikeli, olabilir, sinir sisteminde etkili olan ilaçların tesir derecesi bu saatte oldukça hazladır,(Kalp ,mide)

Saat 20.00 Karaciğer deki yağ düzeyi düşer ve harcanmış kan kalbe tekrar her zamankinden daha fazla akar Alerjisi olanlar ve astımlılar ilaçları bu saatte almalıdırlar, etkisi hemen görülür, antibiyotiklerde az dozda alınsa bile etkileri en üst düzeyde olur. (Mide bağırsaklar)

Saat 21.00 Sindirim organlarının günlük görevi sona ermiştir, Davetleri sevenler dikkatli olmalıdırlar , Yenecek her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır. Ve bu durumda tehlikeli sinyalleri çalar ,bağırsak sahasında mukozaya hücum ederler o yüzden bu saatte kilolu alanlar yemek konusunda dikkat etmelidirler. (Bağırsaklar mide )

Saat 22.00 Bu saatte vücudumuzun emniyet amiri akyuvarlar aktiftir sayısalı azaltmak için gereken bitki meyveler en uygun saatlerdir, besinler meyveler bitkiler  vücut da alkole donuşum olabilir, kotu alışkanlıkları var ise kesmeleri gerekmektedir, bu saatlerden sonra vücuda almış olduğunuz her kötü şeyler vücudu ömrünü azaltır.. Çünkü bu saatte  vücuttan zor atar.. yağlanma artar..( Mide bağırsaklar böbrek )

Saat 23.00 Vücut gün boyu  aktif bir şekilde çalışmış hormon salgılamıştır artık durma saatine girmeye hazırlanmaktadır ,Bu saatlerde sakinleşir,gevşemiş  dinlenme  saatine girmiştir. mide bağırsaklar yavaşlamış ,faaliyetleri  durmak üzerindedir, vücut ısısı düşer, Tansiyon ,kalbi yavaşlamaya, sancılar bu saatlerde artar, son hızla hormon sarfe der. Ağrılar artar…(Göğüs ,kalp, mide)

Saat 24.00  Uyuduğumuz sıra deri hücreleri devamlı çalışır, gündüzlerinden, daha sık bölünürler, bilinç altı bu saatte başlar, ilk saatten itibaren, son saatlerde huzursuz yatışıyla bilinç altı  ,baskılar görerek, ağırlık basar, huzursuz korkular görür, ondan dolayı ağır yemeklerden yatma sırası  ve bu saatlerde yemek yemeyerek huzurlu uykuya başlarsınız. (.Beyin, mide )

Saat  01.00 Verimlilik en alt düzeydedir, şu anda çalışanlar hata yaparlar dikkatli  olmalılardır, dikkatleri son derece azalır, vücut kendini uyumaya hazırlar, kısa süre derin uykuya dalar, zor uyumaya çalışırsanız uykuda ağırlık çöker uyku getirici yoğurt yenir. (Beyin kalp, mide)

Saat  02.00 Araba sürenler bir saat dikkatli  olunur , yolda olan sürücü dikkatli araba sürmesi kısa bir mola vermesi, çünkü görme zorlaşır, görmeye karşı  tepki yavaşlar, Trafik kazaları bu saatte artar ,vücut soğuğa karşı aşırı derece  aşırı derece uyarlıdır ,çabuk  üşür, fakat bu saatte deriniz zariftir. (Cilt, beyin, kan )

Saat 03.00 Bedensel ve ruhsal karanlık safhadır. Hormonun salgılanması bizi tembelleştirir, ve oldukça kararsız yapar ,karamsar fazlalaşır. ( Beyin mide )

Saat 04.00 Stres hormonunda enerji kazanır, krizler 4 le 6 arası fazlalaşır, Tansiyon oldukça artar, kalp damarları çabuk gerilir, hamile adınlar durumu değişiktir bu saatler artar ,çok sakın rahat olmalı..( Beyin..)

Saat 05.00  Bu saatte erkeklik hormonu artar, stres hormonlar hızlı faaliyete geçmiştir, Bu hormon 10 kart atmıştır, Vücut harekete geçer, kaybolan enerji yerine gelir, yeni güne hazırdır…( Sinir sistemleri, dolaşım.)

Dikkat edilecek  ve alınacak yenecek guruplar…Tahıl ve ekmek gurubu, süt ve yoğurt, Et gurubu, Sebze meyve gurubu, Yağ ve şeker gurubu…

Allah Tanrı de zikret işte saklı olan şifa doğayıokumak ve dualar okuyarak hep yanında olacak

Saklı şifa Çoban Selcuk uysal  

Tarihler de ne saklı 10  03  07 12 2025

 SIRLAR KİTABINDAN GİDİLECEK YER DE İHTİYAÇ OLMAYAN “GELECEĞE YAŞAM” İÇİN BIRAKILAN BİYOLOJİŞ SAVAŞ DOSYASINDAN KORUYUCU “PREMİX ÇOBAN 116”

SIRLAR KİTABINDAN ÇOBANIN MANİFESTOSU

Mucizevi doğanın insanlığa armağan ettiği tesadüflerle dolubüyük hikayenin kapılarını aralıyoruz bu hikayenin için de “geleceğe yaşam”için bırakılmış biyolojik savaş dosyalarının koruyucusu olan premix 116 çoban yer alıyor

Premix çoban 116 yaprakların sararmamamasını çiçeklerin dökülmemesşini meyvelerin olgunlaşmadığında ve veya olgunlaştığında bile ağaçtan düşmeden canlılığını korumasını sağlayan mucizevi "distile" edilmiş bir doğa suyu.

Zararlı böçeklerin”bir önçeden” ağaç kabukları ve veya topraktaki dal parçalarına larvalar yok ederek bir sonraki yıla oluşumunu engelleyen ve de engellerken faydalı canlıların toprağa ve ağaça yeniden gelmesine imkan tanıyan bir koruyucu kalkan.

Seralarda ve ağaçlarda kullanılan bu özel karışım doğanın kendi içinden doğan bir koruyucu güç gibi.

İkinciolarakta yine premix 116 özellikle domates için geliştirilen“koruyucu kalkan” görevi görür aynışekilde domates 90 gün boyunca renk tat ve şekil bozulması olmadan üstelik buzdoladına ihtiyaç duymadan muhafaza eder.

Bu bir hikaye değil ama biz yine de çobanın manifestosundan doğan bir hikaye gibi anlatalım ve hikayeler ve de hikaye böyle başlar. 

HİKAYE BİR SİYASAL ÖZELLİĞİNDE OLAN DÜŞÜNÇELER İÇERİSİNDE İÇERİSİNDE OLUŞTURULMUŞTUR

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ MİSALI

25 YIL ÖNCE BİR BULUŞUN BİR TANESİNIN HİKAYESİ

Evvel zaman içinde bir zamanlar bir hikaye yazmak için derin düşüncelere daldım ama bir an durdum açaba “proje anlatımını doğrumu yapıyorum “sorusu akla takıldı baktım geriye bu güne kadar gerçek ten de elektirik ve telgraf gibi büyük keşiflerin arkasındaki ilk insanların yanlız ve de beş parasız terk edilmiş odalarda öylesine bir hüzümle hayatlarını noktaladıklarını düşündüm.

Oysa geride kalanlar kimileri bu mucizeleri takdir etmiş kimileri ise fırsatcılıkla tüm insanları sömürüp o güne ve bu güne servet zenginleri türemiş.

Gene de bunları bir kenara bırakıp geçmişe de göz atım zamanlar için de projelerim için bir birilerini aradım aldığım çevap “meşgulüm”dediğini hatırladım gene diğerini aradım “yorgunum “dediği bu gün kulaklarımda çınlamakta baktım ki ozaman yanımda kimseyi bulamadım bulduysamda bana sonradan sadekatsız damgasını vurdular.

Çümkü akılları daha kısa yoldan servet yapmaktı daha çok üretip sahtekarlık içinde oluşları beni oradan ayrılma vakti geldi der ve gene geridekiler sadakatsızmış damga sıyla yol alırken gene bu düşünceler söylentiler”beni durdurmadı”projeme aç susuz imkansızlıklarla “devam ettim”ve devam etmemle vede çalışmalarımla daha da başarı lı olarak sayfalara döktüm.

Zamanlar çok çabuk geçti yıllar yıları kovaladı baktım 66 yaş geli vermiş bu sefer herles bilgilensin istedim ne varki geçmişler beni düşünçelerime bilgilendirmeye dur dedi bu güne kadar yap eyle ve de sıkıntılar için de geçen yılların ve sonrası kolay yoldan birileri gerçege uygun ve veya uygun olmayan sahteçilik için de olurken bu sefer de faydalı model faydasıslığa ve de fırsatlar için de insanlığı sömürsün diyemi yaptın bu kadar geçen emeği harçamak üzeresin “peki karşılıklı allah razı olsun derler ve de derlerken” bu sefer senin için “allah razı olacakmı sorusu akılda yer ederek” bu sefer ilk olsun diye bu tapuları yıkmak için ve de ilk olsun diye bilgileri rafa kaldırdım.

Sobnunda arayanlara arayaçaklara “şu an meşgulum ve de yorgun”daha sonra ararım diyerek hikayemi bir varmış bir yokmuş diyerek sonlandırdım ve de sonlandırmak zorundayım “üzgünüm “sadece kendinize beni kendinizle enpati yapın tüm sorunlkar çözülecek ve ne derece hak verirsiniz onu bilemem “ama bilinki bu durumda birileri yaşamı benim gibi olunca belki o zaman hak verebilir

Zaman ve dönüşüm yasaları sizlere de gelecek yasalar için de zamanda gerçekleri yasasını gösterecek bu şekilde geçmişler geleçeği çok net söylemekte ve sırlar kitabinin için de yer alsın dedim”kitablar da yazan kabil kardeşini yok etsede ben bu projelerinde habili yaşatacam” nefret ve kini bu şekilde fırsat fırsatcılık aç gözlülük yok ededilecek ve de yok edecek.

Gene de çok üzgünüm çok geç kalındı bir dahaki ne etrafinizdakilere ve de proje uzatanlara dikkatle dinleyin ve de dikkatli şekilde el tutun ve de iyi bakın sakın kimse yede meşgülüm yorgunum demeyin sizlerin bu meşguliyetliğiniz ve de yorgunluğunuz “kin nefret dolu kabilleri“çoğaltmak için de yer alır

Sonrası hep arayış için de 66 yıl geçer  ya sonrası”bu gün den sonra yaşayacakları nız” yer alır müsibet hastalık ve de yok olma yer alır.

Allah Tanrı de zikret sadece zikret ve doğayı oku “her müsibet yok etmek” doğanın için de ve de her canlı için de yer alır

Her şey daha önceden yaratan tarafından ve de tüm canlılarda bağışıklık gibi şifası da yer almıştır

Oku demiş”rahman rahim adına oku”okurken sayı harf olarak değil şekil ve bu doğa nın dizayını oku şekli rengi dili her diken gibi yılanların akreplerin taşın toprağın için de dermani saklı.

Sadece zikret her şey kısa yoldan ulaşaçak.

Saklı-şifa Çoban Selçuk uysal


Tarihler de ne saklı 10  02  01 12 2025

KALP KİRİZİ  VE BELİRTİLERİ VEDE BESLENME DÜZENİ YAPILACAKLAR  ARASINDA  KOLAY AÇİL DURUMLAR

Miyokart enfaktüsü kalbi besleyen koroner atar damarlardan birinin ya da bir den fazlasının pıhtı tıkanması sonucu kalp kasının miyorkart bir bölümünün oksijen ve besin alamayarak ölmesi durumu dur.

Bu halk arasında kalp krizi olarak da bilinir kalp krizi kalbin bir bölümüne kan akışının yeterince ulaşmaması sonucu o bölgede ki hüçrelerin ölümüne yol açar .

Kalp kasının başlıca görevleri areasında ritmik olarak kanı pompalamak ve elektirik sinyalleriyle kalp kasını kastırmaktır

Koroner damarlar tıkandığında oksijen ve besin akışı engellendiğin de kalp kasında bozulmalar ve foksi.

Tıkanıklık çok geniş bir alanda veya birden fazla bölgede olduğundan da kalp kasında kalıcı hasarlar oluşur ve tam iyileşme münkün olmaya bilir.

Bununla birlikte tıkanıklık küçük bir alanı etkiliyorsa ve hızlı bir şekilde müdahale edilirdse kalp fonksiyonları normal seviyelere dönebilir ve hasta tamamen iyileşebilir.

BELİRTİLERİ

Bunların arasında haraket kalp kirizi öncesi koroner damarlar daralmasında kaynaklanan bazı belirtiler ortaya çıkabilir sırasında göğüs ağrıları yer alır genellikle egzersizle ve ya stresle ortaya çıkan geçici bir ancak bazen dinlenirken de görülebilir.

Anjina kalp krizi riskinin arttığını gösteren bir uyarı olabilir ve ayrıca daha önce anjina geçirmemiş bireylerde de aniden miyokart enfarktüsü gelişebilir

Miyokart enfarktüsünün esas belirtisi çoığunlukla gögüs kemiği altında yoğun bir baskı hissiyle başlayan ağrıdır

Bu ağğrı baen çene sırt ve sol kola yayılabilir anjina ağrısına benzer olmakla birlikte daha uzun süreli ve daha şiddetlidir.

Dinlenmek ve ya nitrogrliserin“yanı kan damarlarını gevşetmek bu da kandaki okjijeni artırmak” almak bu ağrıyı geçirmez ağrı ile birlikte hastalar yoğun bir ölüm korkusu huzursuzluk ve de soğuk terleme”kesintili solukluk” gibi belirtiler de gösterebilir

Aynı şekilde bir seyahat yolculuğunda araba kullanırken ve de bir mola yerine çekerek dinlensem de”kesik solukluk”gibi halde”ölüm korkusu olmadan”beynim açık şekilde arabadan inerek”hiç de ölüm korkusu”olmadan da “işletmenin sahibi” bu durumu görünce “hiç durmak sizin anbulas çağırması” ve bilinçimi kaybetmeden görevlilere sorularını “solunun eksikliği olarak”olduğu halde cevapları net vererek gözümü hastanede açtım gerçi bu da yaşanmış bir hikaye olarak notlarıma yazılara dökerek yayınladım.

AĞIR DURUMLAR VE NEDENLER

Miyokart enfarktüsü çoğu zaman damar sertliği nedenniyle meydana gelir damar sertliği damar duvarlarında kolesterol ve diğer maddelerin birikmesi sonucu damarla rın daralması ve elastikiyetini kaybetmesiyle gerçekleşir.

Bu daralma kanın düzgün akışını engeller ve damar içinde pıhtı oluşumuna neden olur pıhtı koroner damarları tıkayarak kalp kasının beslenmesini engeller.

Ayrıca bazı hastalıklar ve durumlar kalp kapağı hastalıkları aşırı yüksek tansiyon diyabet aşırı stres genetik yatkınlıkları olanlar miyokart enfaktüsü riskini arttırabiir.

Bun dışında korener damarların ani kasılması spazm da kalp kirizine yo açabilir bilhassa bedene beyne zara verecek uyuşturucu kullananlar ve de bazi uyarıcı maddeler bu tür spazmlara neden olabilir

TIKANIKLIĞIN GENİŞLİĞİ VE DERİNLİĞİ

Miyokart enfarktüsünün şiddeti kalp kasındaki hasarıngenişliği ve derinliği ile doğru dan ilişkilidir

Kalp kirizi ol karıncıkta yaygın olsa da sağ karıncık ve kulakçıklar da etkilenir kalp kasının tüm katmanları etkilenebileceği gibi bazen yalnızca iç kısımlarrında da sınırlı kalabilir .

Bu durumlarda hasta panik olması da işi zorlaştırır ondan ki panik ve korku hep hasar yer alır acil mudahale her zaman bilen doktor”EKM” testi ile enfaktüsün boyutunu ve etkilenme derecesi ölçülerek kalp kirizi ilerledikçe”EKM” de değişiklikler gözlenir ve ST segmenti ile Q dalgaları gözlenerek hastayı acıi müdahaleyi getirir.

ENFARKTÜSÜN FİZİKSEL BELİRTİLERİ VE TEŞHİSİ

Kalp kirizi sırasında hastanın derisi soluk terli ve bazen morarmış olabilir kalp atışları düzensizleşebilir nabız zayıf ve titrek olabilir

Tansiyon başlanğıçta yükselebilir ancak kalp yetmezliği veya şok gelişirse düşüş gösterebilir ağır vakalada hastada bayılma nefes darlığı bulantı ve kusma gibi belirtiler de görülebilir.

Ayrıca bazı hastakarda kalp seslerinde hafiflik derinlik veya yeni kalp sesleri “perikardial frotman üfürüm” duyulabilir

ÖNLEME VE MÜDAHALE

Miyokart enfarktüsünü önlemek için sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmek oldukça önemlidir.

Dengeli beslenme düzenli egzersiz ve siğara içmeme ve veya “sığarayı sıralı azaltarak”tiskinme moduna” girer alışkanlıklar damar sağlığını korur ayrıca stres yönetimi ve düzenli sağlık kontrolleri kalp krizi riskini azaltan önemli faktörlerdir.

Erken tanı ve tedavi kalp krizi sonrasında kalıcı hasarın önlenmesinde kritik roloynar enfarktüs tanısı konan hastaların hızlı bir şekilde tedavi edilmesi hayati tehlike oluşturan komplikasyonların önüne geçilmesini sağlar

TAMAMLAYICI DOĞAL VE BİTKİSEL DESTEKLER “KORUYUCU AMAÇLI”

KORUYUCU AMAÇLI ÖNEMLİ NOT

Aşağıda açıklayaçağım belirtilen doğal ve bitkisel yaklaşımşlar miyokart enfarktüsünün tıbbi tedavisi yerine geçmez bu yöntemler yalnızca koruyucu destekleyici ve yaşam tarzını güçlendirici niteliktedir.

Kalp krizi geçirmiş veya kalp hastalığı tanısı akmış bireylerin bu uygulamaları mutlaka doktor kontrolünde değerlendirmeleri gerekir.

BESLENMEYE DAYALI DOĞAL YAKLAŞIMLAR

Akdeniz tipi beslenme kalp damar sağlığını destekleyen en önemli doğal yaklaşımlar da biridir.

Örneğin”ben çoban” bu deneyimi geçen sene stres günlük yaşam ve insanları yoran günlük görseler ve değişmeyen arkası yarınmış gibi merakta bırakılan güncel olaylar içide yakanlandığım yakalandığınız ”bu stres kirizler”için”beslenme tarzin akdenizliği olduğumdan” yeme tarzim da fark gösterdi bu krizden atlatmam.

Çünkü çoğu yemeklere limon sıkarım her yemekler sebzeler temizleyici meyveler besleyici olduğundan buna özen göstererek son zamanlarda mali güçüme göre her et yemekler de yanında salata türlerine de dikkat ederek ve aynı zamanda her sofrada mühakkak bir kase”naneli beyaz kekikli az pul biber”ben buna acılı sevdiğimden “samuray diyorum” yoğurt var olur.

Aşırı tuzlu ve yağlı yiyeçekler den kaçınmak”balık hariç”tansiyon ve damar tıkanıklığı riskini azaltır”balıkta”ise bol sarmısak az çeviz içi robotta limon sıkılarak öğütülür bu süt rengi alır”balık üzeri sos şeklinde dökülerek”yenir hem tat hemde kollestrolü dengelerkalp riskini aşağı çeker özellikle haftada 2 kez balık yemek riskleri azaltır

Gece yatarken yıkanmış”koyun yapağı yanı koyun yünü”göğüsü kalplayacak şekilde sararak ve yatakta yanı uyurken sağa sola dönüşlerde bedene elektro manyetik akım vermek te olup bazende ılık suda sık olarak duş almakla ve de hemen arkası kısa uyku düze ni düzenli almakla bu gün bunları sizlere terçcübelerimle gördüğüm yaşam ile sizler aktarmakta ve yazmaktayım

GİNKO BİLOBA CAYI VE MACUN

Beyin damarlarında kan pırtılaşmasını önler konsantrasyonu sağlar unutkanlığı önyeyicidir hafıza kaybında stres halerinde ve zihinsel yorgunluklarda beyne daha fazla kan ve oksijen sağlar.

Ayrı bir özellikler ise erken boşalmave üriner rahatsızlıklarda damar sertliğinde ve ata damar tıkanıklığında yüksek basıncakarşı anti alerjen ve iltihap önleyiçi özelliğine sahiptir 

Hazırlanması 3 yaprak “ginko biloba” 5yaprak “limon çiçeği” bir serçe parmak yarısı kadar dal”kına kına” kırmızı ve ya normalı 10 gr”ginseng”5 parça “alıç çiçeği”ve normal melisa 4 yaprak hepsi toz halimde getirilerek bir çay kaşığı yarısı kadar bir su bardağı sıçak suya atılarak içilirken andız ileyapılırsa “diyabet ve şeker hastaları kulanamaz” ve ya yerine bu durumda keçi boynuzu pekmez ve veya çam balı iki tatlı kaşığı karıştırarak macun yapılır  sabah ve akşam bir çay kaşığı ile tüketilir

Ayrıça zeytin yağı sebzeler temizleyiçi meyveler besleyici tam tahıllar balık ve kuruyemişlerin düzenli tüketimi damar sertliği riskini azaltır ayrıca lif açısından zengin besinler yulaf bakagiller sebzeler kolesterol seviyelerinin dengelemesine yardımcı olur 

Omega 3 yağ asitleri özellikle yağlı balıklar kalpritmiini destekleyicive iltihap azaltıcı etkilere sahip ayrıca da “arı ekmegi yapmak “için petek balın üzerini sırırarak ve 25 gr polen 20 gr arı sütü ile tahta kaşıl ile karıştırarak günde bir tatlı kaşık ile sabah akşam tüketilir

Sarmısak damar genişlemesine yardımcı olarak vekollestrol seviyelerini dengeleyebilir doğal besi kaynağıdır.

Bu kollestrol 3 kardeş şeklinde yer alır “hdl ldl ve trigiserit” içlerinden bir tanesi trigiserit damarlardaki kanı yağ tabakalarını temizlemek için yılda 10 gün yapılması için çeviz yaprağı kurusu”bir bardak sıçak suya”bir yaprak atılarak 12 saat bekletile rek içilir “yanı sabah yaptığını akşam akşam yaptığını sabah” şekli bu beşinçi günde ölçülerek  bir beş  gün daha yapılır buda damar yağlarını etirmiş tgiserit düşdüğünü gözlemliyeceksiniz.

İkinci ise susam bir kaşık keten toğumu birkaşık tava içinde ıtır sesi duyunca tava alınarak bir kase yoğurt içine atılarak yenir ve kısa zaman içinde kötü kollestroler hepsi dengeye girer.

Üçünçü ise hardal tohumu siyahve veya beyaz hardal tohumu her gün bir çay kaşıgı yutulur kısa zaman da hem idral damarlarıhemde damarlarda birikmiş balganlar çözüldüğünü göreçek ve de rahatlama hissedeceksiniz mide öğütülmemiş çiğ yemekleri hızla övüterek dışkılar hızla dışarı atılaçak beden tüm siztemi rahat çalışmasını sağlayacak.

Zerdeçal “kurkumin”antitoksidan antiinflamatuar özellikleri sayesinde damar sağlığını destekler fazla tükelmeden bir çay kaşığı sapı kadar yani bir merçimek tanesi kadar sabah akşam

Yeşil çay antioksidan içeriğiyle damar duvarlarının korunmasına katkıda bulunarak bedene tüm organlara katkı sağlayaçak .

Alıç “crataegus” geleneksel olarak kalp kası fonksiyonlarını destekleyici olarak kullanılabilen bir bitkidir ne varkı kullanılan ilaçlarla etkileşme girebileceginden dikkatlikullanılmalıdır ve turşusunu yaparak ta mevsim sonrası da kullanılır.

YAŞAM TARZINA YÖNELİK DOĞAL UYGULAMNALAR VE GÜNLÜK HAYATTA YAPABİLECEKLER 

Düzenli ve hafif egzersiz yürüyüş nefes egzersizleri kalp dolaşımını destekler özellikle stres yönetimi kalp krizi riskinin azaltılmasında önemlidir ve meditasyon nefes çalışmaları ve uyku düzeni bu açıdan fayda sağalar.

Kötü alışkanlıklar sigara ve aşırı alkor tületiminden kacınmak doğal yollarla kalp sağlığını korumanın en etkili yöntemleridir

Sonuça varmadan doğal ve birkisel yaklaşımlar sağlık yaşam alışkanlıklarıyla birlikte uygulandığında kalpdamar sağlığının korunmasına katkı sağlar gene de bu durumlar çağın getirdiği bilgiler daha da ilerledikçe de miyokart enfaktüsü gibi ciddi ve hayati risk taşıyan durumlarda erken tıbbi müdahale ve düzenli doktor takibi vazgeçilmez bir yaşam en önemlisi olan ise hastalıklara yakalanmadan önce hastalıklara sebep olanı faktörler ve müsibetler yok etmektir“yani evrendeki galaksiler arası” gibi kara delik yer aldığı gibi  akıldan da safraları atmaktır yaşlar ilerledikçe uyku önemyer alır

BİR DE KALORİYE BAKALIM ÖRNEKLER OLARAK   

BESİNLERİN KALORİ DEĞERLERİ ALMAK VE VERMEK  

Bazen hastalıkları def etmek sık görülen kan pırtıları ve alerjileri yok etmek ilaç kullanmadan yediğimize dikkat "ederek yok ederek ilacını kullanmak" kalori vermek ve bazen yaşam için almak yaşam hem eğitici hem de bilmeyen beden için yok edici olabilir sonrası ise ecel denmez sana verilen emanet edilen bedenin sorumluluğunu yerine getir ve sonra kader ve veya ecel adını koy sen den sonra bir anım olsun "böyle şöyle "oldu desinler.

Çoban dan var olanı”bu gün ve sonrası daha yazılmadıysa ve de göreçek varsa sonraları için anımsatmak   

Besinlerin kalori değerleri kilo kalori vücudun enerji harcaması ve ihtiyaç duyduğu enerji için kullanılan bir terimdir.

Yediğimiz yiyecekler sindirim organlarında “ağız, mide, ince ve kalın bağırsaklar” sindirilerek kana karışır sindirilmeyen kısımlar ise posa şeklinde vücuttan atılır .

Bilimsel olarak bir tanım verecek olursak; 1 Kg suyun 15 C dan, 16 C a yükselmesi için gereken enerjiye 1 Kg Kal denir. Her harcamada kalori  kaybı olur.

Helal yoldan kalori kaybı sağlıkli yolu hasta düşsen de ibadettir aç açıkta ölüm korkusu yoktur..

Haram yoldan kalori kaybı fesat yatağa bağlar ve her gün huzursuz kalkar yarın olacaksa hiçbir garantisi yok tur korku korku içinde saldırıcı hal alır..

Diğer hal durumlarda ise  “Üzüntü, sıkıntı stres ,düşünce çekmezlik fesat münafıklık kışkırtıcı hallerden doğan hem kalori hem de kötü beslenmeye yol açar bu da tamamen şişmanlığa yol açtığı gibi rahatsızlanılır hasta düşürülerek  ruh mide düşünce psikolojik haller hasta düşürür..  

BUNUN İÇİN EN İDEALİ PERHİZ VE ORUÇ TURMAK
KALORİ  CETVELİ  SEBZELER  MEYVELER ET SÜT ÜRÜNLERİ VE BAKILAR


Elma 1 adet 60

Muz 1 adet 100

Erik 1 adet 8

Kiraz 100 gr 40

Hurma 1 adet 15

İncir (Taze) 100 gr 80

İncir (kuru) 100 gr 59

Greyfurt 1 adet 60

Portakal 1 adet 50

Kivi 1 adet 34

Mandalina 1 adet 50

Karpuz 100 gr 19

Kavun 100 gr 18

Şeftali 1 adet 60

Armut 1 adet 70

Üzüm 100 gr 57

Çilek 100 gr 26

Ananas 100 gr 52

Avokado 100 gr 145

Kayısı 100 gr 50

Limon 100 gr 27

Vişne 100 gr 58

Ahududu 100 gr 30

Kavun 250 gr 65

Ananas 100 gr 52

Ayva 100 gr 63

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ:

Normal inek sütü 100 gr 64

Yarım yağlı inek sütü 100 gr 45

Tam yağlı yoğurt 100 gr 68

Yarım yağlı yoğurt 100 gr 48

Meyveli yoğurt 100 gr 101

Krema (%30yağlı) 100 gr 309

Yağlı beyaz peynir 100 gr 289

Yağsız beyaz peynir 100 gr 99

Dil peyniri %20 yağlı 100 gr 110

Kaşar peyniri (eski) 100 gr 404

Taze kaşar %45 yağlı 100 gr 369

Taze kaşar %30 yağlı 100 gr 265

Çökelek 100 gr 81

Krem peyniri %60 yağlı 100 gr 341

Ayran 100 gr 70

Cacık 100 gr 80

 

KURUYEMİŞ

Badem 100 gr 600

Hindistancevizi 100 gr 603

Fındık 100 gr 650

Fıstık 100 gr 560

Şam fıstığı 100 gr 600

Ceviz 100 gr 549

Patlamış mısır 100 gr 478

Kabak çekirdeği 100 gr 571

Ay çekirdeği 100 gr 578

Antep Fıstığı 100 gr 600

Kuru Kayısı, 100 gr 290

Patlamış Mısır 100 gr 478

Kestane 100 gr 194

TATLILAR

Aşure 100 gr 400

Baklava 100 gr 521

Çikolata 100 gr 520

Dondurma (Bir top) 100 gr 160

Fıstıklı Çikolata 100 gr 543

Helva 100 gr 520

Kadayıf 100 gr 520

Lokma 100 gr 520

Muhallebi 100 gr 401

Pekmez (Üzüm) 100 gr 293

Reçel 100 gr 272

Sütlaç 100 gr 400

Sütlü Dondurma 100 gr 193

İrmik Helvası 100 gr 300

Tahin Helvası 100 gr 516

Bal 100 gr 315

Şeker 100 gr 384

Muhallebi 100 gr 173

Sütlaç 100 gr 140

Kadayıf 100 gr 290

Şöbiyet 100 gr 300

Kakao 100 gr 289

BAKLAGİLLER

 

Bakla 100 gr 309

Bezelye 100 gr 347

Nohut 100 gr 346

Kuru Fasulye 100 gr 326

Mercimek 100 gr 331

ET VE BALIK

 

Biftek (ızgara) 100 gr 278

Tavuk (ızgara) 100 gr 132

Kuzu (yağlı, ızgara) 100 gr 282

Kuzu ciğeri (yağda) 100 gr 232

Salam 100 gr 446

Sosis 100 gr 295

Hindi 100 gr 160

Köfte 100 gr 250

Sucuk 100 gr 452

Pastırma 100 gr 250

Sulu Köfte 100 gr 250

Tavuk (Izgara) 100 gr 132

1 Yumurta (büyük boy) 82

1 Yumurta sarısı (17 gr.) 60

1 Yumurta beyazı (31 gr.) 15

Izgara Biftek 100 gr 278

Haşlanmış Tavuk Göğsü 100 gr 150

Dana Bonfile ızgara 100 gr 137

Dana kıyma 100 gr 214

Tavuk Budu Izgara 100 gr 160

Hindi 100 gr 160

Alabalık 100 gr 168

Somon 100 gr 220

Ton Balığı Konserve 100 gr 75

Uskumru 100 gr 262

Yılan Balığı 100 gr 233

Pisi Balığı 100 gr 95

Ringa Balığı 100 gr 253

Palamut 100 gr 168

Balık Buğulama 100 gr 190

Balık Tava 100 gr 370

Midye 100 gr 9

İstakoz 100 gr 91

Sardalya 100 gr 160

Ton Balığı 100 gr 135

SEBZELER

 

Domates 1 adet 14

Enginar 1 adet 10

Patlıcan 1 adet 28

Taze fasulye 100 gr 90

Brokoli 100 gr 35

Brüksel lahanası 100 gr 35

Kabak 100 gr 25

 Havuç 100 gr 35

 Karnabahar 100 gr 32

 Kereviz 100 gr 18

 Salatalık 1 adet 11

 Marul 100 gr 15

 Mantar 100 gr 14

 Soğan 100 gr 35

 Bezelye 100 gr 89

 Taze yeşilbiber 120 gr 15

 Patates (haşlama) 100 gr 100

 Ispanak 100 gr 26

 Lahana 100 gr 20

 Baklagiller 100 gr 350

 Bezelye 100 gr 89

 Yeşil Salata 100 gr 14

 Turp 100 gr 17

 Mısır Kuru 100 gr 340

 Maydanoz 100 gr 50

 Patates Kızartma 100 gr 340

 Salatalar (Sıvı Yağlı) 100 gr 200

 Salatalar (Yağsız) 100 gr 70

 Taze Yeşil Biber 100 gr 15

 Tereyağı 28 gr 206

 Margarin 28 gr 204

Sıvı yağ 28 gr 130

 İÇECEKLER:

 Yağlı süt ( Bir bardak) 157

 Yağsız süt (Bir bardak) 120

 Elma Suyu (Bir bardak) 100

 Greyfurt Suyu (Bir bardak) 78

 Limon Suyu (Bir bardak) 70

 Portakal Suyu (Bir bardak) 100

 Üzüm Suyu (Bir bardak) 150

 Havuç Suyu (Bir bardak) 130

 Kayısı Suyu (Bir bardak) 110

 Vişne Suyu (Bir bardak) 116

 Domates Suyu (Bir bardak) 44

 Şekersiz Çay 1

 Şekersiz Kahve büyük fincanda 1

 Maden Suyu (Bir bardak) 0

 Diyet Kola (Bir bardak) 0.3

 Kola (Bir bardak) 110

 DİĞER:

 1 dilim beyaz ekmek 28 gr 90

 1 dilim kepekli ekmek 28 gr 60

 1 dilim kızarmış ekmek 15 gr 35

 1 adet kruasan 200 gr 200

 Bisküvi 100 gr 470

 Mercimek (kuru) 100 gr 314

 Arpa (kuru) 100 gr 367

 Bulgur (kuru) 100 gr 371

 Kuskus (kuru) 100 gr 367

 Mısır (kuru) 100 gr 342

 Buğday (kuru) 100 gr 364

 Susam 100 gr 589

 Makarna (kuru) 100 gr 339

 Makarna (haşlanmış) 100 gr 85

 Pirinç (kuru) 100 gr 357

 Pirinç (haşlanmış) 100 gr 125

 Susam 100 gr 589

 Tereyağı 28 gr 206

 Margarin 28 gr 204

 Sıvı yağ 28 gr 130

 Zeytin (Siyah) (Bir porsiyon) 233

 Börek (Bir porsiyon) 330

 Tost Ekmeği ( 1 Dilim ) 65

 Çorbalar (Bir porsiyon) 200

 Çorbalar (Unlu) (Bir porsiyon) 280

 Pirinç (Haşlanmış) 125

 Pirinç Pilavı (Bir porsiyon) 326

 Mercimekli Bulgur Pilavı (Bir porsiyon) 416

 Makarna (Bir porsiyon) 85

 Bal (Bir yemek kaşığı/20gr.)

KALORİ TÜKETİM CETVELİ YAPILAN İŞ HARCANAN KALORİ MİKTARI 1 SAATTE KADIN ERKEK

 

Ayakta durmak 40-50 50-60

 Araba kullanmak 100-120 120-140

 Basketbol 600-800 800-1200

 Boya badana 260-300 300-400

 Bisiklet (yavaş) 200-240 240-280

 Bisiklet (hızlı) 400-600 500-650

 Büro işi (hareketli) 120-180 180-300

 Bulaşık yıkamak 120-180 160-220

 Bahçede çalışmak 240-280 280-360

 Dinlenmek (uzanmak) 30-40 40-50

 Klavye ile hızlı yazmak 160-200 180-220

 Dikiş dikmek 50-60 60-70

 Dans (yavaş) 200-260 260-340

 Dans (hızlı) 400-800 500-1000

 Ev işleri (hareketli) 160-230 200-320

 Jimnastik (normal) 280-340 360-440

 Jimnastik (kuvvetli) 400-500 500-700

 Futbol 500-700 700-800

 Kar kürümek 160-200 180-220

 Koşmak 600-800 800-1000

 Merdiven çıkmak 300-400 400-500

 Odun kesmek 500-600 600-800

 Toz almak 160-200 160-220

 Tenis (amatör) 360-440 500-600

 Masa tenisi 300-360 400-500

 Yemek pişirmek 120-180 160-220

 Yürümek (yavaş) 160-200 180-240

 Yürümek (hızlı) 280-320 320-360

 Yüzmek 400-600 600-800

 Voleybol 360-440 440-560 

Araştırın sağlıklı ve de doyarak”hem kilo vermek hem de kilo almak”bir sonraki yazıda yer alacak sağlıklı saklı şifalar. 

 Zaman dönüşüm gerçek bu üç yasalar var olan gerçekleri yazar ama insanlık insanoğlunu kendi yasaları ile”sahte yasalar” ile çarkın dişleri görevinde yer ederler ve insanoğlunu çaresizliğeve kaosa sürükler insanırkı da dünyanın nefsine kapılarak bu yasalardan ister istedikçe de onlar da daha çok ister ve alır insanlıktan akıllarını ruh bedenleri hasta düşürertek daha çok gerilime ve strese sürükler diğerleri ise daha neler yapabiliriz ile aç açıkta ve de ölüm korkusu yaşatırlar anlamak isterseniz anlarsınız yok anlamak istemez iseniz bilin hastasınız yataklara düşer korku basar korkuda insanoğlunu hızla çürütür.  

 Allah Tanrı de zikret saklı-şifa

Çoban Selcuk uysal  

Tarihler de ne saklı 10  01  22 11 2025
 
 PROPOLİS -116
 
Propolis adı nereden geliyor yunan felsefesin de propolis korunan şehir anlamın dan “pro ve polis” kelimelerinden türetilmiştir anlamı korunan şehir
 
Bu da arı dünyasında ise propolis bir kovan kolonisi arı korumak için salgıladıkları doğal bir maddedir
 
Bu madde ve maddeyi kovanın içine sürerek bakterilerin çoğalmasını engeler ve kovanda hijyen sağlar
 
Salgı içinde barındıran maddeler hem kovanı koruyucusu hem de antibakteriyel özel likleriyle kovana giren bakterileri yok eder
 
Arılar bu maddeyi bitkiler den topladıkları bitkilerden recineler üretirler ve kovan dış etkenlerden özelliklede mikroplar dan korunurlar ve propolisin özünde olan recineyle hem sıvama hemde yabancı giren organizmaları sıvar ve de kamuflaj eder
 
Bakteri oluşmasını önler  her kovan korummasını sağlar ve buna arı koloni dünyasın da”korunan  kovan” propolis adı alır..
 
Propolis çok eski tarihlere dayanır ve tarih boyunca tıbbi kullanımıyla da yer alırken bu asırda tıbbi kullanımıyla da dikkatı çekmiştir antik çağların filozofları ve hekimlkeri bu maddeyi çözerbilmek için büyük çaba harçamışlar dır.
 
İçeriğinde pekçok yararlı birleşimler ve tibbi olarak içinde buluman”metaraller ve maddeler” barındıran ve de bulunan propolis bir ilaç hammadesi taşırken bir çok hasta lığın tedavisin kullanılmış olup”bu zamanın hala bilim adamları”geçmişin bilme cesine başka bilmeceleri çözmek için gene eskiler gibi çaba harcanacak bir birine geçen kutuçuk bulmacalar akıl ve bilim tarafından araştırılarak ve de araştırılmakta geçmişteden bu gün de ve geleçek asırlarda da araştırma yollarında olaçaklar bilhas sa“kanser.”
 
Gene eski düşünürler gibi propolis kimyasal yapısını anlamak için eski düşünürler büyük bir bulmacayı çözümlemek için zamanla bu maddelerin nasıl işlediği keşfettiler.
 
Gene bu maddeyi çözülürlüğü ayrıştırıyı ayrı ayrı etmek içinde o zamanın düşünürleri gene bulmacaya derin olarak ozamanın tibbi hekimleri bu maddeyi maddeleri çözebil mek için gene ”çok çaba harcar”sonunda bulurlar bitkilerden şira ve ya akore dönüşü mü sağlayan meyveleri önçe şira sonra akkore dönüştürüp sert olan propolisi alkore yatırırlar.
 
Bu şekilde sert propolis çamur haline gelir daha önce uyguladıkları”zehir ucurma” yöntemleri de eksi soğuk olan dağlara götürüp bu çamur maddeyi soğukta katı sert hale getirirler bu günün asrında ise buna ozamanın adı “dondurarak kurutarak”olarak geçerken bu gün moderm çağda “liyofilizyon “adı yer alır.
 
Dağda sertleşen donan çamuru kendi yaşam alanlarına indererek” bu gün strelize edilerek makinesi “o zamanın bir dolapta bekleterek 36 derece de çözülüme koyarlar ve içine koydukları akor da bu şekilde uçar yok olur bu şekilde işlem sonunda elde edilen sıvı ve mineraller o zamanın hastalarına sunulmakta kullanımına yer alır sıvı yağ su da toz mineraller suda çözülerek vücütta emilir hale gelerek vücütta birikme den sindirilir
 
Bu çözülüm kabın için de üstüne”bir yağ bırkır”bu yağ hiç bir madde karışmaz adına bu zaman da“carvekol maddesi “yer alır bunu da bir ltre hijjenli su ile çoğaltılır günde dozaj olarak hastalarına günde 3 damla uygulanır şekli yer alır
 
Hemen altında ise “toz mineraller”çıkar bu da normal bir kaşık ile suda çözülür halı alır  hiç bir şekilde de”erimeyen madde olmadığından “kaşıklara yapışmaz yapışmadı ğı gibi de beden için de”mide bağırsaklara da” yapışmaz ve o tozu da alarak en altta propolisin reçinesi kalır
 
Bu günün ölçümlerine göre de 110 cc sıvı 55 mg toz gerisi reçine recine bile sargı olarak yaka olarak kullanırlar propolis bağışıklık sistemini güçlemdirmekten enfeksiyonları tedavi etmeye kadar geniş bir kulanım yelpazesine açılır ve açılmaya devam eder
 
Propolis sadece arıların kullandığı bir madde değildir doğa tamamen koruna bitki örtüleriyle kaplıdır ve propolisin için de carvekol maddesi ve şifalı maddeler bir çok bitkilerde ve ağaçlarda bulunur özellikle kekik gibi bazı bitkilerde ise daha da yoğun olarak yer alır keşfede bilmektir
 
Hepsinin de ayrı ayrı şıfası yer alırken çoğu hastalıkları yok edecek bir madde olur ken bu günün dünyasında şifa bulunmayan hastalıklar için araştırma yapılmakta vede devam etmekte ama”ne varki sağlık”varsa para servet olmayacağınıda yabana atmaz lar
 
İnsan sağlığına faydalı olan dünyanın hazırlanması milyon milyar yılda olsa insan ırkına yaşaması için dünya emanet edilse insanoğlu doğayı nefislerine doyumsuz olarak seçmişler aslında arı koloni dünyasını korumaya alırken 24 saat yaşayan sineği insanlık yaşamlarını mükayise etseler”nasıl kısa bir yaşam olduklarını bilir halde yer alırlardı”
 
Yaratan insanlık için sunduğu değerli bir armağanı bu eşsiz doğa harikasını her geçen gün gerçek yasalara gerçek yasaya daha fazla araştırmalarını yapsalardı daha önçeden tedavi edilmeyen bazı hastalar ve de hastakıklar için de insanlığa umut ışığı olmalıydı ve bu tür maddeler doğal birleşimler hastalık tedavilerinde yeni tedavisine  yeni yollara sunumlar yer açarak yol alaçaktı”ne varki”sağlık varsa para servet olmayacak bilinçinde işletmeler“yer alırken”
 
Gene gelişen bilimsel yöntemler le daha da derinlemesine incelene propolis gelecek te de tıbbı önemli bir parçası olmaya devam edecek doğanın sunduğu bu değerli hazineyi unutmamalı ve“insanlık nasibi almış ahllaklı hekimler”bilimciler gene hep var olacak ve de tüm insanlık şükranla karşılayaçak yaratan da mükafatlandırılacak mücizevi bir şekilde akıl şifrelerini açarak düşünürler düşündüklerini düşünürlere aktaracak.
 
“Allah Tanrı de zikret” ve şükret “o”yarattığı insan ırkı için her şeyi düşünen dir

Saklı-şifa Çoban selçuk uysal

UYARI VE SORUMLULUK REDDİ BEYANI

İnsan sağlığına bedene ve ruh ağlığına zarar verebilecek her türlüeylem kabul edilemez ilgili dini ve etik değerlere göre bu tür eylemler yalnızca sonuçlarını görebilecek olanlar tarafından anlaşılabilir.

Bu gün romanlar ve kitaplar sürekli olarak“okunur“hale getirilmekte ve sizlere sunul makta ne varki bu eserler genellikle”yazarın özgün metni üzerinden değil”çeviri ve editörler tarafından düzeltme yapılmış ve onaylanmış olarak sunulmakta dolayısıyla orjinal metnin yazıldığı şekilde sunulmadığı na dikkat edilmelidir.

Bu site dil ve imla hataları içerebilir ancak burada yayınlanan içerikler edebiyatçı tarih çi felsefeci ya da editörler tarafından düzeltilip onaylanmış değildir.

Slte yazarı kendi düşünceleri gözlemleri ve sahip olduğu bilgi birikimine dayalı olarak yazılarını kaleme almıştır yazılar yazarın dil becerisi ve deneyimi doğrutusunda kendi içsel doğruları çerçevesinde sunulmaktadır.

Bu sitedeki yazılar bilgi edinmek isteyenler için hazırlanmış olup gelişen teknoloji ve çağın getirileri üzerine düşünceler içerir ancak burada sunulan bilgiler hiç bir şekilde hastalıklaın terşhis ve tedavisi için kullanılmamalıdır.

DİĞER ÖNEMLİ UYARILAR

Bu site yalnızca bilgi sağlama amacı taşımaktadır ve sağlıkla ilgili her türlü teşhis tedavi  ya da tedavi yöntemleri hakkında herhangi bir tavsiye vermemekte yazılar yalnızca kişisel gözlemler ve deneyimler üzerinden oluşturulmuştur

Sağlık ve güvenlik uyarısı herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaşıldığın da ilk başvuru lacak kişi lisanslı bir doktor diyetisyen veya uzman bir sağlık profesyoneli olmalı bitki sel ürünlerin kullanımı ile ilgili olarak yalnızca güvenilir lisanslı eczacılar bitki uzmanla rı ya da yetkili aktarlar tarafından satılmalı ve kullanılmalıdır.

Sorumluluk reddi bu sitedeki yazıların kullanımı sonuncunda doğabilecek her hangi bir sağlık hukuki veya mesleki sorunlardan sadece bu eylemi gerçekleştiren kişiler sorumlu olacaktır”site ve yazar”bu tür durumlarla ilgili hiçbir sorumluluk taşımamakta dır

DİKKAT EDİLEN ÖNEMLİ NOT

Bitkisel ürünler ve ya bitki türlerinin kullanımı öncesinde her hangi bir sağlık problemi hakkında karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışmalı”inanan doktorunuza” kan tahlilleri ve biyokimyasal testler gibi gerekli tetkikleri yaptırmalısınız bu tür ürünle rin tıbbı bir rehberlik ve tavsiye olmaksızın kullanılması önerilmez

Her beden bir birine uymadığı gibi de”her bitkinin her türlü ilaçın”bir birine uymaz bu da önem taşıyan kan bilgileridir

Saklı-şifa Çoban Selcuk uysal

 
DUYURU MODÜLÜ SAKLI-ŞİFA
EDATApp SAKLI-ŞİFA
SÜR KAZAN EdatApp SAKLI-ŞİFA
ENVİDA BORSA SAKLI-ŞİFA
ZİYARET İSTATİSLİĞİ SAKLI-ŞİFA
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam157
Toplam Ziyaret1413100
BİYOLOJİK SAVAŞ ENVİDA-S EM 1 SAVUNMA SV 1 ALARM APARATLARI SAKLI-ŞİFA
KORUMA KALKANI SAKLI-ŞİFA
KORUYUCU KALKAN  
1 LT SAF BİTKİ SUYU
500 LT DİSTİLE EDİLMİŞ
ALKALİN SU İLE
ÇOĞALTILARAK KULANILIR 

 

KORUYUCU KALKAN  
İLK 01 den 20 GÜN 

   

YATIRIM SANAL PARA ALTIN GÜMÜŞ BAKIR SAKLI-ŞİFA
AlışSatış
Dolar45.521345.7037
Euro52.822953.0346
SİTE VİDEO HARİTASI SAKLI-ŞİFA
SİTE HARİTASI SAKLI-ŞİFA
TAKVİM SAKLI-ŞİFA
SAAT SAKLI-ŞİFA
HAVA DURUMU SAKLI-ŞİFA